Gökyüzünde 14 binden fazla uydu izi görüntülendi
Yeni Zelandalı astrofotoğrafçı Brendan Larsen'in gece gökyüzünde binlerce ışık çizgisinin kesiştiği fotoğrafı, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Görüntünün gerçek olamayacak kadar sıra dışı olduğunu düşünen çok sayıda kullanıcı, fotoğrafın yapay zekâyla üretildiğini öne sürdü. Ancak Larsen'in paylaştığı çekim süreci, fotoğrafın arkasında saatler süren bir çalışmanın bulunduğunu ortaya koydu.
Yeni Zelanda'nın Kuzey Adası'ndaki Taranaki Dağı üzerinde çekilen fotoğrafta, yaklaşık 1.400 farklı uyduya ait 14 binden fazla hareket izi yer alıyor. Ekim ayında yayımlanan görüntü kısa sürede milyonlarca kez görüntülenirken fotoğrafçının sosyal medya hesaplarına yaklaşık 15 bin yeni takipçi kazandırdı.
İngiliz The Guardian gazetesinin 4 Kasım tarihli haberine göre 51 yaşındaki Larsen, fotoğrafın yapay zekâ ürünü olmadığını göstermek amacıyla çalışmanın hazırlanış sürecini anlatan bir video da yayımladı.
İki saat boyunca 578 fotoğraf çekti
Larsen, sıra dışı görüntüyü oluşturmak için 9 Eylül 2026'da Taranaki Dağı'nın bulunduğu bölgede kamerasını gece gökyüzüne çevirdi. Saat 20.18 ile 22.13 arasında yaklaşık iki saat süren çekimde, her biri sekiz saniyelik pozlamalardan oluşan 578 ayrı fotoğraf kaydetti.
Kamera, her pozlamanın ardından iki saniye bekleyerek yeni bir kare çekti. Fotoğrafların her birinde ortalama 25 uydu izi bulunuyordu. Ancak ortaya çıkan görüntünün hazırlanması, çekim sürecinden çok daha uzun sürdü.
Larsen, yüzlerce kareyi Adobe Photoshop programında üst üste yerleştirdi. Yıldızları görüntüden tek tek ayıklayarak uyduların hareket izlerini belirginleştirdi. Fotoğrafçının açıklamasına göre bu işlem yaklaşık 40 ila 45 saat sürdü.
Tek görüntüde 14 bin uydu izi nasıl oluştu?
Ortaya çıkan fotoğrafta Taranaki Dağı'nın üzerinde birbirini kesen binlerce parlak çizgi görülüyor. Görüntünün en dikkat çekici özelliği, normal şartlarda insan gözünün algılayamayacağı yoğunluktaki uydu hareketlerini görünür hale getirmesi.
Ancak fotoğrafta 14 bin farklı uydu bulunmuyor. Yaklaşık 1.400 uydunun iki saat boyunca çekilen görüntülerde tekrar tekrar beliren hareketleri, 14 binden fazla ışık izi oluşturuyor. Dolayısıyla fotoğraf, gökyüzünün tek bir andaki görünümünü değil, yaklaşık iki saatlik uydu hareketinin tek karede birleştirilmiş halini yansıtıyor.
Larsen'in çalışmasında dikkat çeken bir başka ayrıntı da dağın yamacındaki küçük ışık noktaları oldu. Bu ışıkların, gece karanlığında zirveden inen iki dağcının kafa lambalarına ait olduğu belirtildi.
Yapay zekâ iddialarına yanıt verdi
Fotoğrafın gerçekliğine ilişkin şüphelerin kendisini şaşırtmadığını söyleyen Larsen, yapay zekâ teknolojisinin gerçek görüntülerle üretilmiş görseller arasındaki farkı belirlemeyi giderek zorlaştırdığına dikkat çekti.
Bu nedenle fotoğrafçı, çalışmayı hazırlarken gerçekleştirdiği işlemleri de kayda aldı. Böylece sosyal medyada yayılan yapay zekâ iddialarına çekim ve düzenleme sürecini göstererek yanıt verdi.
Larsen'in çalışması, yalnızca fotoğrafın gerçek olup olmadığı konusunda değil, modern teknolojinin gece gökyüzünü nasıl değiştirdiği üzerine de tartışma başlattı.
Uzay kirliliği giderek büyüyor
Yaklaşık altı yıldır astrofotoğrafçılıkla ilgilenen Larsen, geçmişte çektiği fotoğraflarda uydu izlerine daha seyrek rastladığını belirtti. Fotoğrafçı, günümüzde ise neredeyse her gece çektiği gökyüzü fotoğraflarında birden fazla uydu izinin bulunduğunu ifade etti.
Dünya yörüngesinde yaklaşık 16 bin aktif uydu bulunurken görev süresini tamamlamış uydular, roket parçaları ve diğer uzay atıkları da yörüngedeki yoğunluğu artırıyor.
Bilim insanları, özellikle alçak Dünya yörüngesindeki uydu sayısının hızla artmasının astronomik gözlemler, ışık kirliliği ve uzay güvenliği açısından yeni sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Kullanım ömrünü tamamlayan uyduların atmosfere girerken yanması sonucu ortaya çıkan parçacıkların atmosferin kimyasal yapısı ve ozon tabakası üzerindeki olası etkileri de araştırılıyor.
Fotoğrafın ardındaki asıl mesaj
Larsen, çalışmasının yalnızca etkileyici bir gökyüzü fotoğrafı olarak değerlendirilmesini istemiyor. Fotoğrafçı, insanların giderek kalabalıklaşan Dünya yörüngesi ve bunun uzun vadeli sonuçları üzerine düşünmesini amaçlıyor.
Uyduların iletişim, navigasyon ve internet erişimi gibi alanlarda önemli hizmetler sağladığını kabul eden Larsen, teknolojik gelişmenin çevresel etkilerinin de dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Yapay zekâyla üretildiği sanılan fotoğraf, böylece uzaydaki teknolojik faaliyetlerin Dünya'dan görülen gece gökyüzünü ne ölçüde değiştirdiği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.