Gazeteci Abdulkadir Selvi, Hürriyet'teki köşe yazısında şunları kaydetti:
"PKK ile mücadelede tarihi gelişmeler yaşanıyor. Ancak bu gelişmelerin hak ettiği şekilde değerlendirildiği kanaatinde değilim. 50 yılımıza mal olan PKK, bütün uzantılarıyla tasfiye oluyor; ABD’nin Suriye’de kurdurmak istediği SDG-YPG terör devleti tarihin çöp sepetine atılıyor. Ama biz bu gelişmelere karşı yeterince duyarlı değiliz. Bir bakkal dükkânı bile tasfiye edilse bundan daha çok ilgi görürdü, gündemde kalırdı. Farkında mısınız 50 yıllık Türkiye’yi bölme planı tarihe gömülüyor. Yeni bir Türkiye, yeni bir bölge doğuyor."
"Suriye’de SDG’nin entegrasyonuyla birlikte Terörsüz Türkiye sürecinin önündeki en büyük engellerden biri kalktı. Ama biri duruyor. Kandil’i kastediyorum.
Kandil, Öcalan’ın çağrısına uyacağını açıkladı ve PKK’yı feshetme kararı aldı. Ama ondan sonra Kandil’de darbe mekaniği işledi. “Dükkânı Kandil’de kapatır, Rojova’da açarız” diye plan yapanlar Suriye’deki süreci sabote etmeye çalıştılar. Ama başarılı olamadılar.
Bu da gösteriyor ki Terörsüz Türkiye halkasının tamamlanması için Kandil’deki terör baronlarının da tasfiye edilmesi gerekiyor. Bu da kolay bir süreç değil. Çünkü, 40 yıldır terör örgütünü yönetenler ipleri ellerinden bırakmak istemiyorlar. Ama bu süreç onların inisiyatifine bırakılacak değil.
KCK yöneticilerinin sayısı 200 civarında. Ama Murat Karayılan, Cemil Bayık, Bese Hozatgibi üst düzey isimlerin sayısı 20’yi buluyor. Bunlar üçüncü bir ülkeye mi gidecek, yoksa Irak’ta KYB bölgesinde mi barınacaklar onu zaman gösterecek. Öcalan’ın da bu konuda çalıştığı söyleniyor. Sıra Kandil’e geliyor. Kandil tasfiye edilmeden bu süreç tamamlanamaz."