İzmir'in Tire ve Bayındır ilçelerinde yaşamlarını sürdüren Afro-Türkler, nesillerdir bu topraklarda kurdukları yaşamla Anadolu kültürünün ayrılmaz bir parçası haline geldi. 1500'lü yıllardan itibaren tarım işçiliği gibi çeşitli nedenlerle Afrika'dan Anadolu'ya gelen göçmenlerin torunları, bugün kendi vatanları olarak gördükleri İzmir'de komşuluk ilişkileri ve ortak yaşam kültürüyle varlıklarını koruyor.
Tire'nin Yeniçiftlik Mahallesi'nde yaşayan 83 yaşındaki Mehmet Üstüner, köklerinin Sudan'a dayandığını ancak kendisini tamamen bu toprakların bir evladı olarak tanımladığını belirtiyor. Üstüner, çocukluğundan beri çevresindeki beyaz tenli komşularıyla hiçbir yabancılık çekmeden büyüdüğünü ve bu coğrafyayı evi olarak benimsediğini ifade ediyor.
Kökleri Afrika'ya uzanan bir yaşam
Üstüner, geçmişte köyde 12-13 hane olan Afro-Türk nüfusunun zamanla azaldığını ve günümüzde sadece birkaç hane kaldıklarını belirtiyor. Emeklilik dönemini doğup büyüdüğü topraklarda geçiren Üstüner, 56 yıllık eşi Hatice Üstüner ile kurduğu aile hayatını ve çocuklarının farklı ten renklerine sahip olmasının yarattığı şaşkınlıkları samimiyetle paylaşıyor. Hatice Üstüner ise evlilik süreçlerinde yaşadıkları zorluklara rağmen, bugün büyük bir mutlulukla sürdürdükleri 56 yıllık birlikteliklerini ve çocuklarıyla olan bağlarını anlatıyor.

Komşuluk bağları her şeyin önünde
Bölgede yaşayan bir diğer isim olan 97 yaşındaki Havva Zenci de benzer bir hikayeyi paylaşıyor. Dışarıdan gelenlerin Tire'de doğup büyüdüğüne inanmakta güçlük çektiğini belirten Zenci, köylüleriyle kurduğu derin bağlar sayesinde hiçbir ayrımcılık hissetmeden yaşamını sürdürdüğünü vurguluyor.
Mehmet Üstüner'in 73 yaşındaki komşusu Erdoğan Köklü ise aralarındaki dostluğu kardeşlikten öte bir bağ olarak tanımlıyor. Köklü, aynı mahallede birlikte büyüdükleri Üstüner'in ten renginin hiçbir zaman bir farklılık yaratmadığını, aksine yıllardır süren komşuluk ilişkilerinin bölgedeki toplumsal uyumun en güzel örneği olduğunu dile getiriyor.