Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi, Nisan 2026 dönemine ait bireysel borçlanma verilerini açıkladı. Yayımlanan rapor, vatandaşların borçlanma eğiliminin hem kişi sayısı hem de toplam kredi miktarı bazında hızla genişlediğini ortaya koydu. Takipteki krediler hariç tutulduğunda, ülkede bireysel kredi kullanan kişi sayısı yıllık 1,9 milyon artışla 44,2 milyon seviyesine dayandı. Finansal sistemde borcu bulunan vatandaşların kişi başına düşen ortalama bakiye tutarı ise 148 bin TL olarak kayıtlara geçti.
Toplam bireysel borç 6,5 trilyon lirayı geçti
Bankalar ve banka dışı finansal kuruluşlar kanalıyla piyasaya sürülen bireysel kredilerin toplam hacmi, geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 48 oranında büyüme kaydederek 6 trilyon 548 milyar TL'ye ulaştı. Bu devasa pastanın yüzde 99 gibi ezici bir oranı geleneksel bankacılık sektörü tarafından fonlanırken, finansman şirketlerinde bulunan 33 milyar TL'lik bakiye içinde aslan payını 19,1 milyar TL ile taşıt kredileri aldı.
Borç yükü kredi kartı ve ek hesaplarda toplanıyor
Bireysel kredi türlerinin kendi içindeki dağılımı incelendiğinde, bütçe açıklarını kapatmak ve günlük harcamaları döndürmek için kredi kartlarına yüklenildiği açıkça görülüyor. Toplam bireysel borç bakiyesinin yüzde 50'sini tek başına kredi kartları oluştururken, bunu yüzde 24 ile ihtiyaç kredileri, yüzde 13 ile kredili mevduat hesapları (KMH) ve yüzde 12 ile konut kredileri izledi. Taşıt kredilerinin payı ise yüzde 1 seviyesinde kaldı. Bu tablo, bireysel borçlanmanın yaklaşık üçte ikisinin faiz yükü yüksek olan kredi kartları ve kredili mevduat hesaplarında yoğunlaştığını gösteriyor.
Takipteki borç oranı tehlike sınırında
Finansal sıkılaşma ve artan maliyetlerin etkisiyle borç ödeme performanslarında da bozulmalar başladı. Bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacakların toplam kredilere oranı yüzde 4,3 seviyesine yükseldi. Bu oran, finans sektörünün genelindeki yüzde 3,2'lik takip oranının oldukça üzerinde seyrederek tehlike sinyalleri verdi. Sektörün toplam nakdi kredi hacmi yıllık yüzde 39 artışla 26 trilyon 883 milyar TL'ye tırmanırken, batık alacakların toplamı da 880 milyar TL'ye ulaştı. Bu tasfiye edilecek alacakların 845 milyar lirası bankaların, geri kalanı ise finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin kasasında birikti.
Nakit sıkışıklığı vatandaşı ek hesaba yönlendirdi
Nisan ayında sisteme ilk kez dahil olan yeni borçluların tercihleri de ekonomik göstergeler açısından çarpıcı bir mesaj verdi. Ay içinde tam 203 bin kişi hayatında ilk kez kredili mevduat hesabı (ek hesap) kullanmaya başlarken, 182 bin kişi de ilk kredi kartını cebine koydu. İlk defa ihtiyaç kredisine başvuranların sayısı 123 bin, konut kredisi alanlar 15 bin, taşıt kredisi kullananlar ise 9 bin kişi oldu. Kısa vadeli acil nakit ihtiyaçlarını karşılamak üzere KMH'ye yönelimlerin ilk sırada yer alması, hanehalkının likidite sıkıntısını doğrudan doğruluyor.
Kredi kartı limitlerinde 15 trilyon eşiği
Vatandaşların olası harcamaları için tanımlanan bireysel kredi kartı toplam limit havuzu nisan sonu itibarıyla 14,9 trilyon TL'ye kadar ulaştı. Bu devasa limitin şu an için yalnızca yüzde 22'lik kısmı aktif olarak kullanılırken, limit dağılımındaki adaletsizlik de dikkat çekti. Kart sahiplerinin yüzde 38'inin limiti 100 bin TL ve altında kalırken, bu geniş kitlenin toplam limit havuzundan aldığı pay sadece yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.
Deprem bölgesinde borçlanma hızı yüksek
Coğrafi dağılımda liderlik beklendiği gibi megakent İstanbul'un oldu. Toplam bireysel kredi bakiyesinin yüzde 27'si İstanbul'daki mudilere aitken, onu yüzde 10 ile Ankara ve yüzde 7 ile İzmir takip etti. Kişi başına düşen ortalama borç miktarında ise Ankara zirveye yerleşti. Öte yana, son 12 aylık dönemde bireysel kredi borcu büyüme hızının en yüksek gerçekleştiği illerin Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay gibi depremden etkilenen bölgeler olması, yapısal toparlanma sürecindeki finansman ihtiyacına işaret etti.
*Kapak fotoğrafı yapay zekayla oluşturulmuştur.