Altın, yılbaşında sergilediği sert yükseliş eğiliminin ardından yaşadığı kayıpları artırıp artırmayacağını ya da yeniden güçlü bir zemin oluşturup oluşturamayacağını belirleyecek potansiyel bir dönüm noktasına doğru ilerliyor. Fiyatlar üzerindeki baskı, yılın hemen başında görülen agresif tırmanışın ardından 30 Ocak'ta yaşanan ani ve hızlı düşüş hareketiyle başladı. Teknik analistler bu tür sert fiyat hareketlerini “blow-off top” (tükeniş zirvesi) olarak tanımlıyor. Söz konusu formasyon, piyasalarda çoğu zaman bir yükseliş trendinin tepe noktasına ulaşıldığını ve trendin sonlandığını gösteriyor.
Daha düşük zirveler düşüş eğilimini destekliyor
30 Ocak'taki sert düşüşün ardından altının gerçekleştirdiği toparlanma çabaları, her seferinde bir önceki tepenin altında kalan daha düşük zirvelerle sınırlı kaldı. Teknik analizde bu görünüm, piyasada satıcıların baskın olduğunu ve düşüş eğiliminin korunduğunu kanıtlayan en önemli işaretlerden biri olarak değerlendiriliyor. Yaşanan bu gerileme dalgası, ons altın fiyatını yaklaşık 4 bin 394 dolar seviyesindeki 200 günlük hareketli ortalamasına kadar yaklaştırdı.
Kritik seviyede üçlü teknik kesişim izleniyor
Teknik analistler, fiyatlardaki kısa vadeli dalgalanmaları ve gürültüleri filtreleyerek ana eğilimi daha net görebilmek adına hareketli ortalamaları kullanıyor. Bu göstergeler arasında 200 günlük hareketli ortalama, uzun vadeli trendin yönünün anlaşılması açısından kurumsal yatırımcılar tarafından özellikle yakından takip ediliyor. Altında bu seviyenin önemi; 4 bin 381,21 dolar seviyesindeki Ekim zirvesine ve 4 bin 417 dolar civarından geçen alt Bollinger bandına olan yakınlığı nedeniyle daha da artıyor. Geçmiş zirveler teknik analizde önemli referans ve destek noktaları olarak görülürken, Bollinger bantları ise volatiliteyi değerlendirmek ve fiyat momentumunu ölçmek için izleniyor.
Aşağı yönlü kırılma durumunda Mart dibi hedef olabilir
Ekim zirvesi, alt Bollinger bandı ve 200 günlük hareketli ortalamanın işaret ettiği bu yoğun destek bölgesinin aşağı yönlü net bir şekilde kırılması, altında daha fazla düşüş beklentisini kuvvetlendirebilir. Söz konusu kritik bölgenin altında kalıcı ve hacimli hareketlerin oluşması halinde, altının mart ayında test ettiği en düşük seviye olan 4 bin 97,99 dolara doğru gerileyebileceği değerlendiriliyor. Bu seviyenin de altına inilmesi, piyasadaki ayı eğilimini ve düşüş beklentilerini iyice pekiştirebilir.
Toparlanmanın şifresi bu ayın zirvesinde gizli
Buna karşın, mevcut fiyat hareketleri ve diğer teknik göstergeler, bu kritik bölgede alıcılar ile satıcılar arasında belirgin bir mücadelenin yaşandığını gösteriyor. Altının bu ay içinde gördüğü 4 bin 773,14 dolar seviyesinin üzerine yeniden çıkması, daha fazla kayıp yaşanacağı yönündeki endişeleri büyük ölçüde hafifletebilir. Böyle bir yukarı yönlü hareket, piyasada kalıcı bir toparlanma eğiliminin oluşmasına ve yeni bir zemin hazırlanmasına katkı sağlayabilir.