Cinayet romanı gibi ölüm
ABD’nin kıdemli senatörlerinden Güney Carolina’lı Cumhuriyetçi Lindsey Graham’ın hafta sonunda ani ölümü başkent Washington’da şok etkisi yarattı. İlk haberlerde, kaçık Başkan Donald Trump’ın sağ kolu denilecek kadar yakını olan Graham’ın, Cumartesi akşamı ABD’nin doğu kıyısı saatine göre akşama doğru fenalaştığı ve kısa süren bir rahatsızlık sonucu aniden öldüğü belirtiliyordu. Ama bu ani rahatsızlığın ne olduğu devlet sırrı gibi gizleniyordu. Sadece bilinen, Graham’ın Washington’daki evinden akşam satlerinde 911 Acil Servis’in arandığı ve senatörün George Washington Hastanesi’ne kaldırıldığıydı.
Graham, geçen Cuma akşam üstü Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yaptığı bir ziyaretten dönmüştü. Kaçık Trump, Graham’la Washington’a döner dönmez telefonda konuştuğunu, Kiev temaslarından memnun kaldığını ama sesinin yorgun olduğunu söylemişti. Trump, Graham’ın iki gün sonra Pazar akşam üzeri de Fox News kanalına konuşmacı olarak çıkmaya hazırlandığını sözlerine eklemişti. Trump, Graham için, hem Rusya hem de İran’ı halledecek hamlelere hazırlanıyor, mealinde de bir açıklama yapmıştı.
Graham’ın Türkiye ve AKP iktidarından pek hazzetmemekle birlikte Trump’ın ayağına basmamak için fazla sesini çıkarmadığı da biliniyordu. Trump’ın ikinci başkanlığına sonsuz destek veren Graham’ın daha önceleri onun şiddetli bir muhalifi olduğu gerçeğinin de altını çizelim.
İlerleyen zamanlarda Graham’ın ölüm nedeni açıklık kazanmaya başladı. Washington Adli Tıp Kurumu’ndan yapılan açıklamaya göre Graham’ın cenazesine yapılan ön otopside ölümün damar sertliği nedeniyle aortunun yırtılmasından kaynaklandığı anlaşılmıştı. Ancak Graham’ın vücudunda şüpheli bazı toksik maddelerin araştırılması gereği de gündeme gelmiş olmalı ki ayrıca bir toksikolojik ve mikrobiyolojik araştırma yapılacağı da açıklanıyordu.
Buna neden gerek duyulmuştu acaba? ABD basınında çıkan haberlere baktım. İlginç bir nokta dikkatimi çekti. Graham’ın fenalaştığı anlaşılır anlaşılmaz ABD Federal Soruşturma Büro (FBI) ajanları senatörün evine gitmişler ve araştırma yapmışlar. Garip bir durum. Bazı Youtube yorumcularını dinledim. Rusya istihbarat örgütü ya da İran istihbaratının kullandığı bazı toksik maddelerin Graham’a bir şekilde verilmiş olabileceği şüphesi üstünde duruyorlardı.
İlginç başka bir nokta da Graham’ın ölüm haberinin duyulmasından hemen sonra başta Cumhuriyetçi senatörlerden John Cornyn olmak üzere Cumhuriyetçi Parti’den üst düzey yetkililerin Graham’ın vücudunda derhal toksikoloji testi yapılmasını istemeleriydi. Buna ne gerek var, diye de hiç kimse sorgulamıyordu besbelli. Anladığım kadarıyla Washington’ın derin mahfillerinde Graham’ın eceliyle ölmediğine dair ciddi bir kuşku vardı.
Bunları yazarken aklıma İngiliz polisiye roman yazarı Agatha Christie’nin ünlü kahramanları Hercule Poirot ve Miss Marple’ın, kalp krizinden öldükleri iddia edilen kişiler üstünde yaptırdıkları araştırmalarda genellikle arsenik, ani kalp krizlerine yol açan digitalis isimli kalp ilacı ya da striknin tespit edildiği geldi. Acaba Graham’ın vücudunda da istenmeyen toksik bir madde bulunur mu?
Graham’ın ölümüyle ilgili bir başka şüphe de şimdiye kadar senatörün kalp rahatsızlığıyla ilgili bir bulgunun olmayışıydı. Tanıdığım bir kaç kalp hastalıkları uzmanlarına sordum. Bana böylesine aort yırtılmasından hayatını kaybeden kişinin medikal tablosunda mutlaka bir kalp rahatsızlığı olması gerektiğini söylediler. O zaman da akla şöyle bir soru geliyor: Lindsey Graham kalbinden rahatsızdıysa bu neden kamuoyundan gizlendi? Graham’ın ölümü kimlerin yararına olabilirdi? Gerçekten cinayet romanı gibi.