Küba Devrimci Silahlı Kuvvetleri Bakanlığı (MINFAR) tarafından yapılan resmi açıklamada, Küba topraklarında yer alan Guantanamo Körfezi Deniz Üssü sınır hattında, ABD Güney Saha Komutanlığı'ndan üst düzey yetkililerle tarafların karşılıklı mutabakatı çerçevesinde kritik bir görüşme gerçekleştirildiği ifade edildi. Askeri yerleşkenin sınır güvenliğine ilişkin operasyonel konuların detaylı şekilde ele alındığı toplantı, her iki tarafça da olumlu olarak değerlendirildi. İki askeri komutanlık arasındaki diplomatik ve askeri iletişimin kesintisiz sürdürülmesi konusunda tam mutabakata varıldı.
Guantanamo sınırında sıra dışı zirve
Küba yerel basınında geniş yer bulan haberlere göre, iki ülkeyi karşı karşıya getiren güvenlik kaygılarının masaya yatırıldığı bu olağanüstü toplantıda Küba heyetine Genelkurmay Başkanı Roberto Legra Sotolongo başkanlık etti. Görüşmenin, son dönemde iki ülke arasında tırmanan karşılıklı istihbarat ve askeri konuşlanma iddialarının ardından gelmesi diplomatik çevrelerde stratejik bir hamle olarak yorumlandı.
Pentagon ve CIA'in 'Küba' mesaisi
Söz konusu askeri zirve, Washington yönetiminin Küba'ya yönelik güvenlik endişelerini yüksek sesle dile getirdiği bir döneme denk geldi. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 12 Mayıs'ta Kongre'de yaptığı konuşmada doğrudan Küba'yı işaret ederek, "Uzun zamandır, yabancı bir düşmanın kıyılarımıza bu kadar yakın bir konumu kullanmasının son derece sorunlu olduğundan endişe duyuyoruz" ifadelerini kullanmıştı. Bu uyarının hemen ardından, 14 Mayıs'ta Küba'ya sürpriz bir ziyaret gerçekleştiren CIA Direktörü John Ratcliffe, Küba İçişleri Bakanlığı temsilcileriyle bölgesel ve uluslararası güvenlik başlıklarını içeren kritik temaslarda bulunmuştu.
"Küba, ABD için hiçbir zaman bir tehdit olmadı"
ABD'den gelen düşman unsurların adayı üs olarak kullandığı yönündeki iddialara Küba diplomasisinden sert yalanlama geldi. Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, Prensa Latina ajansına verdiği özel demeçte, Washington'ın iddialarını kesin bir dille reddetti. Rodriguez, Küba'nın ABD için "hiçbir zaman ulusal güvenliğe yönelik olağan dışı veya olağanüstü bir tehdit olmadığını ve asla olamayacağını" vurgulayarak, gerilimi tırmandıran açıklamalara tepki gösterdi.