İstanbul
Parçalı bulutlu
8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,1973 %-0.07
50,6099 %0.13
7.086,60 % -0,69
73.160,82 %2.218
Muhalif. GÜNDEM Haydarpaşa Garı'ndaki kazılarda 2 bin 400 yıllık anıt bulundu

Haydarpaşa Garı'ndaki kazılarda 2 bin 400 yıllık anıt bulundu

Haydarpaşa Garı'nda arkeolojik kazılarda M.Ö. 4 ve 3. yüzyıllara tarihlenen yapı bulundu. Arkeologların anıt ya da anıt mezar olduğunu düşündüğü yapı, bugüne kadar kazılarda bulunan en eski mimari eser.

Okunma Süresi: 3 dk

Kadıköy Haydarpaşa Garı'ndaki arkeolojik kazılarda Helenistik Döneme ait 4. ve 3. yüzyıllara tarihlenen bir yapı bulundu. Arkeologların bugüne kadar yapılan kazılarda bulunan en eski mimari eser olarak belirttikleri ve anıt ya da anıt mezar olduğunu düşündükleri yapıyla ilgili çalışmalar devam ediyor.

Gar kazılarında bugüne kadar 35 binin üzerinde kasa eser çıkarıldı. Kazı alanından çıkarılan kalıntılar, yine aynı yerde kasalara konularak, temizlik çalışmaları için sınıflandırılıyor. Ayrıca alandan çıkarılan büyük parçalar, sütunlar burada fişlenerek envantere geçiriliyor.

''En eski mimari kalıntımız bu''
Haydarpaşa arkeolojik kazısı baş arkeoloğu Mehmet Ali Polat, çalışmalarla ilgili bilgi vererek, “Burası oldukça büyük bir alan, yaklaşık 350 bin metrekarelik bir kazı alanı. 65 bin metrekarelik alanında kazı çalışması gerçekleştirdik. Bugüne kadar en eski bulgularımız küçük buluntu olarak milattan önce 5’inci-6’ncı-7’nci yüzyıla ait küçük buluntular, çanak çömlekler, sikkeler. Ama mimari olarak en eski yapımız milattan önce 4’üncü-3’üncü yüzyıla ait kareye yakın bir plan veren kesme taştan bir anıt veya anıt mezar olabileceğini düşündüğümüz bir yapı kalıntısı var. En eski mimari kalıntımız bu. Bunun dışında burada mimari bir yoğunluk var. Bunların çok büyük bir kısmı milattan sonra 4’üncü-3’üncü yüzyılda inşa edilmiş yapılar. Bu yapılara 5’inci-6’ncı yüzyıllarda eklentiler yapılmış. Burada 4’üncü-5’inci yüzyıla ait, bir sahilde sonlanan bir ana cadde ve sağında, solunda yapı kümeleri var. Burası Khalkedon antik kentinin kuzeybatı limanı, antrepo olabilecek büyük bir depo yapısı, yolun öteki tarafında ise küçük bir yazlık saray olabilecek yapı topluluğu görüyoruz” dedi.

''Osmanlı Dönemi'nde burada hiçbir mimari öğeye rastlamadık''
Polat, “Burada farklı boyutta ve nitelikte mimari yapılar söz konusu. 4’üncü yüzyıldan, 7’nci yüzyıla kadar yoğun bir kullanım görmüş” diyerek, şu ifadeleri kullandı:

“7’nci yüzyıldan, İmparator Herakleios zamanından sonra burası artık çok yoğun olarak kullanılmamış. Yani yapılar yıkılmış, birkaç yüzyıl burada pek iz göremiyoruz, daha sonra orta Bizans döneminde tekrar burası yavaş yavaş etkin hale geliyor. Geç Bizans döneminde burada sadece küçük atölyelerin olduğunu biliyoruz çıkardığımız kalıntılardan. Osmanlı döneminde ise burada neredeyse hiçbir mimari öğeye rastlamıyoruz. Bunun nedeni ayrılık suyunu alüvyonları burayı kapatıyor ve Osmanlı döneminde artık çayırlık olarak kullanılıyor.”
Mehmet Ali Polat, kazıda 10 binin üzerinde sikke bulunduğunu belirterek, “Bunların büyük çoğunluğu okunuyor. En eskisi milattan önce 5’inci yüzyıldan. Zaten Khalkedon’un ilk sikke basımı milattan önce 5’inci yüzyıldır. Bu tarihten itibaren kesintisiz olarak milattan sonra 12’nci yüzyıla kadar her döneme ait sikke var” dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız