ABD ile İran arasında karşılıklı düzenlenen yeni askeri saldırılar, Orta Doğu'da zaten kırılgan olan dengeleri yeniden sarstı. ABD ordusunun İran'a ait bir insansız hava aracı operasyonunu hedef alması ve Tahran yönetiminin Kuveyt'teki bir ABD hava üssüne misilleme yaptığını açıklaması, bölgede barış umutlarını zayıflattı. Bu jeopolitik tırmanış, küresel enerji koridorlarındaki tedarik endişelerini tetikleyerek petrol fiyatlarında sert yükselişleri beraberinde getirdi.
Petrol fiyatlarında Hürmüz baskısı
Brent petrolün varil fiyatı yüzde 3,6 artışla 97,71 dolara ulaşırken, ABD ham petrolü yüzde 3,8 değer kazanarak 92,05 dolara tırmandı. Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda trafiğin halen son derece sınırlı düzeyde seyretmesi, fiyatlardaki yukarı yönlü ivmeyi destekliyor. Jeo-ekonomi analistleri, boğazdan geçişler için sigorta maliyetlerinin aşırı yükseldiğini ve bölgedeki belirsizliklerin sürdüğünü belirtiyor. Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, ABD 10 yıllık tahvil faizlerini de 4 baz puan artışla yüzde 4,526’ya taşıyarak küresel enflasyon beklentilerini artırdı.

Küresel borsalarda sert satış dalgası
Artan jeopolitik riskler, Asya ve Avrupa borsalarında sert satışları beraberinde getirdi. Japonya’da Nikkei endeksi yüzde 1,4, Güney Kore hisseleri yüzde 3,2 oranında gerilerken, Japonya hariç Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi yüzde 2,1 düşüş kaydetti. Avrupa ve ABD vadeli işlemlerinde de satıcılı seyir hakim oldu; EUROSTOXX 50 kontratları yüzde 1,2, Nasdaq vadeli işlemleri ise yüzde 0,8 değer kaybetti. Yatırımcıların risk iştahının azalmasıyla birlikte emtia piyasasında da hareketlilik yaşandı; altın fiyatları yüzde 1,8 düşüşle ons başına 4 bin 374 dolara geriledi.
Piyasaların gözü ABD enflasyon verisinde
Finans dünyasının bir diğer önemli odağı ise ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yakından takip ettiği kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisi oldu. Yakıt fiyatlarındaki artışın etkisiyle manşet PCE’nin son üç yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 3,8’e ulaşması bekleniyor. Çekirdek PCE’nin ise yıllık bazda yüzde 3,3’e yükselmesi öngörülüyor. Fed'in yüzde 2'lik hedefinin oldukça üzerinde seyreden bu tahminler, banka üyeleri arasında gevşeme politikasının terk edilmesi ve yeni faiz artırımlarının gündeme alınması gerektiği yönündeki tartışmaları alevlendirdi. Piyasalarda, yıl sonuna kadar bir faiz artırımı ihtimali yüzde 50 olarak fiyatlanırken, güçlü duruşunu koruyan dolar endeksi 99,506 seviyesinde dengelendi.