ABD Başkanı Donald Trump, İran ile 6 Şubat Cuma günü Umman’ın başkenti Maskat’ta gerçekleştirilmesi planlanan kritik görüşmeler öncesinde NBC News’e verdiği demeçte, Tahran’ın nükleer faaliyetlerine ilişkin çarpıcı istihbarat bilgilerini paylaştı. Trump, ABD ordusunun geçmişteki hava saldırılarıyla hedef aldığı İran nükleer tesislerinin kullanılamaz hale geldiğini, ancak Tahran yönetiminin programı yeniden canlandırma arayışında olduğunu iddia etti.
"Yeni Tesis Girişimi Tespit Edildi"
Başkan Trump, İranlı yetkililerin daha önce vurulan sahalara geri dönmeye çalıştığını ancak bu bölgelerin "tamamen yok edilmiş olması" (total obliteration) nedeniyle tesislere yaklaşamadıklarını belirtti. İstihbarat raporlarına dayandırdığı açıklamasında Trump, İran’ın ülkenin farklı bir noktasında yeni bir nükleer tesis kurmayı planladığını öne sürerek şu ifadeleri kullandı:
"Bunu öğrendik ve onlara çok net bir mesaj ilettim: 'Eğer bunu yaparsanız, size çok kötü şeyler yaparız, sonuçları çok ağır olur.'"

Müzakere Masasında "Her Şey" Olacak
ABD ve müttefiki İsrail, İran’ı nükleer silah elde etmeye çalışmakla suçlarken, Tahran yönetimi programın sadece elektrik üretimi gibi barışçıl amaçlar taşıdığında ısrar ediyor. Cuma günü Maskat’ta yapılacak görüşmelerin kapsamı ise şimdiden tartışma konusu oldu.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müzakerelerin sadece nükleer dosyayla sınırlı kalmayacağını vurguladı. Rubio, anlamlı bir sonuç elde edilmesi için İran’ın balistik füze menzili, bölgesel vekil güçlere verdiği destek ve insan hakları ihlalleri gibi başlıkların da masada olması gerektiğini belirtti. (Öte yandan diplomatik kaynaklar, görüşme yerinin daha önce Türkiye olarak düşünüldüğünü ancak son dakika trafiğiyle ibrenin Umman'a döndüğünü belirtiyor.)
Arka Plan: "Gece Yarısı Çekici" Operasyonu
Mevcut gerilimin kökleri, geçtiğimiz yıl yaşanan sıcak çatışmalara dayanıyor. İsrail, 13 Haziran 2025’te İran’daki askeri ve nükleer tesislere geniş çaplı bir saldırı başlatmıştı. Bu sürece açıktan destek veren ABD ise 22 Haziran 2025’te, "Gece Yarısı Çekici" adını verdiği operasyonla devreye girmişti.
Söz konusu operasyonda, İran’ın Natanz, Fordo ve İsfahan’daki üç kritik nükleer tesisi, sadece ABD envanterinde bulunan özel yapım "sığınak delici" bombalarla hedef alınmıştı. Trump o dönem saldırıları "büyük bir başarı" olarak nitelendirse de sızan hasar tespit raporları, İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen yok edilmediğini, yalnızca "birkaç ay geriye götürüldüğünü" ortaya koymuştu.