İstanbul
Parçalı bulutlu
6°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,4993 %0.02
51,6282 %0.06
6.502,83 % -4,21
76.910,01 %-2.422
Ara
Muhalif. EKONOMİ Türkiye e-ticaret hacmi 5 trilyon lirayı aştı: 2026 rotası verimlilik ve kalite

Türkiye e-ticaret hacmi 5 trilyon lirayı aştı: 2026 rotası verimlilik ve kalite

ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu, e-ticaretin 2025'te 5 trilyon TL eşiğini aştığını duyurdu. 2026'da ise yapay zeka ve mobil ticaretin etkisiyle büyümenin süreceği öngörülüyor.

KAYNAK: AA
Okunma Süresi: 4 dk

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) Başkanı Hakan Çevikoğlu, Türkiye’de e-ticaret sektörünün hızlı büyüme döneminden daha dengeli ve sürdürülebilir bir faza geçtiğini belirterek, 2026 yılında istikrarlı bir büyüme eğiliminin devam etmesini beklediklerini söyledi.

Türkiye’de e-ticaret pazarı, son yıllarda sergilediği güçlü genişlemeyle dijital ekonominin stratejik unsurlarından biri haline gelirken, 2025 yılı itibarıyla e-ticaret hacminin 5 trilyon lira eşiğini aştığı tahmin ediliyor.

Akıllı telefon kullanımının yaygınlaşması, hızlı teslimat çözümlerinin gelişmesi ve yapay zeka tabanlı teknolojilerin ticaret süreçlerine daha fazla entegre edilmesiyle, e-ticaret faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde kontrollü ve sürdürülebilir bir büyüme çizgisinde ilerlemesi bekleniyor.

E-ticarette büyüme artık hacimden kaliteye kayıyor

AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan ETİD Başkanı Hakan Çevikoğlu, Türkiye’de e-ticaretin son yıllarda kaydettiği yüksek büyüme ivmesiyle dijital ekonominin temel yapı taşlarından biri haline geldiğini vurguladı.

Çevikoğlu, 2024 yılında e-ticaret hacminin bir önceki yıla göre yüzde 61,7 artarak 3 trilyon lirayı aştığını ve bu performansın 2025 yılı için güçlü bir zemin oluşturduğunu ifade etti.

Perakende e-ticaretteki yüzde 63,7’lik artışa dikkat çeken Çevikoğlu, son beş yılda yıllık bileşik büyüme oranının yüzde 85’in üzerine çıktığını belirterek, tüketici davranışlarındaki olgunlaşmanın sektörün sürdürülebilirliğini artırdığını söyledi.

“E-ticarette büyümenin yalnızca hacim artışına değil, verimlilik, karlılık ve kalite odaklı bir yapıya evrildiğini öngörüyoruz” diyen Çevikoğlu, mobil ticaretin baskın kanal haline gelmesi, hızlı ticaret modellerinin ana akım olması ve yapay zeka destekli kişiselleştirme uygulamalarının yaygınlaşmasının bu dönüşümü hızlandırdığını kaydetti.

2026 için beklenti: Dengeli ve sürdürülebilir büyüme

Çevikoğlu’na göre lojistik altyapısındaki iyileşmelerle birlikte 2026 yılında e-ticaret hacmi istikrarlı ve dengeli bir büyüme eğilimini sürdürecek.

Sektörde artık yalnızca satış hacminin değil, operasyonel verimliliğin ve kârlılığın da ön plana çıktığını belirten Çevikoğlu, bu dönüşümün e-ticaret ekosistemini daha sağlam bir zemine taşıdığını dile getirdi.

İade oranları en çok hangi sektörlerde?

E-ticarette satış hacminin artmasıyla birlikte iade süreçleri de sektörün en önemli gündem başlıklarından biri haline geldi.

Hakan Çevikoğlu, Ticaret Bakanlığı’nın 2024 verilerine göre en yüksek iptal ve iade oranlarının giyim, ayakkabı ve aksesuar kategorilerinde görüldüğünü belirtti.

Bu kategorileri sırasıyla hava yolları, konaklama, spor ve outdoor, elektronik ile beyaz eşya ve küçük ev aletleri sektörlerinin izlediğini söyleyen Çevikoğlu, 2025 yılında da benzer bir tablonun devam ettiğini aktardı.

İade edilen ürünler nasıl değerlendiriliyor?

Çevikoğlu, e-ticarette iade edilen ürünlerin yeniden satışa sunulabilmesinin; ürünün niteliği, ambalaj durumu, lojistik koşullar ve yürürlükteki mevzuata bağlı olarak satıcılar ve platformlar tarafından değerlendirildiğini ifade etti.

Ambalaj bütünlüğü korunmuş, kullanılmamış ve yeniden satış kriterlerini karşılayan ürünlerin tekrar satışa sunulabildiğini belirten Çevikoğlu, özellikle elektronik ve beyaz eşya ürünlerinde bu sürecin daha karmaşık olduğunu vurguladı.

Bu tür ürünlerde iade sırasında fabrika çıkışı ambalaj koşullarının birebir sağlanamamasının, geri sevkiyat esnasında hasar riskini artırdığını ve ürünlerin ikinci el statüsüne düşmesine yol açabildiğini söyledi.

Yenilenmiş ürün modelleri öne çıkıyor

Hijyen gerekçesiyle iadesi mümkün olmayan ürün gruplarının yeniden satış kapsamına alınmadığını hatırlatan Çevikoğlu, yeniden satışa sunulamayan ürünlerin satıcılar açısından ciddi ekonomik değer kaybı yarattığını ifade etti.

Bu kaybın yalnızca ürün bedeliyle sınırlı olmadığını; lojistik, depolama, ayrıştırma ve operasyonel maliyetleri de kapsadığını belirten Çevikoğlu, iade yönetiminin maliyet kontrolü açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Son dönemde yenilenmiş ve ikinci satış modellerinin e-ticaret ekosisteminde ayrı bir uzmanlık alanı olarak geliştiğini belirten Çevikoğlu, bu alana doğrudan odaklanan platformların ortaya çıktığını söyledi.

Bu modellerin, iade edilmiş veya ambalajı açılmış ürünlerin kontrollü biçimde yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağladığını dile getiren Çevikoğlu, kaynak verimliliği ve sürdürülebilirlik açısından da önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

“Bu uygulamalar, tüketicilerin daha uygun fiyatlı ürünlere erişimini mümkün kılarken, ekonomik ömrünü tamamlamamış ürünlerin güvenli şekilde yeniden dolaşıma girmesini sağlıyor” diyen Çevikoğlu, e-ticaretin geleceğinde bu modellerin daha fazla ağırlık kazanacağını sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *