NASA’nın Ay’a yeniden insan göndermeyi hedefleyen Artemis programı planlandığı gibi ilerlese de, perde arkasında kritik tartışmalar yaşanıyor. Artemis II ve Artemis III görevleri için hazırlıklar sürerken, özellikle astronotların Ay yüzeyindeki güvenliği ve fiziksel dayanıklılığına dair endişeler giderek artıyor.
Artemis I görevi sırasında Orion uzay aracının ısı kalkanında tespit edilen beklenmedik aşınmalar, NASA’yı dönüş rotasında riskli sayılabilecek bazı güncellemeler yapmaya zorladı. Ancak uzmanlara göre asıl dikkat çeken konu, astronotların Ay yüzeyinde giyeceği yeni nesil AxEMU uzay kıyafetleri oldu.
Axiom Space tarafından geliştirilen AxEMU kıyafetleri, teknolojik açıdan ileri özellikler sunmasına rağmen ağırlıklarıyla gündeme geldi. Dünya koşullarında yaklaşık 136 kilogram gelen bu kıyafetler, Apollo görevlerinde kullanılan Armstrong kıyafetlerinden bile daha ağır. Ay’ın düşük yer çekimi bu yükü bir miktar hafifletse de, deneyimli astronotlar bunun ciddi bir fiziksel sınav anlamına geldiğini vurguluyor.
Eski astronot Kate Rubins’e göre Ay’da yapılan bir dış görev, arka arkaya birkaç maraton koşmaya eşdeğer. Astronotlar günde dokuz saate kadar bu kıyafetlerin içinde kalıyor, üstelik uykusuzluk ve zorlu çevre koşullarıyla mücadele ediyor. Artemis III planlamasında astronotların yanında herhangi bir araç bulunmaması, yükü daha da artırıyor. Aletler, numune kapları ve yaşam destek sistemleri tamamen insan gücüyle taşınacak.
Öte yandan AxEMU kıyafetlerinin avantajları da bulunuyor. Arkadan girişli tasarımı sayesinde astronotlar bu kıyafetleri tek başlarına giyebiliyor. Ayrıca farklı vücut tiplerine uyarlanabiliyor ve bacak ile üst gövde hareketlerini destekleyecek şekilde geliştirildiği belirtiliyor.
Buna rağmen Apollo 17 astronotu Harrison Schmitt’in yıllar önce dile getirdiği “yarı ağırlık, dört kat hareketlilik” idealinin hâlâ uzağında olunduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, artan hareket kabiliyetine rağmen kıyafetlerin yüksek kütlesinin astronotların Ay’daki dayanıklılığını nasıl etkileyeceğinin henüz netleşmediğini belirtiyor.
NASA’nın Ay’a dönüş yolculuğu tarihi bir adım olarak görülse de, modern astronotların Ay yüzeyinde karşılaşacağı fiziksel sınav, programın en büyük bilinmezlerinden biri olmaya devam ediyor.