İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
66.950,00 %0.269
Muhalif. GEÇMİŞİN GÖLGESİ Ukrayna Dünyanın en büyük üçüncü nükleer gücüydü

Ukrayna Dünyanın en büyük üçüncü nükleer gücüydü

Bugün Kiev bu silahları hala elinde tutuyor olsaydı, belki de Rusya'nın işgali söz konusu bile olmayacaktı.

Okunma Süresi: 3 dk

Otuz yıl önce bağımsızlığına yeni kavuşan Ukrayna, o zamanlar dünyanın üçüncü büyük nükleer gücüydü.  

1991'de Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla Moskova tarafından Ukrayna topraklarında binlerce nükleer silah geride bırakılmıştı.

Karşılığında ABD, İngiltere ve Rusya, Budapeşte Muhtırası olarak bilinen 1994 tarihli bir anlaşmada Ukrayna'nın güvenliğini garanti edeceklerdi.

Nükleer silahların azaltımı süreciyle başlayan görüşmelerde Kiev Hükümeti, 1.900 adet stratejik ve 2.650 ila 4.200 arasında tahmin edilen sayıda taktik nükleer silah silahları “güven koşuluyla”Moskova’ya devretti.

Ukrayna’nın sahip olduğu nükleer silah sayısının günümüzde Çin, Fransa, İngiltere, Hindistan, Pakistan, İsrail gibi ülkelerin toplamından katbekat fazlaydı.

Askeri üslerindeki yeraltı silolarında, her biri Hiroşima'yı yerle bir eden bombadan çok daha güçlü olan 10 termonükleer savaş başlığı taşıyan uzu menzilli füzeler bulunuyordu.

Diplomatlar ve barış aktivistleri, Ukrayna'nın bu hamlesini, dünyaya örnek bir davranış olarak gösteriyordu.

Çünkü o dönemde, Rus saldırganlığını caydırmanın tek güvenilir yolu Ukrayna'nın atom bombalarını barındırması olarak görülüyordu.

Bugün Ukrayna'nın bomba yapmak için gerekli malzemeleri üretmenin veya temin etmenin herhangi bir yolu yok. Öyle olsa bile, Rus birlikleri ülkeyi kuşatmış haldeyken bu mümkün gözükmüyor.

Ukrayna Parlamentosu'na seçilen eski bir nükleer üs komutanı olan Vladimir Tolubko, Kiev'in atom gücünden asla vazgeçmemesi gerektiğini savunuyordu.

Nisan 1992'de mecliste, Ukrayna'nın kendisini nükleer olmayan devlet ilan etmesinin 'romantik ve erken' bir davranış olduğunu söyledi. 

Yine 1993 yazında, Chicago Üniversitesi'nden John J. Mearsheimer, Ukrayna'da 'barışı korumak' için nükleer cephaneliğin zorunlu olduğunu, caydırıcılığın, Ukrayna ile kötü bir geçmişi olan Rusya'nın işgalini engelleyecek bir unsur olduğunu savunuyordu.

Nükleer silahları teslim eden Ukrayna, güvenlik garantisi istedi. 1994'te Moskova'da yapılan toplantıya Rusya, Ukrayna, İngiltere ve ABD katıldı, burada anlaşma imzalandı. 

Budapeşte Anlaşması'na göre, hiçbir ülke Ukrayna'ya karşı güç veya tehdit kullanamayacak, egemenliğine saygı duyacak. Anlaşmada ayrıca, imzacıların Ukrayna'ya yardım için Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde derhal harekete geçeceği sözü de verildi.

Ancak Rusya Devlet Başkanı Putin, 'ben imzalamadım' diyerek bu anlaşmayı reddediyor, geçersiz addediyor.

Mart 2014'te Rusya tehlikesini sezen eski Ukrayna Dışişleri Bakanı Vladimir Ohrizko, ülkesinin artık nükleer statüsünü yeniden kurmak için ahlaki ve yasal hakka sahip olduğunu savundu.

Temmuz 2014'te aşırı milliyetçi bir meclis bloğu, cephaneliğin yeniden kazanılması için bir yasa tasarısı sundu. O yıl yapılan bir anket, halkın yüzde 50'sinin nükleer silahlanmaya onay verdiğini gösterdi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız