Küresel ölçekte üniversite mezunları, son yılların en rekabetçi ve daralan iş gücü piyasalarından biriyle karşı karşıya kalmış durumda. Pandemi sonrası dönemde kariyerinin başındaki çalışanlara yönelik istihdam fırsatlarının en düşük seviyelere gerilediğini belirten ekonomistler, gençlerin iş arama süreçlerinin giderek uzadığına dikkat çekiyor. Ekonomik araştırma şirketi Moody's Analytics verilerine göre; finans, profesyonel hizmetler ve sağlık gibi yeni mezunların yoğun ilgi gösterdiği kritik sektörlerde dahi işe alım hızları pandemi döneminden bu yana en düşük seviyelerde seyrediyor.
Mezunlar eğitim seviyelerinin altındaki işlerde çalışıyor
İstihdam piyasasında yaşanan bu daralma, gençleri beklentilerini düşürmeye ve eğitim düzeylerinin altındaki pozisyonlara yönelmeye zorluyor. New York Fed tarafından paylaşılan güncel veriler, yeni mezunlar arasında üniversite diploması gerektirmeyen işlerde istihdam edilenlerin oranının yüzde 41,5'e ulaştığını ortaya koyuyor. Uzmanlar, iş arayanların 2022 yılındaki gibi seçici davranabileceği esnek koşulların tamamen geride kaldığını, bu nedenle adayların daha uzun süre beklemeye ve alternatif seçenekleri değerlendirmeye hazır olması gerektiğini vurguluyor.
Yapay zeka yatırımları deneyimsiz işe alımları baltalıyor
Piyasadaki bu yapısal dönüşümün en önemli katalizörlerinden biri olarak şirketlerin yapay zeka yatırımları öne çıkıyor. Büyük ölçekli firmalar, bir yandan operasyonel maliyetleri kısmak amacıyla personel sayılarını azaltırken, diğer yandan yapay zeka teknolojilerine devasa kaynaklar ayırıyor. Şirketlerin verimlilik artışı beklentisiyle özellikle deneyimsiz ve yetiştirilmek üzere alınan çalışan kadrolarını daraltması, kariyerinin henüz başındaki gençlerin iş bulma şansını doğrudan düşürüyor.
Staj programları ve geçici pozisyonlar çıkış yolu olabilir
İş gücü uzmanları, yeni mezunların kariyer basamaklarına doğrudan hayal ettikleri ideal pozisyonlardan başlamasının mevcut ekonomik iklimde pek mümkün olmadığını ifade ediyor. Tam zamanlı iş bulmakta zorlanan gençlere; staj programları, sözleşmeli projeler ve geçici pozisyonları birer geçiş basamağı olarak değerlendirmeleri öneriliyor. Nitekim iş ilanı platformu Indeed’in verileri de tam zamanlı kadrolara kıyasla stajyer pozisyonlarına yönelik talebin güçlü seyrini koruduğunu ve bu kanalların kalıcı iş tekliflerine ulaşmada kritik bir köprü görevi gördüğünü gösteriyor.
Küçük şirketler ve sosyal medya yeni kariyer kapıları açıyor
Gençlerin yalnızca küresel ve büyük markalara odaklanması da iş arama sürecini çıkmaza sokan faktörler arasında yer alıyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ), gençlere daha geniş sorumluluk alanları ve üst düzey yöneticilerle doğrudan çalışma fırsatı sunarak kariyer gelişimini ciddi oranda hızlandırabiliyor. ABD Ulusal Bağımsız İşletmeler Federasyonu (NFIB) verileri de küçük işletmelerin yaklaşık üçte birinin dolduramadığı açık pozisyonlara sahip olduğunu doğruluyor.
Öte yandan, geleneksel başvuru yöntemlerinin yanı sıra sosyal medyanın yaratıcı kullanımı da öne çıkıyor. Örneğin; Dartmouth College mezunu Anya Roodnitsky'nin yüzlerce kurumsal başvurudan sonuç alamadıktan sonra Instagram'da paylaştığı eğlenceli iş arama videosunun viral olması, onun kısa sürede bir enerji şirketinde istihdam edilmesini sağladı. Bu durum, ilan sitelerine bağımlı kalmak yerine profesyonel ağları ve dijital kimliği aktif yönetmenin önemini bir kez daha kanıtlıyor.