Her yıl küresel ölçekte çevreye ve okyanuslara yaklaşık 50 milyon ton plastik atık bırakılırken, yayımlanan yeni bir bilimsel araştırma kirliliğin boyutlarının tahmin edilenden çok daha yıkıcı olduğunu ortaya koydu. Deniz ve kara canlılarının plastik atıklara dolanması, boğulması ya da kimyasal maddeler nedeniyle zehirlenmesi vakaları artarken, yapılan çalışma tehdidin doğrudan popülasyon seviyesine ulaştığını belgeledi.
Avustralya açıklarında yer alan Lord Howe Adası'ndaki et ayaklı yelkovankuşu (Ardenna carneipes) popülasyonu üzerinde yürütülen geçmiş araştırmalar, plastik yutan yavru kuşlarda bilişsel gerileme, demans benzeri belirtiler ve sindirim sisteminde kalıcı yara dokusu oluşturan "plastikoz" (plasticosis) hastalığının geliştiğini saptamıştı. Yeni araştırma ise bu durumun türün gelecekteki nüfus dengesini nasıl çökerttiğini somut verilerle hesapladı.
0,5 gramlık plastik bile üreme şansını yüzde 12 azaltıyor
Araştırmacılar, adadaki 15 yıllık saha verilerini analiz ederek kuşların yavruluk döneminde yuttukları plastik miktarı ile yetişkinliğe ulaşıp üreme amacıyla doğdukları koloniye geri dönme oranları arasında doğrudan bir korelasyon tespit etti. Elde edilen bulgulara göre, yavru bir kuşun midesine giren sadece 0,5 gramlık plastik dahi bireyin ilerleyen yıllarda adaya dönüp üreme ihtimalini yüzde 12 oranında azaltıyor. İncelenen yavruların yaklaşık beşte birinin en az 1 gram plastik tükettiği kaydedildi.
"2 gramdan fazla yutanlar yürüyen ölüler haline geliyor"
Bilim insanları, 2 gramın üzerinde plastik yutan yavruların hayatta kalma ve ergenliğe ulaşıp kolonilerine dönme ihtimallerinin neredeyse tamamen ortadan kalktığına dikkat çekerek bu kuşları biyolojik olarak "yürüyen ölüler" şeklinde tanımladı.
Araştırmanın ortak yazarlarından Dr. Alex Bond, elde edilen sonuçların plastik kirliliğinin yaban hayatı üzerindeki etkilerini anlamada kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Tüm deniz kuşu türlerinin benzer bir kirlilik baskısı altında olduğunu vurgulayan Dr. Bond, pek çok türün yeterince detaylı izlenemediğini ve küresel ölçekte okyanuslara plastik akışı derhal durdurulmadığı takdirde deniz ekosistemlerinde geri dönülemez kayıplar yaşanacağını ifade etti.