Çanakkale Savaşları'nın kaderini belirleyen Anafartalar Zaferi, 111'inci yıl dönümünde tarihi Gelibolu Yarımadası'nda düzenlenen törenlerle anıldı. Conkbayırı'ndaki Atatürk Anıtı önünde gerçekleşen anma programı, bölgenin bağımsızlık mücadelesindeki kritik rolünü bir kez daha hatırlattı. İtilaf Devletleri'nin boğazı geçme hayallerini karadan çıkarma yaparak gerçekleştirme çabalarının boşa çıkarıldığı 10 Ağustos 1915'teki bu büyük savunma, Türk milletinin varlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Tarihi Alanda Resmi Tören
Tören, Çanakkale Valisi Ömer Toraman, 2'nci Kolordu Komutanı Tümgeneral Ferat Vural ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir'in Atatürk Anıtı'na çelenk sunumuyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından 57'nci Piyade Alay Komutanı Albay Şerif Kaan Aka, günün anlam ve önemine dair bir konuşma yaptı.
Etkinliğe Avustralya'nın Ankara Büyükelçisi Sally Anne Vincent da katılarak tarihin bu önemli gününe tanıklık etti. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, zaferin mimarlarını anarak şunları söyledi: "Bugün zafer günümüzdür, kutlu olsun.
Ordu milletlerin en çok dövüşen, en sarpı olan Türk milletinin tarih yolculuğunda ağustos ayının çok ayrı bir önemi vardır. Ağustos ayı, Türk milleti için zaferler ayıdır.
Buradan, Conkbayırı'ndan Malazgirt Ovası'na Kocatepe'ye Afyon Ovası'na selam olsun. Bu zaferin mimarlarına bin selam olsun.
Yaklaşık 8,5 ay süren şanlı ve şerefli müdafaanın sonunda bu topraklarda Mehmetçiğin büyük bir zafer kazandığı mekanlardayız. Etin ve kemiğin çeliğe galip olduğu yerlerdeyiz.

Malazgirt Ovası'ndan buraya yürüyen Türk oğlu bu toprakları vatan bellemiş, tarihin belli dönemlerinde Gazi Süleyman Paşa ile beraber karşıya geçmiş ve bu topraklarda şehit olmuş, gazi olmuş ama yüzyıllarca bu toprakları kendine yurt yapmış ve vatan bellemiştir.
Gün gelmiş Çanakkale'de şafağın karardığı günde zor duruma düştüğümüzde ve burada yangınlar çıktığında memleketin dört bir tarafından Mehmetçikler kuzeyden güneyden batıdan doğudan yakından uzaktan koşarak gelmiş ve Çanakkale'deki bu büyük yangını söndürmeye gayret göstermiştir. Buralarda gerçekten herkes canından vazgeçmiş yeri gelmiş kan dökmüş, yeri gelmiş canını vermiş ama düşmanı işte bu topraklardan bir adım öteye geçirmemiştir"
Kırılma Anı Olarak Anafartalar
Çanakkale Valisi Ömer Toraman, Anafartalar muharebelerinin savaşın seyrini değiştiren kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Vali Toraman, "Dünya harp tarihinin kaydettiği en kanlı, en sert, en yoğun mücadelelerin verildiği topraklardayız.
Bu bir varlık yokluk mücadelesiydi. Kendi yurdunu, kendi toprağında hür ve bağımsız yaşamak için canını feda eden büyük kahramanların verdiği bir mücadeleydi.
Anafartalar muharebeleri kara harekatının en önemli ikinci kırılma anına tekabül ediyordu. Nisan ayında gerçekleşen Kara Harekatı'nın durdurulması birinci kırılma safhası olarak görülebilir ama burada Anafartalar muharebelerinde ortaya konulan mücadele de kara harekatın ikinci kırılma anı olarak değerlendirilebilir.

Çünkü bu hat aşılsaydı muhtemelen savaşın seyri değişecekti. İşte burada Türk ordusunun, Türk milletinin, Türk askerinin niteliği özellikleri ön plana çıkmaya başladı.
Büyük bir kanlı çatışmanın yaşandığı bu topraklarda Akif'in deyimiyle 'ölüm indirmede gökler, ölü püskürtmede yer. İşte bu hercümerç içerisinde sağlam iradesiyle Mehmetçik bulunduğu hatları kanın son damlasına kadar savunmaya devam etti" değerlendirmesinde bulundu.
Arıburnu Zafer Anıtı İhyası
Anma etkinliklerinin en dikkat çekici bölümü, 1915 yılında Mehmetçik tarafından top mermisi kovanlarından inşa edilen ancak işgal yıllarında yıkılan Arıburnu Zafer Anıtı'nın yeniden ayağa kaldırılması oldu. İsmail Kaşdemir, projenin önemini şu sözlerle açıkladı: "Çanakkale Savaşları'nın en yoğun yaşandığı bu topraklarda Mehmetçik büyük bir mukavemet göstermiş ve Çanakkale'yi geçilmez yapmıştır.
O günün şartlarında Mehmetçik zaferin nişanesi olarak, o büyük fedakarlığın o büyük civan mertliğin nişanesi olarak işte tam bu noktaya bir zafer anıtı inşa etmiştir. Mehmetçiğin o günkü şartlarda kendi elleriyle bizzat yapmış olduğu bu anıt, o büyük kahramanlığın timsali olmuş, sembolü olmuştur.
Fakat dönemi şartlarında, işgal yılları içerisinde o anıt burada yıkılmıştır. Uzun yıllar geçti de Mehmetçiğin elleriyle yapmış o anıtı yerinde bulup ayağa kaldırmakta Çanakkale ruhuna sahip olan Türk milletlerinin evlatlarına nasip olmuştur.

Biz Tarihi Alan Başkanlığı olarak bu topraklardaki tarihi gerçekliği her zaman hakim kılmaya gayret gösteriyoruz. Savaşı hiçbir zaman kutsamıyoruz ama savaşın fedakarlığını zorluğunu, savaşın şartlarını da hiçbir zaman unutturmamak gibi bir misyonun da temsilcisi olduğunu biliyoruz"
Dayanışma Ruhuyla Yeniden İnşa
Anıtın yeniden inşasının bir dayanışma örneği olduğunu belirten Kaşdemir, "O anıtın yerini bulduğumuzda içimizden tekrar o anıtın eski haline iade edilmesi gerektiği kanaatine vardık. Burada tekrar ifade ediyorum yeni bir şey yapmıyoruz, yeni bir şey inşa etmiyoruz.
Eski hali iade ediyoruz. Mehmetçiğin hatırasına da sahip çıkıyoruz.
Bu düşüncemizi olgunlaştırdığımızda ve bunu sayın valimizle ve askeri erkanımızla, kuvvet komutanımızla ve 1'inci Ordu Komutanımızla ve 2'nci Kolordu Komutanımızla paylaştığımızda aynı hassasiyeti, aynı heyecanı bize karşı gösterdiler. Yine olduğu gibi bu anıtın yeniden inşasında Mehmetçiğin mutlaka elinin olması gerektiği kanaatine vardık.
Valimizin koordinasyonuyla birlikte Eceabat Kaymakamlığımız, Çanakkale Özel İdaremiz, 2'nci Kolordumuz, bütün askeri erkan ve Tarihi Alan Başkanlığı olarak bir örnek mücadeleyle, bir dayanışma ruhuyla Mehmetçiğin hatırası olan bu zafer anıtı tekrar buraya inşa edilmiştir" ifadelerini kullandı. Vali Toraman ise egemenlik vurgusu yaparak, "Burası dünyanın önemli, harp tarihi alanlarından biri.

Bu alanı kendisine yakışır bir şekilde muhafaza etmek, ihya etmek için el birliğiyle gayret gösteriyoruz. Bunun için alan başkanlığımız büyük bir özveriyle, çabayla bu ihya faaliyetlerine devam ettiriyor.
Başkanımızın ifade ettiği gibi dünyanın en önemli korunan tarihi alanlarından biri niteliğinde. Burada yine anıtları bulunan, mezarları bulunan müttefik devletlerin de hem mezarlarına hem de anıtlarına karşı büyük bir özen gösterdiklerine de şahit oluyoruz.
Dolayısıyla burası artık tarihten ders alınacak bir mekan haline gelmiş bulunuyor. Burada bugün açılışın yaptığımız anıt, ihya ettiğimiz anıtın bize gösterdiği çok önemli bir husus var; o da egemenlik.
Egemenliğiniz ve bağımsızlığınız yoksa işgal kuvvetleri burada size ait, sizin tarihinize ait hatıraları yok ederler. Onun için egemenliğimize, bağımsızlığımıza sıkı sıkıya sarılmamız lazım.
Tıpkı Çanakkale Savaşları'nda bu uğurda hayatını kaybeden Mehmetçiklerimiz gibi hepimizin egemenliğimiz, hürriyetimiz ve bağımsızlığımız için gerektiğinde canımızı feda edecek o Çanakkale ruhuna sahip olmamız gerekiyor" dedi. Tören, protokolün anıta karanfil bırakması ve fidan dikimiyle son buldu.