Çocukluk döneminde gözlemlenen hareket kısıtlılıkları, aileler tarafından çoğu zaman geçici bir durum olarak algılansa da uzmanlar bu konuda önemli uyarılarda bulunuyor. Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof.
Dr. Mehmet Ağırman, özellikle koşarken yaşıtlarının gerisinde kalan, merdiven çıkarken sık sık duraksayan veya yerden kalkmakta zorlanan çocukların durumunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtiyor.
Erken teşhisin, hastalığın seyri üzerinde belirleyici bir rol oynadığı ifade ediliyor.
2-6 yaş arası belirtilere dikkat
Duchenne Musküler Distrofi (DMD), genetik kökenli ve ilerleyici bir kas güçsüzlüğü hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle erkek çocuklarında 2 ile 6 yaş aralığında belirginleşen bu durum, kas proteinlerindeki eksiklikten kaynaklanıyor. Türkiye'de her yıl yaklaşık 150 erkek çocuğun bu hastalıkla dünyaya geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Ağırman, geç yürüme, koşma güçlüğü ve oturup kalkarken yaşanan zorlukların mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sistemik etkileri göz ardı edilmemeli
DMD'nin sadece kasları etkileyen bir durum olmadığını belirten uzmanlar, hastalığın kalp, solunum sistemi ve kemik yapısı üzerinde de ciddi etkileri olabileceğine dikkat çekiyor. Bu nedenle hastaların tek bir branş yerine, multidisipliner bir yaklaşımla takip edilmesi hayati önem taşıyor. Prof. Dr. Ağırman, bütüncül bir tedavi planının, çocuğun yaşam kalitesini artırmak için şart olduğunu ifade ediyor.
Erken rehabilitasyon yaşam kalitesini artırıyor
Tanı konulduktan sonra rehabilitasyon sürecine vakit kaybetmeden başlamak, çocuğun günlük yaşamdaki bağımsızlığını koruması adına en temel hedef olarak öne çıkıyor. Erken müdahale ile kas gücünün desteklenmesi ve hareket kabiliyetinin mümkün olduğunca uzun süre korunması amaçlanıyor. Ailelerin çocuklarının gelişim basamaklarını dikkatle izlemeleri ve herhangi bir aksaklıkta vakit kaybetmeden uzman desteği almaları, bağımsız bir yaşam süreci için kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.