İstanbul
Az bulutlu
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1791 %0.08
55,4009 %-0.02
6.542,72 %-0.76
84.908,47 %-2.27
Muhalif. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Tarhan’dan ramazan orucu değerlendirmesi:

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Tarhan’dan ramazan orucu değerlendirmesi:

”(Oruç) Beyin hücrelerini kamçılıyor, kemik iliği hücrelerini kamçılıyor ve kendini yenileme yaptırıyor. Ramazan orucunun sinir sistemine verdiği sıkıntı, bu büyümenin sonucu. Bu döneme vücudumuzun sağlıklı çalışmasına katkı sağlayan bir süreç diyebiliriz”

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Tarhan’dan ramazan orucu değerlendirmesi:
Okunma Süresi: 3 dk

İSTANBUL (AA) Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ramazan orucunun etkilerini nörobilim açısından değerlendirdi.

Üsküdar Üniversitesi'nden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, ramazan orucuyla kişinin beyindeki açlık toklukla ilgili hipotalamus bölgesini terbiye ettiğini ifade etti.

Oruç nedeniyle oluşan açlıkla beynin alarma geçtiğini ve kendini yenilediğini söyleyen Tarhan, "Beyin hücrelerini kamçılıyor, kemik iliği hücrelerini kamçılıyor ve kendini yenileme yaptırıyor. Ramazan orucunun sinir sistemine verdiği sıkıntı, bu büyümenin sonucu. Bu döneme vücudumuzun sağlıklı çalışmasına katkı sağlayan bir süreç diyebiliriz." değerlendirmesinde bulundu.

Ramazan orucunun üç boyutlu bir ibadet olduğunu dile getiren Tarhan, şunları kaydetti:

"Bu sosyal, mali ve şahsi bir ibadettir. Şahsi ibadet ile ilgili düşünürsek insanın içerisinde böyle duygular var; nefsi emare olarak bilinen yoldan çıkarıcı, baştan çıkarıcı duygular. Bu zamanda çok azgın olan duygular. Asıl özgürlük o duyguların dediğini yapmak değil o duygulardan özgür olmaktır. O duygular, baştan çıkarıcı, yoldan çıkarıcı, mal, makam düşkünlüğü, şöhret düşkünlüğü, aç gözlülük, çıkarcılık gibi insanlarda var olan genel duygular. Ramazan bu duygularla baş etmek için bir fırsattır. Toplu bir ibadet olduğu için herkese de etki edebiliyor."

"Oruç tahammül gücümüzü, dayanıklılık gücümüzü artırıyor"

Orucun insana dayanıklılık eğitimi verdiğini de kaydeden Prof. Dr. Tarhan, "Dayanıklılık eğitimiyle ilgili pozitif psikoterapi yöntemlerinde modüller yazılıyor. Dayanıklılık eğitimi, fırsat eğitimidir. Bu dönem insanın dayanma gücünü, tahammül gücünü arttırıyor. Hayatta gizli psikoloji yasası var. Mükafatını tahammül edenlere veriyor. Oruç da tahammül gücümüzü, dayanıklılık gücümüzü artırıyor." ifadelerini kullandı.

İkinci kazancın da doyum erteleme becerisini güçlendirmek olduğunu dile getiren Tarhan, "Modernizm haz peşinde koşmayı yüceltti, arzuları serbest bıraktı. Böyle olunca da insanların hepsi haz peşinde koşan vur patlasın, çal oynasın oldu. Zincirleri kır, duvarları yık diyen insan tipolojisi çok yaygınlaştı. Böyle durumlarda doyum erteleme becerisini çocuklarda öğretmeyi tavsiye ediyoruz anne babaya. Çocuklar hemen istediğini elde etmesin, davranışının doğal sonucunu yaşasın. Yanlış bir şey yapıyorsa onun bedelini ödesin. İsteklerini, emek vererek elde etsin. Bunu çocukluktan başlayarak, yürümeye başlamasından itibaren öğretiyoruz." açıklamasında bulundu.

Ramazan orucunun insanın nefsini terbiye ettiğini ve iradesini güçlendirdiğini de ifade ederek Prof. Dr. Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Ramazan orucunu inanmadan tutarsanız, çok acı çeker, huzursuz olursunuz. Beynimize, nörobilim penceresinden baktığımız zaman bir kimse ramazan orucuna inandığı zaman beyin onunla ilgili program geliştiriyor ve mideye, bağırsağa ilk birkaç gün alışma dönemi dışında ‘akşam yiyeceksin, ertelemek zorundasın’ diye mesaj veriyor. Kişi beyindeki açlık toklukla ilgili hipotalamus bölgesini terbiye ediyor."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız