Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Akdeniz Bölgesi'nde deniz ekosistemini tehdit eden mikroplastik kirliliğine karşı denetim ağını genişletti. Bakanlık bünyesindeki ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, bölgedeki kıyı ve denizlerdeki kirlilikle mücadele etmek amacıyla yaptırımları sıkılaştırdı.
Denetim Genel Müdürü Fatih Ekmekçi, çevre mevzuatının sağladığı yetkileri kararlılıkla kullanacaklarını vurgulayarak, "Çevreyi, havayı, suyu, mavi vatanımızı kirleten hiçbir kişi ve kuruma müsaade etmeyeceğiz. Çevre Kanunu’nun bize vermiş olduğu yetkiyi en iyi şekilde kullanacağız.
Gerekirse tesisi kapatırız" ifadelerini kullandı.
Altı ilde yoğun denetim
Adana, Hatay, Gaziantep, Antalya, Mersin ve Muğla illerini kapsayan geniş çaplı operasyonlar 1 Temmuz tarihinden itibaren hız kazandı. Bakanlık ekipleri, bu süreçte toplam 604 denetim gerçekleştirerek çevre kirliliğine neden olan tesislere yönelik sert adımlar attı.
Yapılan incelemeler sonucunda 40 gün içerisinde 19 tesisin faaliyetleri durduruldu. Ayrıca 52 işletmeye toplamda 118,2 milyon TL tutarında idari para cezası kesildi.
Adana özelinde yürütülen çalışmalarda ise 109 tesis mercek altına alındı. Bu tesislerden 13'ü hakkında idari işlem yapılırken, 5 işletmenin faaliyetine tamamen son verildi.

Adana'daki bu işlemler kapsamında 35 milyon 402 bin 961 TL ceza uygulandı.
Türkiye genelindeki çevre denetimlerinin geçmiş verileri, Bakanlığın uzun süredir yürüttüğü kararlı tutumu gözler önüne seriyor. 2021 yılından bu yana ülke genelinde plastik ve geri dönüşüm sektörüne yönelik 43 bin 96 denetim yapıldı.
Bu denetimler neticesinde 2 bin 866 tesise 2 milyar 300 milyon TL ceza kesilirken, 322 tesisin faaliyetleri durduruldu. Fatih Ekmekçi, Adana'nın Seyhan ilçesindeki Gölbaşı Mahallesi'nde, Seyhan Nehri TD-7 ve TD-0 kanallarının birleştiği noktada yaptığı açıklamada, "2021 yılı itibarıyla Türkiye genelinde plastik ve geri dönüşümcülerle ilgili 43 bin 96 denetim yaptık.
2 bin 866 tane denetim sonucunda 2 milyar 300 milyon TL cezai işlem uyguladık, 322 tesisin de faaliyetini durdurduk. Akdeniz’e akan nehirlerle ilgili Adana, Hatay, Gaziantep, Antalya, Mersin ve Muğla bölgelerimiz için 1 Temmuz itibarıyla Bakanımız Murat Kurum’un talimatları üzerine 604 denetim yaptık.
52 tane tesise 118 milyon 211 bin 499 TL ceza kestik, 19 tesisin faaliyetini durdurma kararı verdik. Adana bazında ise 109 tesisi denetledik.
Burada da 5 tesisi faaliyetten menettik ve cezai işlemler uyguladık" dedi.

Denizlerde izleme çalışmaları
Denizlerdeki kirlilikle mücadele sadece karadaki tesis denetimleriyle sınırlı kalmıyor. Türkiye Çevre Ajansı DERİA, deniz süpürge araçlarıyla kirlilik tespit edilen bölgelerde temizlik faaliyetlerini aralıksız sürdürüyor.
Bu çalışmalar kapsamında sadece 10 günde 27 metreküp atık denizden toplandı. Bakanlık, ülke genelinde 428 farklı noktada deniz izleme istasyonları ile durumu takip ediyor.
Akdeniz Bölgesi'nde 10 sabit noktada mikroplastik ve plastik atık analizi yapılıyor. ODTÜ ile iş birliği içinde yürütülen bu bilimsel çalışmalarda, Taşucu Limanı'ndan Antalya kıyılarına kadar uzanan bir mikroplastik kirliliği tespit edildi.
Ekmekçi, bu konuda şunları söyledi: "Bu bağlamda tüm Türkiye’de 428 noktada deniz izleme noktalarımız mevcut. Halihazırda Akdeniz Bölgesi'nde 10 sabit noktada mikroplastik ve plastik atıkları ayrıca inceliyoruz.
ODTÜ ile birlikte bu çalışmaları yürütüyoruz. Onların da ilk tespiti, Taşucu Limanı’ndan itibaren Antalya kıyıları ekseninde bir mikroplastik kirliliğinin var olduğunu belirttiler.
Ancak bunun mevsim koşullarıyla irtibatlı olduğunu söylediler. Bunların değerlendirmesini de yıllık raporlarla bildiriyoruz."

Yerel yönetimlere çağrı
Çevreye duyarlı sanayicilere desteklerinin süreceğini belirten Ekmekçi, kirliliğe neden olanlara karşı ise tavizsiz olacaklarını yineledi. Yerel yönetimlerin atık su ve kanalizasyon hatlarının temizliğinde daha aktif rol alması gerektiğini vurgulayan Ekmekçi, "Çevre ile uyumlu çalışan, çevreye duyarlı sanayicinin biz her zaman arkasındayız.
Bu anlamda desteklerimiz devam edecek. Ancak çevreyi, havayı, suyu, mavi vatanımızı kirleten hiçbir kişi ve kuruma müsaade etmeyeceğiz, müsamaha göstermeyeceğiz.
Çevre Kanunu’nun bize vermiş olduğu yetkiyi, en iyi şekilde kullanacağız. Kimse, ‘Ben bu işi devam ettiririm’ diye düşünmesin.
Gerekirse tesisi kapatırız. Öte yandan, yerel yönetimler de atık su ve kanalizasyon hattıyla ilgili temizlik çalışmalarını düzenli şekilde uygulamalıdır.
Bu hatlar DSİ Genel Müdürlüğümüzün kullandığı bir hat ve buradaki kirlilik sonuçta tarımsal üretimi de etkiliyor. Temiz bir toplum olarak kitlesel bir şekilde çalışmalıyız.
Yerel yönetimler de bu anlamda görevlerini yerine getirmesi gerekir" diyerek sözlerini tamamladı.