Rusya’da muhalefete ve savaş karşıtı seslere yönelik baskılar sürerken, ülkenin önde gelen siyasetçilerinden Lev Şlosberg hakkında ağır bir hapis kararı verildi. Pskov kentindeki bir mahkeme, 63 yaşındaki liberal Yabloko Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şlosberg'i Rus Silahlı Kuvvetleri'ni "itibarsızlaştırmak" ve ordu hakkında "sahte bilgi yaymak" gerekçesiyle bir ceza kolonisinde 11 yıl bir ay hapis cezasına mahkûm etti. Savcılık, duruşmada Şlosberg için 12 yıl 1 ay hapis talep etmişti. Yabloko Partisi, mahkemenin kararına karşı temyize gideceklerini duyurdu.

Seçim yasağının ardından ceza kararı geldi
Yargı kararı, Rusya Yüksek Mahkemesi'nin Yabloko Partisi'nin eylül ayında düzenlenecek parlamento seçimlerine katılmasının engellenmesine yönelik yaptığı itirazı reddetmesinden yalnızca dakikalar önce açıklandı. Yabloko, Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’ya karşı başlattığı geniş çaplı işgale resmî düzeyde karşı çıkan tek kayıtlı siyasi parti konumundaydı.
Parti, Rusya Yüksek Mahkemesi tarafından aşırılıkçı örgütler listesine dahil edilen "uluslararası LGBT hareketini" alenen desteklediği yönündeki suçlamalar öne sürülerek oy pusulalarından çıkarılmıştı. Ayrıca Kremlin yanlısı milliyetçi Rodina (Vatan) partisinin açtığı bir başka davada da partinin telif hakkı ihlali yaptığı iddia edilmişti.
"Soruşturma taklidi ve siyasi sindirme"
Novaya Gazeta’nın aktardığı duruşma tutanaklarına göre Şlosberg, savunmasında mahkemenin tek amacının "bir kişiyi siyasi, kamusal ve sivil duruşu sebebiyle cezalandırmak" olduğunu vurguladı. Tüm suçlamaları reddeden deneyimli siyasetçi, yargılama sürecini "açıkça yasa dışı bir amaca ulaşmak için yürütülen bir soruşturma taklidi" olarak nitelendirdi.
Konuşması mahkeme başkanı tarafından defalarca kesilen muhalif lider, Rusya-Ukrayna savaşında derhal ateşkes sağlanması ve siyasi bir diyalog zemini oluşturulması yönündeki çağrısını yineledi.
Savaş dönemi sansür yasaları muhalefeti hedef alıyor
Ukrayna'daki çatışmaların başlamasından bu yana Rusya yönetimi, savaş dönemi sansür düzenlemelerini ve ceza yasalarını sertleştirerek kamuoyundaki muhalif eylemleri ve eleştirileri ağır para cezaları ya da uzun hapis cezalarıyla bastırmaya devam ediyor. Ülkede bağımsız sivil toplum kuruluşları, medya organları ve siyasi partiler üzerindeki yasal denetim ve yaptırımlar giderek artıyor.