Gazeteci İsmail Saymaz, Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek ile gelini Hülya Gökçek’in Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda verdiği ifadelerin ayrıntılarını köşesine taşıdı.
Saymaz’ın aktardığı bilgilere göre soruşturmanın odağında Almanya’da kurulan şirket, yaklaşık 4,5 milyon Euro’luk para transferi ve Düsseldorf’ta satın alınan taşınmaz bulunuyor.
4,5 milyon Euro’luk transferin kaynağı soruldu
Saymaz’ın yazısına göre Hülya Gökçek, 2022 yılında Almanya’da kurduğu HAMAG GmbH şirketine yapılan yaklaşık 4,5 milyon Euro’luk transfer hakkında ifade verdi.
Paranın kaynağına ilişkin soruya Hülya Gökçek şu yanıtı verdi:
“Yaklaşık 4.5 milyon Euro’yu Düsseldorf’ta aldığımız binanın satış bedeli olarak ben gönderdim. Adıma kayıtlı banka hesabından parça parça 1.5 yılda gönderdim.”
Paranın kaynağının sorulması üzerine Gökçek, “Düğünümden kalan altınlar, ailem, eşimin ailesinden aldığımız desteklerdir.” dedi.
Saymaz’ın aktardığına göre Hülya Gökçek, Düsseldorf’taki binanın alınabilmesi için kendisi, eşi ve şirketleri adına kayıtlı 10’dan fazla taşınmazın satıldığını da savundu.
“Düğün takıları şahsıma aittir”
Hülya Gökçek, söz konusu altınların düğününde ve iki çocuğunun doğumunda hediye edildiğini belirterek şu ifadeyi kullandı:
“Düğün takıları şahsıma aittir. Bunları peyderpey bozdurdum, nakte çevirdim. Altınlar fiziki olarak bendeydi. Bir kısmını bozdurup HAMAG’a nakit olarak gönderdim.”
Saymaz, Gökçek’in altınların bozdurulması ve taşınmaz satışlarından elde edilen gelirlere ilişkin belgeleri ifade sırasında sunmadığını yazdı. Gökçek’in belgelerle ilgili “Tek tek ibraz edeceğim” dediğini aktaran Saymaz, savcılığın dekontların teslimini beklediğini belirtti.
Savcılıktan “uyumsuzluk” değerlendirmesi
Ahmet ve Hülya Gökçek’in ifadelerinin ardından yurt dışına çıkış yasağı talebiyle sulh ceza hâkimliğine sevk edildiğini belirten Saymaz, sevk yazısındaki değerlendirmeye de yer verdi.
Sevk yazısında şu ifade yer aldı:
“Banka hesap hareketleri, taşınmaz varlıkları ve şirket faaliyetleri birlikte değerlendirildiğinde Gökçeklerin ekonomik durumları ile yatırım ve para hareketleri arasında uyumsuzluk bulunduğu...”
Saymaz, Gökçek ailesinin Almanya’da şirket ve taşınmazlarının bulunması, yurt dışıyla mali ve ticari bağlantılarının olması ve oturum izinleri nedeniyle yurt dışına çıkış tedbiri uygulandığını yazdı.
Melih Gökçek: “Villamı satıp parasını oğluma verdim”
Saymaz’ın aktardığına göre Melih Gökçek de savcılık ifadesinde Ankara Çayyolu’ndaki villasını sattığını ve satıştan elde ettiği 1 milyon 265 bin doları oğlu Ahmet Gökçek’e verdiğini söyledi.
Melih Gökçek ifadesinde şu sözleri kullandı:
“2018’de Ankara’da adıma kayıtlı Funda Sitesi’nde müstakil villa bulunmaktaydı. Kendisine destek olmak için evi satıp parasını oğlum Ahmet’e verdim. Evi 1.265.000 dolar bedelle sattım. Oğlumun ticari faaliyetinin sermayesi hususunda bilgim yoktur.”
Gökçek daha sonra “Evi ticari faaliyette kullanması için satıp parasını oğluma verdim.” ifadelerini kullandı.
Saymaz, söz konusu paranın Düsseldorf’taki taşınmazın satın alınmasında kullanılıp kullanılmadığının araştırıldığını yazdı.
Almanya’daki emlakçı da soruşturma dosyasında
Saymaz’ın aktardığına göre soruşturmada Gökçek ailesinin Almanya’daki emlakçısı H.U. da şüpheli olarak yer alıyor.
Melih Gökçek, H.U. ile ilişkisine ilişkin şu ifadeyi verdi:
“Kendisiyle samimiyetim ve yakınlığım yoktur. Bir defa Ankara’da oğlum Ahmet’in yanında 1.5 sene önce gördüm. Almanya’da gayrimenkul alım satımıyla uğraştığını söylemişti. Oğlumla ticari, hukuki ilişkisi olup olmadığını bilmiyorum.”
23 yıllık belediye başkanlığı dönemine ilişkin soru
Saymaz, Melih Gökçek’e 23 yıllık Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin de bir soru yöneltildiğini aktardı.
Gökçek’e, “Belediye döneminizde aile bireylerinizin yararına olacak şekilde herhangi bir kamu kaynağı aktarımı yapıldığı iddialarına ilişkin diyecekleriniz nelerdir?” sorusu yöneltildi.
Melih Gökçek ise bu soruya şu yanıtı verdi:
“Belediye Başkanlığım döneminde aile bireylerim yararına olacak şekilde herhangi bir desteğim olmamıştır.”