Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) hakkında verilen "mutlak butlan" kararı ve ardından yaşanan sıcak gelişmeler Türk siyasetinde deprem etkisi yaratmaya devam ediyor. Eski Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) Genel Başkanı ve eski bakanlardan Murat Karayalçın, yaşanan krizin ardından Gazete Oksijen'e çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Mahkeme kararıyla şekillenen yeni süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun aldığı tavrı eleştiren Karayalçın, partinin geleceğine dair kritik uyarılarda bulundu.
"Sokağın sesine kulak verilmeli"
Yaşanan kriz karşısında parti örgütüne ve yöneticilerine sağduyu çağrısında bulunan Karayalçın, "Parti yöneticilerimiz, partililerimiz partinin bütünlüğünü sağlayacak açıklamalara kulak vermelidir" dedi. Hafta sonu CHP Genel Merkezi ile TBMM arasında gerçekleşen kitlesel yürüyüşe dikkat çeken deneyimli siyasetçi, Ankaralıların sokakta müthiş bir mesaj verdiğini, örgütün ve yöneticilerin bu sokağın sesini, sloganlarını ve gösterdiği sevgiyi doğru okuması gerektiğini vurguladı.
"Kemal Bey'i aradım ama ulaşamadım"
Süreçte arabuluculuk yapmak istediğini ancak başarılı olamadığını ifade eden Karayalçın, mutlak butlan kararından önce de birçok partiliden "iki isimle de görüş" yönünde telkinler aldığını belirtti. 22 Mayıs Cuma akşamı Özgür Özel ile görüştüğünü ve Özel’in bu adıma olumlu yaklaştığını aktaran Karayalçın, pazar sabahı genel merkez önündeki arbede ve müdahale görüntülerini görünce Kemal Kılıçdaroğlu'nu hemen aradığını ancak kendisine ulaşamadığını dile getirdi.
"Adli yargı seçim yargısını ekarte etti"
Mahkemenin verdiği mutlak butlan kararının anayasaya açıkça aykırı olduğunu savunan Karayalçın, Türkiye'nin seçim hukuku geçmişine rağmen Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) devre dışı bırakılmasını sert bir dille eleştirdi. Karayalçın, "Adli yargı seçim yargısını ekarte etti. Bu kabul edilebilir, geçerli bir şey değil. Ancak resmi bir karar olduğu için uyuluyor. Zaten Sayın Özgür Özel de davalar açarak, itiraz ederek ve grup başkanı seçilerek bu resmi kararın sonuçlarını kabul ettiğini gösterdi. Bu haksız ve yanlış kararı aşabilmemizin tek yolu, en kısa zamanda kurultaya gitmektir. Biz birkaç hakimin kararıyla allak bullak olacak bir parti değiliz" ifadelerini kullandı.
"Ana muhalefete yazık değil mi?"
Genel merkez binasına emniyet ve AFAD ekiplerinin plastik mermiler ve göz yaşartıcı bombalarla girmesini ağlayarak izlediğini itiraf eden Karayalçın, yaşananların demokrasiyle bağdaşmadığını söyledi. "Türkiye’nin ana muhalefet partisine yazık değil mi?" diye soran Karayalçın, Kılıçdaroğlu’nun son günlerde sergilediği tavrın kendisini şaşırttığını değil, derinden üzdüğünü belirtti.
"Tasfiye olursa yeni parti düşünülmeli"
CHP'nin kurumsal kimliğinin ve adının mutlaka korunması gerektiğinin altını çizen Karayalçın, köklü tarihi nedeniyle partinin kapatılmasının ya da gözden çıkarılmasının asla doğru olmadığını savundu. Ancak parti meclisinin sıfırdan bir kongre takvimi başlatarak süreci uzatması durumunda, bunun bir tasfiye mekanizmasına dönüşebileceği uyarısında bulundu. Karayalçın sözlerini şöyle tamamladı: "Parti bütünlüğü önemli. Bizim kırmızı çizgimiz olmalı. Ama bir tasfiye olursa, bir tasfiye işareti alınırsa o zaman yeni bir parti düşünülmeli."