İsviçre’de yaşayan peçeli baykuşların son 30 yılda daha kızıl kahverengi ve daha yoğun benekli hale geldiği belirlendi. Bilim insanları, üç binden fazla baykuşun genetik verilerini inceleyerek bu değişimde doğal seçilimin etkili olduğuna dair bulgular elde etti.
İsviçre’deki Lozan Üniversitesi evrim bölümünden Dr. Tristan Cumer ve ekibi, renk ve beneklenmeyle bağlantılı genetik varyantların yaklaşık 10 nesil boyunca nasıl değiştiğini araştırdı.
Araştırmacıların karşılaştığı temel zorluk, zaman içinde ortaya çıkan rastgele genetik değişimleri doğal seçilimin yön verdiği değişimlerden ayırt etmek oldu.
Cumer, baykuşlarda gözlemlenen değişimleri tamamen rastgele koşullar altında oluşabilecek değişikliklerle karşılaştırdıklarını belirtti. Kızıl kahverengi tüylerle ilişkili bir genetik varyantın yalnızca şansla açıklanamayacak ölçüde yaygınlaştığını söyleyen Cumer, doğal seçilimin dahil edildiği simülasyonların gerçek gözlemleri yeniden ürettiğini ifade etti.
3 binden fazla baykuşun genomu incelendi
İsviçre Biyoinformatik Enstitüsü’nden Prof. Dr. Jerome Goudet, üç binden fazla baykuşun tüm genomlarını dizilediklerini ve renk ile beneklenmeyle ilişkili DNA varyantlarını belirlediklerini söyledi.
Çalışmanın, vahşi bir popülasyon üzerinde bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı genetik analizlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Tüy rengi hayatta kalmada rol oynuyor
Peçeli baykuşlarda tüy renginin doğurganlık, avlanma stratejileri ve beslenme gibi özelliklerle bağlantılı olduğu biliniyor.
Örneğin beyaz renkli peçeli baykuşların avlarına saldırırken ay ışığını kendi avantajlarına kullanabildiği belirtiliyor.
Beneklenmenin ise bağışıklık sistemi ve stresle başa çıkma yeteneğiyle ilişkili olduğu ifade ediliyor. Büyük siyah beneklere sahip baykuşların, yiyecek kıtlığı ve parazitler gibi belirli stres koşullarına daha iyi dayanabildiği aktarılıyor.
Çevresel değişimler etkili olmuş olabilir
Araştırmacılar, gıda kaynaklarındaki değişimlerin veya çevresel stresin İsviçre’deki peçeli baykuşların tüy renginde ve beneklenme özelliklerinde yaşanan değişimlerde rol oynamış olabileceğini düşünüyor.
Araştırma, Nature dergisinde yayımlandı.