CHP'de mahkemenin verdiği "butlan" ve tedbir kararı sonrasında sular durulmuyor. İzmir'deki Şakran ve Buca Cezaevlerinde tutuklu bulunan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol ve Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay'ın da aralarında yer aldığı partilileri ziyaret eden Özgür Özel, çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündemdeki liderlik hiyerarşisi, grup yönetimi ve araç tartışmalarına değinen Özel, Kemal Kılıçdaroğlu yönetimini ve yeni basın danışmanını sert sözlerle eleştirdi.
Kooperatifçilik suç değildir, arkadaşlarımızın arkasındayız
İzmir'deki kentsel dönüşüm kooperatiflerine yönelik operasyonları ve tutuklamaları "siyasi bir yıpratma hamlesi" olarak nitelendirilen Özel, adaletsiz bir süreç yürütüldüğünü savundu. Ak Parti'nin konuyu istismar ettiğini belirten Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Buradaki yürüyüşü durdurmak, buna operasyon yapmak iyi niyetli bir davranış değil. Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol imza yetkisi olmayan, sadece yönetimde bulunan bir isim. 6 gün kooperatife üye olup tutuklanan arkadaşlarımız var. Türkiye'nin nerede bir kooperatif davasında tutuklu yargılama görülmüş? Kooperatifçilik suç değil. İstanbul Esenyurt'ta 30 bin konut mağduru varken hiçbir sorumluluk üstlenmeyenler, burada iyi niyetli bir çabayı baltalamaya çalışıyor. Dolandıran yok, dolandırılan yok; inşaat maliyetlerinin artmasından kaynaklanan aksilikler var ve biz bunları toparlama sürecindeyiz."
Genel Başkan ile grup başkanı arasında hiyerarşi yok
Mahkemenin aldığı "başkanlığın iptali" (butlan) kararına rağmen seçilmiş genel başkan olduğunu vurgulayan Özel, Kılıçdaroğlu'nun "grup toplantısı düzenlenemez" yönündeki resmi yazısına Meclis ve parti tüzüğü üzerinden yanıt verdi. Meclis sisteminin yeni durumu tescillediğini söyleyen Özel, şöyle devam etti:
"Bu butlan kararı benim mazbatamı elimden almıyor, YSK da bir iptal kararı vermedi. Sadece mahkeme kesinleşene kadar bazı genel başkanlık yetkilerini kullanamayacağıma dair hukuksuz bir tedbir var. Biz de tedbiren, Meclis iç tüzüğü gereğince grup yönetimindeki 12 arkadaşımızın çağrısıyla usulüne uygun toplandık, grup başkanlığı seçimini yeniledik ve Meclis bunu sistemine işleyerek tescil etti. Allah sağlık verirse şu anda grup başkanlığı boşalmıyor, istifa etmeye niyetim de yok. Zaten Kemal Bey milletvekili olmadığı için mevzuat gereği grup başkanı olamaz. Genel Başkan ile grup başkanı arasında bir hiyerarşi yoktur; biri grubu yönetir, diğeri partiyi. Boşu boşuna her gün yeni bir tartışma dozu üretilmesinden kimin medet umduğunu anlamıyorum."
Kılavuzu karga olanın başına böyle şeyler gelir
CHP Genel Merkezi önünde pencerelerine 'haram' yazılarak sergilenen ve iş insanı Aziz İhsan Aktaş tarafından tahsis edildiği iddia edilen lüks araçlar konusuna da değinen Özel, faturayı Kılıçdaroğlu'nun yeni basın danışmanı Atakan Sönmez'e kesti. Durumu "haysiyet suikastı" olarak tanımlayan Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
"Yıllarca CHP'ye ve tutuklu arkadaşlarımıza haysiyet cellatlığı yapmış, TGRT kökenli birini basın danışmanı yaparsanız olacağı budur. Tek amacı CHP'ye zarar vermek. Oraya iki araba koyup iftiraları gerçek gibi sunmuş. Araçlardan biri zaten Kemal Bey döneminde alınmış, diğeri ise birkaç ay önce alınmış ve henüz işlemleri bile bitmemiş. Bahsedilen zırhlı araç tahsisi ise bizim dönemimizde değil, tamamen geçmiş yönetim döneminde yapılmış. Tepki gelince 'Ben o araçları misalen seçtim' diyor. Bir gecelik yalan haber yapar gibi partinin tabelası önünde bu senaryoyu oynamak utanç verici. Kılavuzu karga olanın, basın danışmanı TGRT'den olanın başına böyle şeyler gelir. Hepimizi kahreden bir durum oldu."
Cumhurbaşkanı eski adayı Kılıçdaroğlu ile aralarında bir telefon krizi olmadığını da ekleyen Özel, amcasının vefatı nedeniyle yoğun bir taziye trafiği yaşadığını, Kılıçdaroğlu'nun kendisine nazik bir mesaj gönderdiğini ve kendisinin de bu mesaja hemen teşekkür yanıtı verdiğini belirtti.