Türkiye'de yerleşik kişilerin ve şirketlerin küresel pazardaki varlığı her geçen yıl daha da güçleniyor. Ticaret Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılı sonu itibarıyla Türk yatırımcıların dünya genelinde 128 farklı ülkede toplam 2 bin 251 doğrudan yatırımı bulunuyor. 2024 yılında 60,1 milyar dolar seviyesinde olan yurt dışı yatırımların toplam sermaye pozisyonu, kayda değer bir artışla 69,2 milyar dolara yükseldi. Yatırımcı ile yurt dışındaki iştirakler arasındaki borç ilişkileri de dahil edildiğinde, net yatırım pozisyonunun büyüklüğü 72,1 milyar doları buluyor. Küreselleşen Türk sermayesi, aynı zamanda Türkiye'nin dış ticaretine de doğrudan katkı sağlıyor; söz konusu yatırımlara 2025 yılında Türkiye'den yapılan ihracat 10,7 milyar dolar, bu yatırımlardan yapılan ithalat ise 8,1 milyar dolar olarak kayıtlara geçti.
Avrupa ve Hollanda Türk sermayesinin ana üssü oldu
Türk yatırımlarının coğrafi dağılımı incelendiğinde, Avrupa kıtasının ezici bir üstünlüğe sahip olduğu görülüyor. Toplam 2 bin 251 yatırımın 846'sı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde yer alırken; Birleşik Krallık, Rusya, İsviçre, Norveç ve Balkanlar gibi "diğer Avrupa ülkeleri" grubunda ise 464 yatırım bulunuyor. Sermaye büyüklüğü açısından bakıldığında, AB ülkeleri yüzde 53,1 pay ve 36,7 milyar dolarlık hacimle aslan payını alıyor. Ülke bazında ise Hollanda, 223 yatırım ve 26 milyar 142 milyon dolarlık sermaye pozisyonuyla Türk yatırımcıların açık ara ilk tercihi konumunda. Hollanda'yı sadece 4 yatırımla finansal bir merkez olan Jersey bölgesi (4,7 milyar dolar) izlerken, Birleşik Krallık 3,9 milyar dolar ve ABD 3,8 milyar dolarlık Türk yatırımıyla öne çıkan diğer ülkeler oldu.
Finans ve holding faaliyetleri ilk sırada
Sektörel dağılımda Türk yatırımcıların yurt dışında en çok finansal araçları ve kurumsal yapılanmaları tercih ettiği net bir şekilde ortaya çıkıyor. Yurt dışı yatırımların yüzde 62'lik büyük bir bölümünü finans ve sigorta faaliyetleri oluştururken, bu alanın en ağırlıklı kısmını holding şirketlerinin faaliyetleri oluşturdu. Küresel pazarda riskleri dağıtmak ve uluslararası operasyonları yönetmek adına tercih edilen bu sektörü, yüzde 7,8 ile madencilik ve taş ocakçılığı, yüzde 5,1 ile toptan ve perakende ticaret izledi. Diğer öne çıkan sektörler ise yüzde 4,2 ile ana metal sanayisi, yüzde 3,8 ile ulaştırma-depolama ve yüzde 2,9 ile gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı olarak sıralandı.