Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Terörsüz Türkiye süreci, Avrupa'daki toplumsal hareketler, Türkiye-Libya ilişkileri ve İsrail'deki seçim sonuçlarını değerlendiren Bahçeli, siyasi aktörlere toplumsal huzuru bozacak söylem ve girişimlerden uzak durma çağrısı yaptı.
Konuşmasına Cumhuriyet'in önemine değinerek başlayan Bahçeli, merhum Halit Fahri Özansoy'un sözlerini hatırlattı. Cumhuriyet'in yalnızca gençlere bırakılmış bir miras olmadığını belirten Bahçeli, bunun akıl, ahlak, azim ve fedakârlıkla yaşatılması gereken bir emanet olduğunu söyledi.
“Terör bitecek, kardeşlik yükselecek”
Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerinin tarihi önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, Türkiye'nin ve bölgenin huzurunu tehdit eden terör örgütleri ile radikal unsurlardan kurtulmanın öncelikli hedefleri arasında bulunduğunu ifade etti.
Türkiye'nin güven ve istikrarın merkezi olmasını istediklerini belirten Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlenmesinin de bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayacağını dile getirdi. Ankara'da düzenlenen teşkilatın 13. zirvesinde alınan kararların ortak geleceğe yönelik iş birliğini güçlendireceğini söyledi.
Avrupa'daki protestoları değerlendirdi
Fransa'da başlayan ve farklı Avrupa ülkelerine yayılan toplumsal hareketleri yakından takip ettiklerini belirten Bahçeli, şiddet içeren gösterilerin kamu düzenini ve toplumsal huzuru bozduğunu kaydetti.
Avrupa'daki ekonomik sıkıntıların, artan maliyetlerin ve azalan sosyal refahın toplumsal öfkeyi büyüttüğünü savunan Bahçeli, göçmen karşıtlığı ile İslamofobi ve Türkofobi üzerinden siyasi rant elde etmeye çalışan çevrelerin oluşturduğu gerilimin Avrupa'yı da etkilediğini ifade etti.
Türkiye-Libya mutabakatına destek
Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakat muhtırasının Libya Temsilciler Meclisi tarafından onaylanmasını memnuniyet verici olarak nitelendiren Bahçeli, anlaşmanın iki ülkenin hak ve menfaatlerini gözettiğini söyledi.
Türkiye ile Libya arasındaki ilişkilerden rahatsızlık duyan ülkelerin gelişmeye tepki gösterdiğini belirten Bahçeli, Avrupa Birliği'nin açıklamalarını da eleştirdi. Türkiye'nin kendi çıkarları doğrultusunda karar alma hakkına sahip olduğunu vurgulayan Bahçeli, hiçbir ülkenin Türkiye'ye talimat veremeyeceğini ifade etti.
İsrail için “Kudüs İttifakı” çağrısı
İsrail'deki seçim sonuçlarını da değerlendiren Bahçeli, hiçbir siyasi partinin tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadığını ve siyasi tablonun ikiye bölündüğünü söyledi. Arap partilerinin seçimlerde güçlü bir konum elde etmesini dikkat çekici bulan Bahçeli, sonuçların Netanyahu hükümetinin Gazze ve Filistin politikalarına yönelik toplumsal tutumun değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini savundu.
İsrail'de farklı kesimleri kapsayan bir hükümet kurulmasının toplumsal uzlaşma ve bölgesel barış açısından fırsat oluşturabileceğini belirten Bahçeli, Arap partilerinin de temsil edildiği bir yönetimin kurulması gerektiğini dile getirdi.
Bahçeli, bu konuda şu ifadeleri kullandı:
“İsrail seçimleri hiçbir siyasi partinin ülkeyi yönetecek çoğunluğu elde edemediğini ortaya koymuş, İsrail siyasetini adeta ortadan ikiye bölmüştür. Arap partilerinin de temsil edildiği, toplumsal uzlaşmayı ve barış içinde bir arada yaşama iradesini güçlendirecek yeni bir hükûmetin kurulması yönündeki fırsat değerlendirilmeli, Kudüs İttifakı gerçekleştirilmelidir.”
Bahçeli, ABD Başkanı Donald Trump'ın ve uluslararası Yahudi kuruluşlarının İsrail halkının tamamını kapsayan bir hükümetin kurulmasını desteklemesinin Filistin için yürütülen barış çabalarına katkı sağlayabileceğini de ifade etti.
“Eleştiriyle istismar arasındaki çizgi iyi bilinmeli”
Terörsüz Türkiye hedefinin günlük siyasi hesapların ötesinde, ülkenin geleceği ve gelecek nesillerin güvenliği açısından stratejik bir mesele olduğunu belirten Bahçeli, sürece yönelik eleştirilerin demokratik zeminde yapılabileceğini ancak toplumu karamsarlığa ve kaosa sürüklemeye yönelik girişimlerin kabul edilemeyeceğini söyledi.
Demokratik toplumlarda eleştiri ve denetimin önemine işaret eden Bahçeli, demokratik itiraz ile toplumsal huzuru hedef alan kışkırtıcılık arasında ayrım yapılması gerektiğini vurguladı. Terörün sona ermesi ve kardeşliğin güçlenmesi hedeflenirken toplumu sokağa çağıran sorumsuz söylemlerin ortak geleceği tehlikeye atacağını savundu.
Siyasetin görevinin toplumu birleştirmek olduğunu belirten Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Kimse yanlış hesap yapmasın. Toplumsal huzursuzluktan, kargaşadan, ayrışmadan medet ummasın.”
Türkiye'nin hukukun üstünlüğünü ve demokratik zemini güçlendirmesi gerektiğini dile getiren Bahçeli, yolsuzluk ve siyasetin üzerindeki diğer yüklerin geride bırakılması çağrısında bulundu. Cumhur İttifakı'nın büyüttüğü kardeşlik ve dayanışma iklimine zarar verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, toplumsal huzur ve güvenin öncelikli olması gerektiğini kaydetti.