Türkiye'de yaşlı borçluluğunda dev artış: 22 yılda sayı 64 kat arttı

Türkiye’de 56 yaş ve üzeri nüfusun kredi kullanımı, son 24 yılda nüfus artış hızını katlayarak devasa boyutlara ulaştı. 2002 yılında 45 bin olan borçlu yaşlı sayısı 3 milyona yaklaşırken, sadece 2025 yılının ilk dokuz ayında bu yaş grubunun kullandığı kredi tutarı 223 milyar lirayı aşarak finansal krizin derinliğini gözler önüne serdi.

Türkiye’de yaşlı nüfusun ekonomik durumu ve bankacılık sektörüne olan bağımlılığı, son yılların en dikkat çekici artış grafiğini çiziyor. Yaş gruplarına göre kredi kullanım istatistikleri, özellikle 56 yaş ve üzerindeki vatandaşların hayatlarını idame ettirebilmek için borçlanmaya yöneldiğini kanıtlıyor. CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in paylaştığı verilere göre, AK Parti iktidarının göreve geldiği 2002 yılında Türkiye nüfusu 65 milyon civarındayken, borçlu yaşlı sayısı bir stadyumu bile doldurmayacak seviyedeydi.

Nüfus artış hızı ile borçlanma arasındaki uçurum

Geçen 23 yıllık süreçte Türkiye nüfusu yaklaşık %32 oranında artış gösterirken, borçlu yaşlı sayısındaki artış %6 bin 300 gibi çarpıcı bir orana ulaştı. 2002’de 56 yaş üstü yalnızca 45 bin kişi kredi kullanıcısıyken, bugün bu rakam 2,9 milyona dayanmış durumda. Veriler, geçmişte her binlerce kişiden sadece birinin borçlu olduğu bu yaş grubunun, günümüzde kitlesel bir finansal kıskaca girdiğini gösteriyor.

Milyonluk artış: 56 yaş üstü kredide rekor kırdı

Yaş dağılımı detaylı incelendiğinde, 56-65 yaş aralığındaki kredi kullanıcı sayısının 2002’deki 35 bin seviyesinden 2024 itibarıyla 2 milyonu aştığı görülüyor. Benzer şekilde 66 yaş ve üzerindeki grupta da on binli rakamlardan yüz binlere ulaşan bir sıçrama yaşandı. 2025 yılının ilk dokuz ayına dair veriler ise tablonun daha da ağırlaştığını kanıtlıyor; bu dönemde toplam kredi miktarı 223 milyar lirayı geride bırakırken, yaşlı nüfusun günlük ortalama borçlanma miktarı yaklaşık 826 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

Ekonomik yükün temel sebebi: Yaşam maliyeti

Ekonomi uzmanları ve sosyal politika yapıcıları, yaşlı nüfustaki bu ani borçlanma eğilimini temel ihtiyaçların karşılanamamasına bağlıyor. Emekli maaşları ve sabit gelirlerin enflasyon karşısında erimesi; gıda, sağlık ve barınma gibi kaçınılmaz giderlerin finansmanında krediyi tek çare haline getiriyor. Özellikle sağlık harcamalarındaki artış ve konut kiralarındaki yükseliş, yaşlı kesimin üzerindeki finansal yükü taşınamaz boyuta ulaştırdı.

"Yaşlı ve borçlu bir nüfus oluştu"

Verileri değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin sosyal dokusundaki değişime dikkat çekerek, yaşlıların icra korkusuyla yaşar hale geldiğini vurguladı. Gürer, "2002'de bir stadyumu dolduramayan borçlu yaşlı sayısı, bugün koca bir şehrin nüfusuna erişti. AK Parti’nin 24 yıllık iktidarının sonunda yaşlı, borçlu ve mutsuz bir nüfusumuz oluştu. Emeklilerimiz refah beklerken banka kapılarında borç ödeme mücadelesi veriyor," ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER