Sağlık teknolojilerinde dünya çapında devrim yaratması beklenen bir buluşa imza atan MIT araştırmacısı Doç. Dr. Canan Dağdeviren, meme kanserinin erken teşhisini ev ortamına taşıyan esnek ve giyilebilir ultrason cihazına dair kritik gelişmeleri aktardı. Sütyen içerisine entegre edilebilen bu yenilikçi teknoloji, özellikle rutin mamografi taramaları arasındaki dönemde gözden kaçabilecek tümörlerin erkenden yakalanmasını amaçlıyor.
Nefes'ten Şehriban Kıraç'ın haberine göre cihazın klinik süreçleri büyük bir hızla ilerliyor. Geliştirilen "elektronik sütyen" prototipinin şu ana kadar 100 kadın üzerinde başarıyla denendiğini belirten Dağdeviren; cihazın yaygın kullanıma sunulması, gerekli küresel onayların alınması ve şirketleşme sürecinin resmi olarak başlatılabilmesi için 900 kadın üzerinde daha test gerçekleştirileceğini açıkladı. Laboratuvar ekibi, önümüzdeki eylül ayından itibaren projenin ticari hatlarını oluşturacak şirketleşme adımlarına yoğunlaşacak.
Jeff Bezos'un roketiyle uzay testine çıktı
Giyilebilir sağlık teknolojisinin dünya sınırlarını aşan bir test sürecinden geçtiği de ortaya çıktı. Geliştirilen cihaz, geçtiğimiz nisan ayında Amazon'un kurucusu Jeff Bezos'un şirketi Blue Origin'e ait bir roketle uzay yolculuğuna çıkan 6 kadın astronot eşliğinde uzaya gönderildi. Bu stratejik hamle sayesinde cihazın, uzaydaki yoğun radyasyon ortamı gibi ekstrem koşullarda gösterdiği performans ve dayanıklılık başarıyla test edilmiş oldu.
Yapay zeka ile evde 3 boyutlu tarama raporu
Kullanımı için hiçbir uzmanlık ya da ultrason jeli gerektirmeyen bu esnek aparat, meme dokusunu farklı açılardan gerçek zamanlı olarak izleyebiliyor. Cihazın ürettiği 3 boyutlu video verileri, akıllı telefon veya bilgisayarlar aracılığıyla doğrudan uzmanlara aktarılacak. Sisteme entegre edilen yapay zeka destekli yazılımlar, toplayacağı düzenli verileri analiz ederek doktorlara, radyologlara ve ultrasonografi uzmanlarına rehberlik edecek detaylı raporlar sunacak.
Doç. Dr. Canan Dağdeviren, teknolojinin mamografinin yerine geçmediğini, aksine onu destekleyen güçlü bir ev tipi ultrason işlevi göreceğini vurguladı. Dağdeviren, ilerleyen süreçte bu teknolojinin boyut olarak daha da küçüleceğini, bir ruj ya da fondöten gibi kadınların çantalarında kolaylıkla taşıyabileceği bir forma kavuşacağını belirtti.
2 bin dolarlık tarama maliyeti 3 dolara düşecek
Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri de küresel sağlık sistemindeki erişilebilirlik sorununu çözecek olan düşük maliyeti. Günümüzde gelişmiş bir ultrason taramasının hastaya maliyetinin yaklaşık 2 bin doları bulabildiğine dikkat çeken Dağdeviren, seri üretime geçildiğinde bu cihazın "bir fincan kahveden, yani 3 dolardan bile daha ucuz" olacağını ifade etti. Bu düşük maliyet, düzenli tarama imkanına sahip olmayan milyonlarca kadına erken teşhis şansı tanıyacak. Öte yandan bilim insanı, geliştirdikleri esnek piezoelektrik platform tasarımının gelecekte mesane ve böbrek gibi diğer hayati organların hastalıklarını izlemek üzere yeni modellere de uyarlanabileceğini sözlerine ekledi.