İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,7850 %0.11
56,0665 %-0.07
6.893,11 %1.34
80.749,42 %5.11
Muhalif. Çocukların Şiddet ve İstismardan Korunmasına Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi

Çocukların Şiddet ve İstismardan Korunmasına Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi

Süleyman Demirel Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Okcu: ”Çocuğun çevrim içi istismarı, tıpkı AIDS gibi, Kovid19 gibi küresel ve acil müdahale gerektiren bir halk sağlığı konumuna ulaşmış durumda” Başkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Betül Orhan Kılıç: ”Türkiye’de yapacak çok şey var. Yasal yaptırımların tek başına koruyucu olmayacağı aşikar. Bu noktada okul tabanlı yaklaşımların çok etkin olduğu bilinmekte ve durmadan bu eğitimlerin tekrarlanması, bu tutumlara ve davranışlara dönüştürülmesi çok önemli”

Çocukların Şiddet ve İstismardan Korunmasına Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu, akademisyenleri dinledi
Okunma Süresi: 3 dk

TBMM (AA) Çocukların Her Türlü Şiddet, İhmal ve İstismardan Korunarak Akıl, Ruh ve Beden Sağlıklarının Gelişimi İçin Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu, akademisyenleri dinledi.

Komisyon, AK Parti Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu başkanlığında toplandı.

Komisyonda sunum yapan Süleyman Demirel Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Okcu, "Çocuğun çevrim içi istismarı, tıpkı AIDS gibi, Kovid19 gibi küresel ve acil müdahale gerektiren bir halk sağlığı konumuna ulaşmış durumda." dedi.

Türkiye İstatistik Kurumunun Ekim 2024'te yaptığı Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması'na göre Türkiye'de internete ulaşan çocuk oranının yüzde 91,3 olduğunu belirten Okcu, çocukların sosyal medya kullanım oranının yüzde 66'yı geçtiğini, bu oranın 1115 yaş grubunda ise yüzde 79'a kadar çıktığını ifade etti. Okcu, "Çocuklar için artık ev, annebaba yanından daha fazla wifi'nin olduğu yer. Maalesef bu noktaya gelmiş durumdayız. Rakamlar bize gösteriyor ki Türkiye'deki çocuklar dijital dünyaya bağlılar ve tehditlere açıklar. Son 45 senedir de artan çok başka büyük bir tehdit var, yapay zekayla oluşturulmuş 'çocuk cinsel istismar malzemesi' adı altında." diye konuştu.

"Çocuk, 9 yaştan önce tek başına internete girmemeli"

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Betül Orhan Kılıç, sunumunda "dijital ebeveynlik" kavramına dikkati çekti.

Dijital ebeveyni, "çocuğun gelişimini destekleyen, rehber olan, yol gösteren ama risklerden çocuğunu koruyan ebeveyn" olarak tanımlayan Kılıç, "Bununla ilgili birtakım yaş sınırları var. Bilmemiz gereken 3 yaştan önce bir çocuğun bir kere ekrandan uzak olması, 9 yaştan önce tek başına internete girmemesi, 13 yaştan önce sosyal medya hesabını oluşturmaması ve günlük hayattaki aktivitelerinin yerini ekranın almaması." dedi.

Ebeveynlerin sosyal medyada çocuklarına ilişkin paylaşım yapmasına da değinen Kılıç, hem Türkiye'de hem dünyada mahremiyeti ihlal eden ve kimlik bilgileri içeren paylaşımların çok sık yapıldığına dikkati çekti. Kılıç, "Eğer ebeveynin psikolojik sağlamlığı düşükse, internet bağımlılığı varsa, kendisinin sosyal medyada takipçi sayısı yüksekse bu ebeveyn çocuğunun bu tarz paylaşımlarını daha çok yapıyor. Ebeveyni güçlendirmezsek çocuğu güçlendirmemiz çok kafi olmayacaktır. Dolayısıyla ebeveynlerin dijital kullanım konusundaki farkındalığının artırılması, direkt ve dolaylı olarak çocukları dijital tehlikelerden, dijital dünyadaki izlerden korur." değerlendirmesinde bulundu.

Kılıç, bu konuda Türkiye'de yapacak çok şey olduğunu belirterek, "Bu konuda hem çalışmamız lazım hem neler yaptığımızı görmemiz lazım ama yasal yaptırımların tek başına koruyucu olmayacağı aşikar. Bu noktada okul tabanlı yaklaşımların çok etkin olduğu bilinmekte ve durmadan, etmeden bu eğitimlerin tekrarlanması, bu tutumlara ve davranışlara dönüştürülmesi çok önemli." diye konuştu.

Komisyon Başkanı Aydoğdu, dijital dünya ile çocukların arasındaki ilişkiyi iyi organize eden milletlerin sonraki yüzyılların söz söyleyeni olacağını ifade etti.

Aydoğdu, Komisyon çalışmalarının bitiminde ilgili bakanlıklarla bu konudaki tekliflerini istişare edeceklerini söyleyerek, "Uygulayıcıları da hatta gerekirse sayın bakanların bizzat kendilerini de çağırıp en azından o teklifleri istişare etmeliyiz; icraata, pratiğe yönelik, somut... Çok somut bir çalışma yapacağız inşallah. Belki TBMM'de kurulan komisyonların şu ana kadar yapmadığı bir şeyi yapacağız, yasa tekliflerimizin olabilirliğini, olmazlığını uygulayıcılarla da tartışacağız orada." dedi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız