İstanbul
Kapalı
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2082 %0.06
55,3921 %-0.07
6.569,97 %-0.21
85.468,00 %-0.64
Muhalif. Tarihçi Ortaylı’dan ”Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiyeİtalya ilişkileri” konferansı:

Tarihçi Ortaylı’dan ”Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiyeİtalya ilişkileri” konferansı:

”(İtalya) Burası endüstriyi, sanatları geliştiren bir memleket. Türkiye, buraya nüfuz ettiği ölçüde yenilikler yapıyor”

Tarihçi Ortaylı’dan ”Cumhuriyet’in 100. yılında Türkiyeİtalya ilişkileri” konferansı:
Okunma Süresi: 3 dk

ROMA (AA) Tarihçi yazar Prof. Dr. İlber Ortaylı, İtalya'nın endüstriyi ve sanatları geliştiren bir ülke olduğunu, tarih boyunca da Türkiye'nin bu ülkeye nüfuz ettiği ölçüde yenilikler yaptığını, bunu önemli bulduğunu söyledi.

Ortaylı, Yunus Emre Enstitüsü (YEE) Roma Türk Kültür Merkezi'nde "Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiyeİtalya İlişkileri" başlıklı bir konferans verdi. Konferansa Türkiye'nin Roma Büyükelçisi Ömer Gücük'ün yanı sıra Roma’da eğitimlerini sürdüren çok sayıda Türk öğrenci katıldı.

Konferansta konuşan Ortaylı, Türkİtalyan ilişkilerinin son 100 yıllık evresinin başlarında, 19111912 vakası olarak adlandırdığı İtalyanların Trablusgarp'a girmesinin bulunduğunu, dolayısıyla bir husumetin söz konusu olduğunu belirtti.

Ortaylı, İtalyanların Birinci Dünya Savaşı'nda İngiliz ve Fransızların safında yer alarak kazandığı belki de tek şeyin, savaşın ardından işgal kuvvetleri olarak çıktıkları İstanbul'da Avusturya elçisinin bulunduğu, aslında İtalyanlara ait olan Venedik Sarayı'nı geri alabilmek olduğunu aktardı.

İlber Ortaylı, İtalya'nın Lozan Anlaşması görüşmelerinde de daha önceden elde ettiği kapitülasyonları korumak ve taviz vermemek için karşı tarafta yer aldığını anlattı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk ile İtalya'nın o dönemki faşist lideri Benito Mussolini'nin arasının düzelmediğini dile getiren Ortaylı, "Hatta Balkan Antantında özellikle Yugoslavya ile işbirliği bunu gösteriyor. Çünkü Yugoslavya ve Türkiye, İtalya'nın karşısındalar. Yunanistan öyle davranmadı. (Yunanistan'ın o dönemki başbakanı Eleutherios) Venizelos, Türkiye ile bir anlaşma taraftarı olduğu halde hemen Mussolini'ye gidiverdi. Bu tabii Ankara hükümetini delirtti ama yapılacak fazla bir şey yok. Almanya'ya karşı Balkan devletleri, Yugoslavya hariç ve Yunanistan çok şey davranmıştır, yani Yunanistan Sefiri, Berlin'de 'Führer bizi sever' falan der. Yunanlıların umumi havasıdır: 'Bizi severler.' Sever de ne olur, işte işine kadar kullanır. Pek de sevmezler yani. Niye sevsin? Böyle devletler arasında hissi duygu olmaz. Devlet bir mekanizmadır. Bu da maalesef çok yaygındır. Bizi sevmezler, yahut severler. Devletler böyle hissi şey değil, fotoroman değil, birbirine aşık olacak, nefret edecek falan, bu olmaz." diye konuştu.

Ortaylı, İtalya'nın önemini Fatih Sultan Mehmet'in Otranto seferine atıfla anlatırken, şu ifadeleri kullandı:

"Burası endüstriyi, sanatları geliştiren bir memleket. Türkiye, buraya nüfuz ettiği ölçüde yenilikler yapıyor. Onun için ben buna fevkalade önem veriyorum. 1481'de Fatih Sultan Mehmet adım attığı Otranto'daki ikametini, hiç değilse güney İtalya'nın hakimiyetini elinde tutsaydı, Türkiye daha başka olurdu. Şimdi İtalyan ustalarının binalarında otururdu, öbürkülerinin değil. O zaman Karadeniz'de Türk hakimiyeti, Türk gölü gibi bir politika, maalesef bu işi geriletmiştir. Aynı hatayı, galiba (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin de tekrarlıyor. Karadeniz hiç kimsenin gölü mölü olamaz. Çok acayip bir yerdir. Bir sürü millet vardır. Hepsi birbirinden tuhaftır. Oralarda kimsenin hakimiyet kurması mümkün değildir. İsterseniz denizin etrafındaki milletlere bir bakın."

İtalyancanın da önemine vurgu yapan Ortaylı, "Aslında İtalyanca Avrupa'dır. Avrupa'yı tanımak istiyorsanız İtalyanca bilmeniz lazım." dedi.

Ortaylı, İtalyancanın Türkçe'ye en çok tesir eden dil olduğunu belirterek, bu etkiyi özellikle denizcilik ve gemicilik terminolojisinde görmenin mümkün olduğunu ifade etti.

Türkiye adının da İtalyanların, Anadolu coğrafyasından Türklerin veya Türkmenlerin yaşadığı yer anlamında "Türkiye" diye bahsetmesinden geldiğini anlattı.

Konferansın ardından Büyükelçi Gücük ve YEE Roma Müdürü Zafer Kıyıcı, Ortaylı'ya bir plaket takdim etti.

Ortaylı, kendisini dinlemeye gelenlerle hatıra fotoğrafı çektirirken, kitaplarını da imzaladı.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız