ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlenen Kabine Toplantısı'nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak İran ile devam eden müzakerelere ilişkin çok kritik mesajlar verdi. Tahran yönetiminin ABD ile bir anlaşma yapma konusunda "çok kararlı" olduğunu belirten Trump, mevcut aşamadan henüz tamamen memnun olmadıklarını dile getirdi. Sürecin başarısızlıkla sonuçlanması ihtimaline değinen Trump, "Belki geri dönüp işi bitirmek zorunda kalacağız, belki de kalmayacağız" diyerek anlaşma sağlanamaması durumunda askeri müdahalelerin yeniden başlayabileceği sinyalini verdi.

Toplantıda öne çıkan en önemli detaylardan biri de yaptırımlar ve anlaşmanın niteliği oldu. Trump, İran nükleer uranyum stoklarından vazgeçse bile yaptırımların tamamen kaldırılmayacağını vurguladı. "Kötü bir anlaşma" imzalamayacağını belirten Trump, uzlaşının kendisi için tamamen kusursuz ve eksiksiz olması gerektiğini ifade etti. Öte yandan Beyaz Saray, İran devlet medyasında yer alan ve ABD'nin bölgedeki ablukayı kaldırmayı taahhüt ettiğine dair taslak anlaşma iddialarını "tamamen uydurma" diyerek net bir dille yalanladı.
Hürmüz Boğazı uluslararası koruma altında olacak
Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki işleyişe de değinen ABD Başkanı, bölgenin statüsüne dair net bir duruş sergiledi. Boğazın uluslararası sular olarak herkese açık kalacağını belirten Trump, "Hürmüz Boğazı İran'ın kontrolünde olmayacak. Kimse onu kontrol edemeyecek, güvenliğini biz sağlayacağız" dedi.

Rubio: Diplomasi önceliğimiz ancak başka seçeneklerimiz de var
Toplantıda hazır bulunan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da yürütülen diplomatik temaslar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Görüşmelerde bazı ilerlemelerin ve karşılıklı ilginin mevcut olduğunu aktaran Rubio, önümüzdeki birkaç saat ve gün içinde somut bir mesafe katedilip katedilemeyeceğinin netleşeceğini söyledi. Washington yönetiminin sorunun çözümü için öncelikle diplomatik kanalları sonuna kadar zorlayacağını belirten Rubio, bu yolla sonuç alınamaması hâlinde masada başka askeri ve siyasi seçeneklerin de hazır bekletildiğini hatırlattı.
Bölge ülkelerine Abraham Anlaşması baskısı
Donald Trump; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar ve diğer bölge ülkelerinin Abraham Anlaşması sürecine derhal dahil olmalarını arzu ettiğini yineledi. ABD heyetinin bu konu üzerinde yoğun bir mesai harcadığını ifade eden Trump, "Amacımız bu ülkelerin Abraham Anlaşması'na katılımını sağlamaktır. Bunu gerçekleştirilerse tarihi bir başarı ortaya çıkacaktır. Bence bunu yapmalılar; dürüst olmak gerekirse, bunu bize borçlu olduklarını düşünüyorum" şeklinde konuştu. Bölge ülkelerinin bu sürece katılımının önemine dikkat çeken Trump, Abraham Anlaşması'nın genişletilmemesi durumunda İran ile yapılacak bir anlaşmanın gerekliliğinden emin olmadığını da sözlerine ekledi.
Rusya ve Çin seçeneğine sıcak bakılmıyor
İran'ın nükleer kapasitesinin geleceği hakkında da konuşan Trump, Rusya veya Çin'in İran'ın nükleer stoklarının kontrolünü ele geçirmesi fikrine tamamen karşı olduğunu belirtti. Gazetecilerin böyle bir senaryoyu kabul edip etmeyeceğine yönelik sorusunu yanıtlayan ABD Başkanı, bu durumun kendisini hiçbir şekilde "rahat ve konforlu hissettirmeyeceğini" ifade etti.