Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı, tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturan pulmoner hipertansiyon hastalığına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla önemli bir bilgilendirme toplantısı düzenledi. Kardiyoloji uzmanı Doç. Dr. Çağlar Kaya, kalpten akciğere kan taşıyan damarlardaki basınç yüksekliğinin, hastaların yaşam kalitesini ciddi oranda düşürdüğünü ve ani ölümlere yol açabildiğini vurguladı.
Nadir görülen ama ciddi bir tablo
Hastalığın dünya genelinde milyonda 5 gibi nadir bir görülme sıklığına sahip olduğunu belirten Doç. Dr.
Kaya, pulmoner arteriyel hipertansiyonun birçok farklı hastalıkla karıştırılabildiğini ifade etti. Çabuk yorulma, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve bayılma gibi belirtilerle kendini gösteren bu durumun, diğer kronik rahatsızlıklarla açıklanamadığı durumlarda mutlaka uzmanlarca değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Tanı sürecinde ekokardiyografi, kalp ritim testleri ve ileri görüntüleme yöntemlerinin kritik rol oynadığını belirtti.

Uzmanlaşmış poliklinik ile erken tanı
Trakya Üniversitesi bünyesinde kurulan özel poliklinikte, hastalığın teşhis ve tedavi süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü aktaran Doç. Dr.
Kaya, özellikle aile öyküsü bulunanlar, doğumsal kalp hastaları ve romatizmal rahatsızlıkları olan bireylerin düzenli taranması gerektiğini söyledi. Her nefes darlığı şikayetinin bu hastalığa işaret etmediğini hatırlatan uzmanlar, astım, KOAH veya kalp yetmezliği gibi bilinen nedenlerin dışlandığı vakalarda pulmoner hipertansiyon ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Tedavide zamanlama hayati önem taşıyor
Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sedat Üstündağ ise hastalığın teşhisinde gecikmenin tedavi şansını azalttığına dikkat çekti. Erken evrede yakalanan vakalarda hastaların şifa bulma ve yaşam konforlarını artırma şansının oldukça yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Üstündağ, kurulan yeni polikliniğin bölge halkı için büyük bir kazanım olduğunu ifade etti. Uzmanlar, toplumsal farkındalığın artmasıyla birlikte gelecekte bu hastalığa bağlı komplikasyonların önemli ölçüde azalacağını öngörüyor.