ABD Adalet Bakanlığı tarafından kamuoyuna açıklanan Jeffrey Epstein belgeleri, yeni isimleri gündeme taşımaya devam ediyor. Milyonlarca sayfalık belge setinde, Türkiye Gazetesi ve TGRT Haber’i de bünyesinde bulunduran İhlas Holding’in CEO’su Ahmet Mücahit Ören’in yazışmaları da yer aldı.
Belgelere göre, 2004 yılında Ahmet Mücahit Ören ile Epstein’in suç ortağı olarak bilinen Ghislaine Maxwell arasında e-posta trafiği yaşandı. Yazışmalarda, Maxwell’in Ören’den biyografisini talep ettiği ve iş insanı Richard Branson hakkında dikkat çeken ifadeler kullandığı görüldü.
Maxwell’in gönderdiği e-postada, “Bunu almayı dört gözle bekliyorum. Ayrıca bana kim olduğundan bahseden bir biyografini gönderebilirsen, bunu söylemekten nefret ediyorum ancak Richard (Branson) bir züppe ve sosyal statü avcısıdır.” ifadelerine yer verdiği aktarıldı.
Ören’in Maxwell’e yanıtında ise, Uluslararası Televizyon Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nden Branson’a yazılmış bir mektubu ve özgeçmişini ilettiği, yardımından dolayı teşekkür ettiği görüldü. Maxwell’in birkaç gün sonra “Bunu Pazartesi günü halledeceğim ve seni haberdar edeceğim.” şeklinde cevap verdiği kaydedildi.
Belgelere yansıyan bir diğer detayda, Ören’in teşekkür mesajında “Ayrıca daha ‘yaramaz’ olmak için sizden daha çok şey öğrenmeliyim.” ifadelerini kullandığı yer aldı.
Epstein’in uzun yıllar ortağı ve kız arkadaşı olan Ghislaine Maxwell, 2022 yılında reşit olmayan kız çocuklarını istismar etmek ve insan ticareti yapmak suçlarından 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.
Belgelerde adı geçen Richard Branson’ın da Virgin Group’un kurucusu olduğu, Epstein ile yazışmalarında dikkat çeken ifadeler kullandığının dosyalara yansıdığı belirtildi.
Jeffrey Epstein, 18 yaş altındaki çok sayıda kız çocuğuna cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken, 10 Ağustos 2019’da New York’taki cezaevinde ölü bulunmuştu. ABD’li yetkililer, Epstein’in ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı.
Açıklanan dava dosyalarında Prens Andrew’dan eski ABD başkanlarına, siyasetçilerden ünlü isimlere kadar birçok kişinin adının geçtiği, ancak FBI’ın “müşteri listesi” bulunduğuna dair bir kanıta ulaşamadığını duyurduğu da belgelerde hatırlatıldı.