11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti

11 Eylül 2001'de ABD'yi sarsan saldırıların üzerinden 25 yıl geçti. Saldırılar, savaşlardan küresel güvenlik politikalarına kadar dünyayı değiştirdi.

ABD'de Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon'un hedef alındığı 11 Eylül saldırılarının üzerinden 25 yıl geçti. 11 Eylül 2001'de gerçekleştirilen saldırılar, ABD tarihinin en sarsıcı ve en büyük kitlesel terör eylemlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Hava korsanları tarafından kaçırılan üç yolcu uçağı, Dünya Ticaret Merkezi'nin ikiz kulelerini ve Savunma Bakanlığı binasını hedef aldı. Beyaz Saray'ı vurmak isteyen dördüncü uçak ise düşürüldü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti.

Dönemin ABD Başkanı George W. Bush, saldırıların gerçekleştiği sırada bir ilkokulda çocuklara kitap okuyordu. Saldırı haberi Bush'a sınıfta fısıldandı. Bush'un sınıftan ayrılmasının ardından ABD, “teröre karşı küresel savaş” ilan etti. Bu karar, dünya siyasetinde yeni ve uzun bir dönemin başlangıcı oldu.

Bir ay geçmeden Afganistan işgal edildi

11 Eylül saldırılarının sorumlusu olarak Afganistan'da faaliyet gösteren radikal örgüt yapılanması El Kaide ve lideri Usame Bin Ladin gösterildi.

Bu nedenle ABD'nin ilk hedefi, El Kaide'yi koruduğu öne sürülen Taliban yönetimindeki Afganistan oldu. Saldırılardan bir ay geçmeden Afganistan'a yönelik operasyon başlatıldı ve Taliban yönetimi devrildi.

Ancak Amerikan yönetiminin teröre karşı yürüttüğü savaş uzun yıllar devam etmesine rağmen Afganistan'da kalıcı istikrar sağlanamadı. Usame Bin Ladin, saldırılardan 10 yıl sonra, 2011'de öldürüldü ancak Taliban ülkedeki gücünü korudu ve zaman içerisinde yeniden güç kazandı.

Taliban, ABD ordusu ve uluslararası askeri koalisyonun ülkedeki varlığına rağmen yaklaşık 20 yıl sonra Afganistan'da yeniden iktidarı ele geçirdi.

İkinci hedef Irak oldu

11 Eylül saldırılarının ardından ABD'nin terörle mücadele kapsamında belirlediği ikinci önemli hedef Irak oldu.

Saddam Hüseyin yönetiminin teröre destek verdiği ve kitle imha silahlarına sahip olduğu iddiaları uluslararası kamuoyunda gündeme getirildi. Nisan 2003'te Irak işgal edildi ve Baas yönetiminin iktidarına son verildi.

Saddam Hüseyin yakalandı ve daha sonra idam edildi. Ancak Irak'ın kitle imha silahlarına sahip olduğu yönündeki iddialar hiçbir zaman kanıtlanamadı.

Bölgede yeni tehdit: DAEŞ

Irak'ın işgali ve Saddam Hüseyin'in devrilmesi, ilerleyen yıllarda bölgede yeni bir tehdidin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Bu kez öne çıkan örgüt DAEŞ oldu.

DAEŞ'in başta Musul olmak üzere Irak ve Suriye'de stratejik öneme sahip kentleri ele geçirmesinin ardından Amerika Birleşik Devletleri, 2014'te bir kez daha Irak'a müdahale etti.

Amerikan ordusu binlerce hedefe hava saldırısı düzenlerken, operasyonlar yalnızca Irak'la sınırlı kalmadı. ABD, Suriye'de de DAEŞ'e karşı operasyonlar gerçekleştirdi.

En ağır bedeli siviller ödedi

Amerikan yönetiminin Afganistan'dan çekilme kararıyla birlikte küresel teröre karşı yürütülen savaşın önemli bir aşaması sona ermiş oldu.

11 Eylül saldırılarının ardından başlayan savaşlar ve askeri operasyonlar, yalnızca ABD'nin dış politikasını değil, Orta Doğu ve Güney Asya'nın siyasi dengelerini de uzun yıllar etkiledi.

Çeyrek asırlık süreçte yaşanan savaşların ve çatışmaların en ağır bedelini ise savaşların ortasında kalan masum siviller ödedi.

İLGİLİ HABERLER