Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 103'üncü yıl dönümünü kutluyor. Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı yürütmek üzere Ankara'da kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 2. Dönem 1. Yasama Yılı'nda, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü Cumhuriyet ilan edildi.
1921 Anayasası'na eklenen, “Hâkimiyet, bilakaydüşart milletindir. İdare usulü, halkın mukedderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir. Türkiye Devleti’nin şekl-i hükümeti cumhuriyettir” hükmüyle yeni devletin yönetim biçimi resmen Cumhuriyet oldu.
Cumhuriyetin ilanının ardından TBMM'de yapılan oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa, oybirliğiyle Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi. Cumhuriyet'in ilanı ve 24 Kasım 1934'te “Atatürk” soyadını alan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından TBMM'nin kararıyla 101 pare top atışı yapıldı.
“Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz”
Türkiye'de “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini devlet yönetiminin temeline yerleştiren Cumhuriyet'in ilanının üzerinden 103 yıl geçti. Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Mustafa Kemal Atatürk, yeni Türk devletinin yönünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirdi.
Ankara'nın Türkiye'nin hükümet merkezi olmasının ardından mevcut rejimin adının açık biçimde belirlenmesi ve yeni devletin başkanının seçilmesi gerekiyordu. O tarihe kadar devlet başkanlığı görevi, TBMM Başkanı sıfatıyla Mustafa Kemal Paşa tarafından yürütülüyordu.
Bazı yabancı ülkeler de Lozan Antlaşması'nın onaylanması için Türkiye'deki yeni devlet rejiminin daha açık biçimde belirlenmesini istiyordu. Bu dönemde İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve Meclisin güvenini kazanabilecek bir kabine listesinin oluşturulamaması, yönetim sorununa acil bir çözüm bulunmasını gerekli hale getirdi.
25 Ekim 1923'te hükümetin istifasıyla ortaya çıkan bunalımın ardından 28 Ekim akşamına kadar yeni hükümet kurulamadı. Mustafa Kemal Paşa, o akşam Çankaya Köşkü'nde arkadaşlarına tarihi kararını şu sözlerle açıkladı:
“Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz.”
Mustafa Kemal Paşa, aynı gece İsmet İnönü ile birlikte 1921 Anayasası'nın bazı maddelerinde değişiklik öngören kanun tasarısını hazırladı.
“Türkiye Devleti bir cumhuriyettir”
Meclis, 29 Ekim 1923 Pazartesi günü saat 18.00'de İsmet İnönü başkanlığında toplandı. Anayasa Komisyonu tarafından sunulan anayasa değişikliği teklifi, acilen görüşülmek üzere gündeme alındı.
Görüşmeye açılan tasarıda şu hükümler yer aldı:
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Ulusal işlerin fiili idarenin yönetim şekli halka dayanmaktadır. Türkiye Devleti bir cumhuriyettir.
Türkiye Devleti'nin dini İslam, resmi dili Türkçedir.
Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından yönetilir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı, Genel Kurulun toplantısında bir yasama dönemi süresi için kendi üyeleri arasında Millet Meclisi tarafından seçilir. Cumhurbaşkanı görevini halefi seçilene kadar sürdürür. Geçmiş başkan yeniden seçilebilir.
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Türk Devleti'nin başıdır. Bu sıfatıyla gerekli gördüğü zaman, Büyük Millet Meclisi ve Bakanlar Kurulunun başkanlığını yapar.
Kurul Başkanı, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar yine milletvekilleri arasında, Kurul Başkanı tarafından seçilir. Kurulun listesi Büyük Millet Meclisinin onayına, Cumhurbaşkanı tarafından sunulur.”
“Yaşasın Cumhuriyet” sesleri Mecliste yükseldi
Komisyon adına söz alan Yunus Nadi Bey, Mondros Mütarekesi'ne kadar yaşanan gelişmeleri hatırlatarak Cumhuriyet'in ilan edilmesinin gerekliliğini anlattı. Ardından kürsüye çıkan Vasıf Bey, Cumhuriyet'i öven bir konuşma yaptı.
Daha sonra Eyüp Sabri Hoca Efendi, vakit kaybedilmeden Cumhurbaşkanı seçimine geçilmesini talep etti.
Konuşmaların tamamlanmasının ardından tasarı, saat 20.30'da oturuma katılan 158 üyenin tamamının oyuyla kabul edildi. Cumhuriyet'in ilanı Mecliste “Yaşasın Cumhuriyet” sesleri ve alkışlarla karşılandı.
Mustafa Kemal Paşa ilk Cumhurbaşkanı seçildi
Cumhuriyet'in ilan edilmesinin hemen ardından Cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi. Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, TBMM tarafından Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın ilk Cumhurbaşkanlığı konuşması
Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından kürsüye çıkan Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın Meclise hitabı TBMM kayıtlarında şöyle yer aldı:
“Efendiler; asırlardan beri Doğu'da haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.
Son yıllarda milletimizin fiili olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti.
Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükümetin yeni adıyla medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere layık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.
Arkadaşlar; bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada layık olmak için pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce heyetinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır. Ancak bu sayede ve Tanrı'nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.
Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.”