İstanbul
Parçalı bulutlu
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,5312 %0.11
55,7178 %0.12
6.636,26 %0.02
81.658,01 %-0.85
Muhalif. Pavarotti’nin eşi Nicoletta Mantovani, ünlü İtalyan tenorü anlattı:

Pavarotti’nin eşi Nicoletta Mantovani, ünlü İtalyan tenorü anlattı:

”Luciano’nun anısını yeni filmler ve tiyatro prodüksiyonları aracılığıyla yaşatmaya çalışıyoruz. Bu nedenle onun anısına yapılan her şeye gerçekten çok özen gösteriyor, bize öğrettiği gibi yapmaya çalışıyoruz” ”Hayalimiz Luciano’nun adını taşıyan bir akademiye sahip olmak. Tabii bu ücretsiz olmalı. Luciano öğrencilere ücretsiz olarak eğitim veriyordu çünkü ona da gençken ücretsiz olarak öğretilmiş”

Pavarotti’nin eşi Nicoletta Mantovani, ünlü İtalyan tenorü anlattı:
Okunma Süresi: 4 dk

İSTANBUL (AA) AHMET ESAD ŞANİ İtalyan tenor Luciano Pavarotti'nin eşi yapımcı Nicoletta Mantovani, 15 sene önce hayatını kaybeden sanatçıya ilişkin, "Luciano, İkinci Dünya Savaşı sırasında çocuktu ve savaşın acımasızlığının üstesinden gelmenin tek yolunun müzik olduğunu anlamıştı. Bu yüzden bana, o yıllarda sesi bombaların sesinden daha yüksek olduğu için hep birlikte şarkı söylediklerini anlatırdı." dedi.

Luciano Pavarotti Vakfı'nın konseri için İstanbul'a gelen Mantovani, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ünlü sanatçı hayattayken günün 24 saatini birlikte geçirdiklerini söyledi.

Mantovani, Pavarotti ile 4 yıl evli kaldıklarını belirterek, "Sürekli dünyayı dolaştığı için iki günde bir konserimiz oluyordu. Birlikte seyahat ediyor ve her şeyi paylaşıyorduk." diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin (UNHCR) ve çeşitli kurumların etkinliklerine katılarak sevgilerini başkalarıyla da paylaştıklarını dile getiren Mantovani, "Özellikle de ihtiyaç sahibi çocuklar için çok şey yaptık. Çünkü Luciano, İkinci Dünya Savaşı sırasında çocuktu ve savaşın acımasızlığının üstesinden gelmenin tek yolunun müzik olduğunu anlamıştı. Bu yüzden bana her zaman, o yıllarda sesi bombaların sesinden daha yüksek olduğu için hep birlikte şarkı söylediklerini anlatırdı." ifadesini kullandı.

"Sesim gerçekten kötü ama müziği seviyorum"

U2'nun solisti Bono ile Pavarotti'nin 1995'te düzenlenen yardım konserinde, "Miss Sarajevo" şarkısını birlikte yorumladığına işaret eden Mantovani, şunları kaydetti:

"Bosna Hersek'teki savaş mağdurlarına yardım etmek ve bir merkez açmak düşüncesiyle böyle bir konser fikri ortaya çıktı. Birlikte o kadar çok şey yaptık ki. Kendimi tarif etmem gerekirse, onun yanında olduğum ve ona yardım etmeye çalıştığım tüm işlerde başarılı olduğumu söyleyebilirim, tabii şarkı söylemek dışında. Ben de yeni öğrencilerin özellikle opera dünyasında bir kariyere sahip olmalarına ve yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olarak onun hayallerini gerçekleştirmeye devam ediyorum. Luciano'nun anısını yeni filmler ve tiyatro prodüksiyonları aracılığıyla yaşatmaya çalışıyoruz. Bu nedenle onun anısına yapılan her şeye gerçekten çok özen gösteriyor, bize öğrettiği gibi yapmaya çalışıyoruz."

