İEF: Görünen köy kılavuz istemez
İzmir'in en eski ve saygın yerel gazetesi Ticaret'te İEF'nin açılışından hemen sonra kaleme aldığım "Ayna" başlıklı yazıda sadece İzmir değil, Türkiye için önemli bir marka olan fuara ayna tutmuştum. O yazıdan bir bölüm şöyleydi:
"95. İEF’nin Kültürpark’taki Atatürk Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleşen açılış töreni tam bir fiyaskoya dönüşmüş. Yazık, çok yazık doğrusu…
Daha önceki yıllarda, yakın geçmişte bakan ya da bakan yardımcısı ile temsil edilen Ticaret Bakanlığı’nı bir genel müdür temsil ederken İzmir’in 28 milletvekilinden hiçbirinin törende yer almaması ilginç… Dahası var; İzmir’in yerel iktidarının partisi Yeni Parti il başkanı da, merkezi iktidar partisi AK Parti ve fiili ortağı MHP il başkanlarının da olmadığı bir tören… Haberlere baktım, 30 ilçe belediye başkanından da sadece altısı katılmış törene.. Yani, 1/5’i!
Törenin yapıldığı mekanda halk katılımı da çok az. Üst katlar tamamen boş, orta kesim yarı yarıya… Protokole ayrılan bölümde büyük boşluklar…
Açılış töreni, 95. İEF’nin adeta bir aynası gibi olacak gözüküyor. Tabii sadece fuarın değil, Dr. Tugay’ın vizyonunun da…"
İRTİFA KAYBI
Görünen köy kılavuz istemez... 95. İEF'nin ardından istatistiklere bakıldığında bir sürpriz olmadığını gördüm. Şöyle ki; 2024 yılında 756 bin 635, 2025 yılında ise 776 bin 843 ziyaretçiyi ağırlayan İEF, bu yıl 560 bin 295 ziyaretçide kaldı. Fuar süreleri farklı olsa da günlük ortalama ve bireysel girişın düştüğü çok açık. Fuara giriş ücretindeki tamda yüzde 150, ögrencide yüzde 100 artmasını yanlış bulmuş ve uyarıda bulunmuştum işaret ettiğim yazıda. Aşırı fiyat artışı mutlaka etken olmuştur, çünkü İzmirliler genelde ailece gelir fuara... Ancak tek etken bu olmasa gerek.
ÖSEN'İN DİKKATE ALINMAYA DEĞER ELRŞTİREL YAKLAŞIMI
Nitekim, İzmir yerel basınından Ege'de Sonsöz'e konuşan Yeni Parti İzmir Milletvekili Seda Kaya Ösen -ki, bir iş insanıdır- 2024’te günlük ortalama 68 bin 785, 2025’te 64 bin 737 olan ziyaretçi sayısının, 2026’da 62 bin 255’e gerilemesine işaret ederek meseleye özetle şöyle yaklaşıyor:
“İzmir'in 95 yıllık markasının geldiği noktayı samimiyetle sorgulamak gerekiyor. Bugün siyasi atmosferin değiştiği, İzmir’deki geleneksel politik ağırlığın tartışıldığı dönemde İEF’in bu değişimden bağımsız olduğunu düşünmemeliyiz. (...) Konaklama tesislerinde, İEF dönemlerindeki tahmini doluluk oranları 2024’te yüzde 73-78, 2025’te yüzde 74-80, 2026’da ise yüzde 75-82 aralığında değerlendiriliyor. Yani fuar ziyaretçi sayısında düşüş yaşanırken, konaklama hareketliliği devam ediyor. O halde, şu sorunun yanıtını aramak gerekiyor: İzmir’e gelen, kentte konaklayanların ne kadarı İEF’e geliyor? Eğer kentteki konaklama hareketliliği sürerken fuarın ziyaretçi sayısı geriliyorsa, İEF’in bu ziyaretçileri çekme kapasitesini ve kentteki turizm hareketliliğiyle kurduğu bağı yeniden sorgulamak gerekiyor. Dolayısıyla yalnızca ‘kaç kişi geldi?’ sorusunu değil, ‘kim geldi, nereden geldi, İzmir’de ne kadar kaldı ve kent ekonomisine ne kattı?’ sorularını da sormamız gerekiyor. Bugün karşı karşıya kaldığımız tablo, fuarın geleceğini konuşurken ziyaretçi sayısının yanında uluslararasılaşma, konaklama ve kent ekonomisine sağlanan katkının da temel ölçütler arasında olması gerektiğini gösteriyor. (...) Fuarın uluslararası ve ticari kimliğinin geri plana düşmesi, asayiş sorunlarının görüntülere yansıması ve organizasyonun giderek niteliği üzerinden tartışılır hale gelmesi, değişimin başka bir yüzü...(...) İEF, İzmir dışından ve özellikle yurt dışından insanları İzmir’e gelmeye ne kadar teşvik ediyor? (...) İEF elbette İzmirlinin fuarı olabilir. Hatta belki de yeniden güçlü bir kent buluşmasına dönüşebilir. Fakat o zaman bunu açıkça tanımlamak gerekir: İEF uluslararası bir ticaret fuarı mı, kentin büyük bir kültür-sanat buluşması mı, yoksa her ikisini bir araya getiren yeni nesil bir festival mi? (...) Öncelik fuarın kimliğini netleştirmek olmalı. İzmirlinin fuarla kurduğu aidiyet bağını koruyarak yatırımcılarla İzmirli şirketleri buluşturacak özel programlar oluşturulmalı. Bunun yanı sıra kurulan ticari bağlantıların etkinlik sonrasında da sürdürülmesi takip edilmeli. İEF’i yalnızca Kültürpark sınırları içerisinde düşünmemek de önemli. Kentin farklı noktalarında eş zamanlı etkinlikler ve sektörel buluşmalar düzenlenerek fuar İzmir’in tamamına yayılan bir organizasyon haline getirilmeli. Fuarın kent ekonomisine katkısı da kamuoyu ile paylaşılmalı. Böylece, İEF’in gerçekten ne ürettiğini, İzmir’e ne kattığını ve hangi alanlarda geliştirilmesi gerektiğinin takibi sağlanmalı.”
NE YAPILMALI?
İşte böyle... Açılışı fiyasko olan fuarın irtifa kaybetmesi sürpriz değil. Ösen'in önerileri dikkate değer. Uluslararası niteliği de sınai-ticari niteliği gibi iyice tavsayan İEF'nin Ticaret Bakanlığı-Izmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu-İzmir Büyükşehir Belediyesi-İZTO-EBSO tarafından şimdiden masaya yatırılarak reorganize edilip cazip hale getirilmesi şart. İEF gibi değerli bir markayı günümüz koşullarına ve gereksinimlerine göre ayar verip yaşatmak gerekiyor.