İstanbul
Kapalı
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,2059 %0.06
55,3218 %-0.19
6.540,24 %-0.66
84.166,01 %-1.82
Muhalif. Hava kirliliği ve iklim değişikliği tarihi eserlere de zarar veriyor

Hava kirliliği ve iklim değişikliği tarihi eserlere de zarar veriyor

Hava kirliliği ve iklim değişikliği tarihi eserlere de zarar veriyor
Okunma Süresi: 3 dk

SAMSUN (AA) Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Michael Deniz Yılmaz, iklim değişikliği ve hava kirliliğinin kültür varlıklarına bazen geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini bildirdi.

OMÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, Yılmaz, arkeolojik açıdan hava kirliliği ve iklim değişikliğinin etkilerini değerlendirdi.

İklim değişikliğinin ve artan hava kirliliğinin çevresel boyutlarının yanı sıra tarihi eserlere de zarar verdiğine işaret eden Yılmaz, havadaki nem oranı ve yağış miktarına bağlı olarak suda çözünebilecek materyallerden üretilmiş olan kültür varlıklarının zamanla eriyerek yok olduğunu, ayrıca tarihi eser yapıtlarının zamanla çözünerek suya karıştığını belirtti.

Mevsimsel sıcaklık farklarına bağlı olarak fiziksel ufalanma ve kırılmalar sonucunda kayaçların, toprak halini aldığını aktaran Yılmaz, "Bu durum doğadaki toprak ve kumların oluşumunu sağlamasının yanı sıra, kültür varlıklarının da yapı taşlarının erozyonuna sebep olan bir süreçtir. Çevre bölgede kum ve rüzgarın artmasıyla birlikte aşınmalar da ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda kurak iklime sahip olan coğrafyadaki gecegündüz ile yazkış arasındaki sıcaklık farkları eserlerde de çatlama meydana getiriyor." ifadelerini kullandı.

Yosun oluşumunu artıran iklimin ortaya çıkmasıyla beraber, eserlerin üzerinde "liken" denilen yosunlar oluştuğuna dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:

"Yosunların kökleri kılcal çatlaklara sebebiyet veriyor. Bu kılcal çatlaklar ise ufalanma ve aşınmaya yol açıyor. Ülkemizde, Hattuşa'daki Sfenksli Kapı bunun için iyi bir örnek olarak gösterilebilir. Hattuşa'daki eserler için önlemler alınarak, orijinal sfenksler müzede koruma altına alındı."

Hava kirliliğinin de tarihi eserlere zarar verdiğinin altını çizen Yılmaz, şunları kaydetti:

"Kültür varlıklarının içine kadar nüfuz eden salınan karbonmonoksit gazı ancak kimyasal yöntemlerle temizlenebiliyor. Bu tekniklerin tamamına yakını aşındırıcı özelliğe sahip olduğundan eserde tahribata yol açıyor. Sadece eser yok olmuyor. Hava kirliliği, kalker taşlarını karartarak orijinal görünümünü kaybetmesine sebep oluyor. Zaman içerisinde yapıtın üzerindeki bezeme unsurları ve yazılar da yok olmaya başlıyor. Kültür varlıklarını korumak adına dış etkenlerle bağlantılarını kesmek faydalı olacaktır. Kültür varlıklarını, gelecek kuşaklara aktarmamız gerekiyor. Korumamamız sonucunda yalnızca belgelenmiş olanlarını gelecek kuşaklara bu belgeler vasıtasıyla aktarabiliriz. Eserleri, ileride teknolojinin gelişmesiyle beraber yapılacak olan araştırmalar için koruyarak saklamaya çalışıyoruz. Şu an uygulayamayacağımız analizleri uygulamamız mümkün olabilir. Bu açıdan eserleri korumamız oldukça önemli."​​​​​​​

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız