20 Temmuz 2026 tarihinde İngiltere Başbakanlığı görevini devralan Andy Burnham, göreve geldikten sonra verdiği ilk kapsamlı televizyon röportajında İngiltere-ABD ilişkilerinin geleceğine dair dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. BBC One kanalında yayımlanan "Sunday with Laura Kuenssberg" programına konuk olan Burnham, ülke liderlerinin öncelikle kendi ulusal çıkarlarını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı.
Trump ile diyalog ve görüş ayrılıkları
Burnham, ABD Başkanı Donald Trump ile aynı fikirde olmadığı konularda İngiltere’nin duruşunu net bir şekilde dile getireceğini ve gerekirse bu fikir ayrılıklarını kamuoyu önünde açıklamaktan kaçınmayacağını belirtti. Trump, Burnham’ın başbakanlık koltuğuna oturmasının ardından yeni İngiliz lideri ilk etapta "aşırı liberal" olarak tanımlamış, ancak iki lider arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin ardından temasın son derece olumlu geçtiğini ifade etmişti.
Savunma Bakanı Streeting'den İran uyarısı
İngiltere hükümetinin ABD politikalarına yönelik mesafeli tutumu savunma kanadında da karşılık buldu. İngiltere Savunma Bakanı Wes Streeting, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile yaptığı görüşmede İran konusundaki yaklaşım farklarını açıkça ilettiğini aktardı. Streeting, İngiltere'nin İran'a yönelik askeri operasyon ve saldırıları desteklemediğini ve gelecekte de bu tür hamlelerin yanında yer almayacağını vurguladı.
"Müttefiklik dürüstleşmeyi gerektirir"
ABD yönetimiyle sürdürülebilir ve sağlıklı bir ilişkinin fikir ayrılıklarını gizlemekten değil, açıkça konuşmaktan geçtiğini savunan Streeting, Washington'ın her koşulda onay veren müttefiklerden ziyade düşüncelerini dürüstçe söyleyen ortaklara değer verdiğini dile getirdi. Trump’a kişisel olarak güvenip güvenmediği sorusuna yanıt veren Streeting, ABD Başkanı'nı şahsen yakından tanımadığını ancak iki ülke arasındaki köklü güvenlik ve savunma ortaklığı nedeniyle Amerika Birleşik Devletleri’ne güvendiğini belirtti.