Mantovani, şarkı söylediğinde eşinin pek çok hata bulduğunu ve sesini beğenmediğini aktararak, "Sesim gerçekten kötü ama müziği seviyorum. Bu yüzden çok fazla müzik etkinliği düzenliyorum. Sinemayı da seviyorum. İtalya'da farklı türde filmler çektim. Aynı zamanda ben bir anneyim. Çok güzel bir kızım var ve elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum." değerlendirmesinde bulundu.

Pavarotti'nin çok özel bir insan ve harika bir sanatçı olduğunun altını çizen Mantovani, şunları aktardı:

"Seyirci genelde sizin sahte olup olmadığınızı hissediyor. Pavarotti, iyisiyle kötüsüyle hep doğruydu. Hoş olmayan bir şey bile söylese biliyordum ki gerçek buydu. Bu kadar gerçek bir insandı. Sanatçı bir eş olarak çok özel olduğunu düşünüyorum. Bana hayata dair çok şey öğretti. Hayata hep olumlu bakan biriydim. Bana, 'Yüksekten uçmaya, olaylara her zaman farklı bir perspektiften bakmaya çalış çünkü bazen sadece aşağı bakar, hep üzgün veya kızgın oluruz. Unutma, her zaman iyiyi aramak zorundasın.' derdi."

Nicoletta Mantovani, Pavarotti'nin etrafındakilere neşe veren bir insan olduğunu dile getirerek, "Eşsiz, kendine özel bir sesi vardı. Yani onu duyduğunda 'Bu Pavarotti' diyebilirdin. Mükemmel bir diksiyonu vardı. Dili bilmeseniz bile ne dediğini gerçekten anlayabilirdiniz. Söylediği şeyle bir şekilde insanın kalbine ulaşırdı." dedi.

"Türkiye beni gerçekten çok heyecanlandırıyor"

İstanbul'da insanların kendisine çok iyi davrandığını aktaran Mantovani, şu bilgileri verdi:

"Şehirde uzun bir yürüyüşe çıktık, akşam yemeği için Türk yemeklerinin yapıldığı bir yerde durduk. Bize karşı çok iyi davrandılar. İtalyanlara çok benzediğini söyleyebilirim, çok açık, çok nazik. Benim için gerçekten harika bir deneyimdi. Ayasofya'yı görmeye gittik ve her küçük ayrıntıyı empati ye anlatan yerel rehberimiz vardı. Sadece yapmak zorunda olduğu için değil severek rehberlik ediyordu. İnsanların içinde gerçek bir samimiyet olduğunu hissedebilirsiniz. Bu nedenle Türkiye beni gerçekten çok heyecanlandırıyor. Yakında tekrar gelmek istiyorum. Bence farklı bakış açılarını yansıtan çok fazla tarihi unsur var."

Yapımcı Mantovani, Türkiye'de de sanatçı dostlarının olduğunu kaydederek, Pavarotti'yi takip eden genç sanatçıların İstanbul'da konser vermesinden dolayı mutlu olduğunu sözlerine ekledi.

Luciano Pavarotti'nin sanatını, ruhunu, ışığını ve repertuvarını genç kuşak uluslararası opera sanatçılarıyla devam ettirmek amacıyla sanatçının vefatından sonra kurulan Luciano Pavarotti Vakfı'nın çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Mantovani, genç sanatçılara fark edilme imkanı sağlamaya çalıştıklarını vurguladı.

Mantovani, eşinin adını taşıyan bir akademi hayali olduğunun altını çizerek, "Hayalimiz Luciano'nun adını taşıyan bir akademiye sahip olmak. Tabii bu ücretsiz olmalı. Luciano öğrencilere ücretsiz olarak eğitim veriyordu çünkü ona da gençken ücretsiz olarak öğretilmiş. Bu nedenle her zaman 'Aldığımı geri vermek istiyorum.' derdi." diye konuştu.

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız