Küresel Dolandırıcılıkla Mücadele İttifakı (GASA) tarafından 15 Avrupa ülkesinde 22 binden fazla kişiyle yürütülen kapsamlı bir araştırma, kıtadaki siber dolandırıcılığın ürkütücü boyutlarını gözler önüne serdi. Rapora göre, Avrupa'daki yetişkinlerin yüzde 75'i son bir yıl içinde en az bir kez dolandırıcılık girişimiyle karşı karşıya kaldı. Katılımcıların büyük çoğunluğu bu tuzakları ayırt edebileceğini savsa da hedef alınanların yüzde 8'i dolandırıcılarla etkileşime girmekten kaçınamadı. Toplamda yıllık 50 milyar euroya ulaşan bu küresel dalga, ebeveynlerin yüzde 16'sının beyanına göre çocukları da kıskacına almış durumda. Kişi başına düşen ortalama zararın 2 bin 735 doları bulduğu bu ekosistemde en yüksek kayıplar İsviçre, Danimarka ve Belçika'da kaydedilirken, Almanya tek başına 10,6 milyar euroluk fatura ile karşı karşıya kaldı. Yaşanan mağduriyetlerin yalnızca yüzde 39'unun resmi makamlara bildirilmesi ise siber suçların gri alanının ne kadar geniş olduğunu gösteriyor.
Güneydoğu Asya'nın siber dolandırıcılık üsleri
Avrupa'yı hedef alan dijital tehditlerin ana kaynağı büyük ölçüde Güneydoğu Asya merkezli organize yapılara dayanıyor. ABD Barış Enstitüsü verilerine göre, Kamboçya'daki siber dolandırıcılık sektörünün yıllık hacmi 11 milyar euroya ulaşarak ülke ekonomisinin resmi gayrisafi yurt içi hasılasının neredeyse yarısına denk geliyor. Myanmar ve Laos'taki ağlar da eklendiğinde, bölgedeki suç örgütlerinin her yıl küresel sistemden çaldığı tutar 37,9 milyar euroyu aşıyor. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi'nin (UNODC) raporları da bu endüstriyel ölçekteki merkezlerin yıllık net kârının 34 milyar euro civarında olduğunu doğruluyor. Sınır hatlarında askeri gerilimlere ve ulusal güvenlik tehditlerine yol açan bu devasa suç endüstrisi, büyük oranda Çin menşeili organize gruplar tarafından yönetiliyor. Kendi vatandaşlarının da mağduriyetinin artması üzerine Pekin yönetimi, Kamboçya ve Myanmar'a baskı uygulayarak suç liderlerinin iadesini talep etse de operasyonlar şebekeleri çökertmek yerine sadece coğrafi olarak yer değiştirmelerine neden oluyor.
ABD yaptırımlarla yüklenirken Avrupa geride kaldı
Siber suç fabrikalarına karşı yürütülen küresel mücadelede Washington ile Brüksel arasında ciddi bir hız ve kararlılık farkı göze çarpıyor. ABD Hazine Bakanlığı, Birleşik Krallık ile koordineli olarak Kamboçya merkezli devasa suç ağlarıyla ilişkili 146 kişi ve kuruma ağır yaptırımlar uyguladı. ABD Adalet Bakanlığı, milyarlarca dolarlık kripto para müsadere operasyonları başlatıp suç baronlarına davalar açarken; Avrupa Birliği şu ana kadar son derece sınırlı adımlar attı. AB Konseyi'nin şimdiye dek Myanmar merkezli tek bir gruba ve yalnızca 3 kişiye yaptırım uygulamış olması, GASA uzmanları tarafından eleştiriliyor. Yapılan değerlendirmeler, Brüksel'in bu tehdidi uzun süre küresel bir güvenlik sorunu yerine "bölgesel bir mesele" olarak algıladığını ve üye ülkeler arasındaki yetki paylaşımları nedeniyle hantal kaldığını ortaya koyuyor.
Brüksel'den 2026 için eylem planı hamlesi
Mevcut açığı kapatmak isteyen AB, son dönemde diplomatik ve operasyonel adımlarını hızlandırmaya başladı. Bangkok ve Brunei'de düzenlenen ASEAN-AB bakanlar düzeyindeki temaslarda dijital dolandırıcılık şebekeleri ilk kez geleneksel olmayan bir "küresel güvenlik tehdidi" olarak ortak bildirilere girdi. Viyana'da düzenlenen Küresel Dolandırıcılık Zirvesi'nde konuşan AB İçişleri ve Göç Komiseri Magnus Brunner, Avrupa Komisyonu'nun 2026 yazından önce dijital dolandırıcılıkla mücadeleye yönelik kapsamlı bir AB eylem planı sunacağını resmen açıkladı. Bu hamle, Brüksel'in konuyu basit bir tüketici hakkı ihlalinden çıkarıp organize suç ve insan ticareti kapsamında değerlendirmeye başladığının en somut işareti olarak yorumlanıyor. Uzmanlar, Avrupa ülkelerinin kamuoyu farkındalığını artırmanın ötesine geçerek suç ağlarının kullandığı finans teknolojileri (fintech) ve sosyal medya platformları üzerinde güçlü yasal düzenlemeleri ve yaptırımları acilen devreye sokması gerektiği konusunda birleşiyor.