Hazine ve Maliye Bakanlığı, iş dünyasını ve yatırım ekosistemini yakından ilgilendiren Kurumlar Vergisi Genel Tebliği’nde kapsamlı bir revizyona gitti. Resmî Gazete’nin 33263 sayılı bugünkü nüshasında yayımlanan tebliğle, özellikle fon ve yatırım ortaklıklarının kazanç istisnalarından yararlanabilme şartları ile asgari kurumlar vergisi uygulamalarındaki gri alanlar net bir hukuki çerçeveye oturtuldu.
Fon ve Yatırım Ortaklıklarında Net Kazanç Esası
Yapılan düzenlemeyle, emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere fon ve yatırım ortaklıklarının taşınmazlardan elde ettikleri kazançlara yönelik uygulanan kurumlar vergisi istisnasının şartları somutlaştırıldı. Kanunen getirilen, taşınmaz kazançlarının en az %50’sini pay sahiplerine dağıtma zorunluluğunda kâr dağıtımına esas tutarın "net kazanç" üzerinden hesaplanacağı kurala bağlandı. Buna göre, taşınmazlardan elde edilen hasılattan, doğrudan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen giderler ve amortismanlar düşülecek.
Ayrıca 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren elde edilen kazançlar kapsamında dağıtılan avans kâr payları da yasal kâr dağıtımı hesabına dahil edilecek. Şirketlerin taşınmaz faaliyetlerinin veya toplam ticari bilançolarının zararla sonuçlanması durumunda ise kâr dağıtım şartı aranmayacak. Birden fazla alanda faaliyet gösteren ortaklıklarda, müşterek genel giderlerin faaliyetlerin maliyet oranına göre paylaştırılması zorunlu olacak.
İstisna Uygulamalarında Faaliyet ve İşlem Ayrımı
Tebliğe eklenen yeni bölümlerle, kurumlar vergisinden istisna tutulan kazançlarda kâr ve zararların nasıl değerlendirileceği "faaliyet esaslı" ve "işlem esaslı" olmak üzere iki ana kategoride düzenlendi:
Faaliyet Esaslı İstisnalar: Belirli bir bölge veya sektöre özgülenen istisnalarda (Teknoloji Geliştirme Bölgeleri, Serbest Bölgeler veya yurt dışı şube kazançları gibi) ilgili faaliyetler hesap dönemi içinde bir bütün olarak ele alınacak. Bu kapsamda, teknoparktaki bir projeden doğan zarar, aynı bölgedeki kazançlı başka bir projenin gelirinden mahsup edilebilecek.
İşlem Esaslı İstisnalar: Taşınmaz satış kazancı veya iştirak hissesi satışı gibi işleme bağlı durumlarda ise her işlem bağımsız kabul edilecek. Bir taşınmaz satışından doğan kâr istisnaya konu edilirken, bir diğer taşınmaz satışından kaynaklanan zarar bu kazançtan düşülemeyecek ve ayrıca dikkate alınacak.
Yatırım Teşviklerinde "Revizyon" Sınırı
Yurt içi asgari kurumlar vergisi uygulamasına yönelik de kritik bir sınırlama getirildi. Yeni tebliğe göre, asgari kurumlar vergisinden indirilebilecek yatırıma katkı tutarının tespitinde, 2 Ağustos 2024 tarihinden önce alınan yatırım teşvik belgelerinde yer alan mevcut yatırım tutarları baz alınacak. Bu tarihten sonra ilgili yatırım teşvik belgesinde revizyon (güncelleme) yapılarak ortaya çıkarılan yatırım tutarı artışları, asgari kurumlar vergisi indirim hesabına hiçbir şekilde dahil edilmeyecek.