Bir uzay bilimci olarak Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Fen Fakültesi Fizik Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapan Dr. Öğr. Üyesi Selçuk Topal, sosyal medya hesabından Türkiye'nin Milli Uzay Programı'nı değerlendirdi.
Topal'ın değerlendirmek üzere sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar şu şekilde:
"10 yıllık uzay programından notlar. Görüşlerimi sonra belirteceğim.
1 - Ay’a ilk temas. 3 yıl içinde. Sert iniş. Çarpma denenecek. Sonrasında yumuşak iniş.
2 - Uydu geliştirmede ticari bir marka yaratmak.
3 - Bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi geliştirmek.
4 - Uzay limanı işletmesi kurmak. Coğrafi olarak TR uygun değil. Uluslararası işbirliği gerek.
5 - Uzay iklimine yönelik çalışmalar.
6 - Yakın yörünge gök cisimlerinin takibine yönelik sistemler. Radyo teleskoplar inşa edilecek.
7 - Uzay sanayi ekosistemi oluşturmak.
8 - Uzay teknoloji geliştirme bölgesi oluşturmak.
9 - Uzay alanındaki insan kaynağını geliştirmek. Uzay farkındalığını geliştirmek.
10 - Uzaya birini göndermek. Turist olarak değil. ISS işbirliği ile bilimsel bir amaçla.
Öncelikle Ay'a 3 yıl içinde sert olsa da temas gerçekleştirilebilir mi? Bence evet. Ama bu başka birinin roketi ve fırlatma rampası ile mümkün olur. Nitekim 3 yılda hem roket hem fırlatma tesisi yapılamaz bence. Zaten öyle olacak da denmedi.
Radyo teleskoplar üzerine bir şeyler söyleyebilirim. Ben ülkemizin ilk radyo teleskobu projesinin metnini hazırlayan ekipteydim. Ve ülke sınırları içinde mm astronomi çalışan tek kişiyim. mm dalga boyuna özgü bir teleskop, 30m sınıfı, 10 yılda yapmak çok zor.
Burada yerli olarak yapma seçeneği daha da zor. Ancak tahmin ediyorum birkaç metrelik ve düşük frekansa özgü cm bölgede radyo teleskoplar elbette faaliyete geçirilebilir. Ancak bu Dünya'daki akranlarına kıyasla çok küçük bir çap.
mm dalga boyuna özgü teleskop için diğer zorluk ise yer seçimidir. CO(1-0) geçişini bahçeye koyduğun teleskop ile de gözlersin ama frekans artınca deniz seviyesinden daha da yukarıları çıkman gerekir. Bkz. ALMA teleskopları.
Yani önümüzdeki birkaç yıl içinde uzay ajansının yeni astronomi daire başkanının elinin altında zaten olan ve uzun bir süredir çalıştırılması için çabalanan 10 metrelik düşük frekans teleskop çalışır hale gelir. mm'ye özgü 30m'lik bir teleskop muhtemelen yüzlerce milyon TL tutar.
Uzaya astronot gönderimi hem de turist olarak değil bilimsel bir nedenle göndermek bence ciddi bir hedef. Şu an bu memleket içerisinde uzay koşullarında tıptan mühendisliğe testler yapmak isteyen kaç kişi var bilmiyorum. Öyle görünüyor ki onlar astronot adayı olarak başvuracak.
Belki bu noktada uzay ajansımız bu tarz projeler için çağrıya çıkar. Ciddi projeler ve sahipleri bir üst aşamaya geçer. Ülkemiz ise gerekli parayı ISS'e verir ve o kişi ISS'e gider. Ama ne kadar sürede bu olur bilmiyorum.
Astronomi daire başkanına tüyo vermek gibi olmasın ama bence yapılması gereken yegane şey 10 değil daha öteyi hedefleyip Ay etrafında yapılması planlanan uzay istasyonuna şimdiden ortak olmak. Bu geleceğe ve Mars görevlerine ülkemiz adına ciddi bir yatırım olur.
Birleşik Arap Emirlikleri 7 yıl önce Mars'a araç göndereceğim dedi ve birkaç saat önce The Hope Mars etrafında yörüngeye oturdu. Birkaç yüz milyon dolara mal oldu onlara. 7 yılda yaptılar. Ben Mars hedefi görmek isterdim.
Elbette uzay projelerinde en önemli şey bütçeniz. Bahsedilen hedefler muhtemelen birkaç milyar TL'ye mal olur. Uzay Ajansı'nın bütçesi acilen en az birkaç yüz milyon dolara, en azından 100 milyona çıkmalı. Evet dolar dedim TL değil. Normal bir uzay ajansının bütçesi bu artık.
Dünya'daki tüm büyük teleskoplara üye olmamız gerek. ALMA, ESO gibi. Nitekim Dünya küresel. Eğer uzayı üç-boyutlu her yönden incelemek istiyorsak bu şart. Bu sayede alandaki yayın sayısında patlama yaşanır.
Sonuç olarak hedef koymak ve yola çıkmak iyi. Ben de kendi alanımda uzay ajansının ilgili dairesinin tüm ülke astronomlarını liyakate dayalı kucaklayıp kucaklamadığını ve alanımdaki gelişmelerde neler yapıldığını dikkatle takip edip sizlerle gelişmeleri paylaşacağım."












