İstanbul
Açık
15°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,1654 %0.07
55,1548 %-0.34
6.565,59 %0.35
86.644,00 %2.18
Muhalif. AA’nın Sinema Atölyesi serisinin dördüncüsü ”Türk Sinemasının Doğuşu” temasıyla düzenlendi

AA’nın Sinema Atölyesi serisinin dördüncüsü ”Türk Sinemasının Doğuşu” temasıyla düzenlendi

Sinema tarihi yazarı ve eleştirmeni Burçak Evren: ”Sinema bu topraklarda yok olmuyor, dijital platformlara kaymış olmasına rağmen sinema bizim yaşam biçimimiz” ”Susuz Yaz, insan ilişkisinin didik didik edildiği, menfaat ve çıkarın ölçülü şekilde anlatıldığı, toplumsal içerikli filmlerin başlangıcı olan filmdir”

AA’nın Sinema Atölyesi serisinin dördüncüsü ”Türk Sinemasının Doğuşu” temasıyla düzenlendi
Okunma Süresi: 3 dk

ANKARA (AA) Anadolu Ajansının (AA) Sinema Atölyesi serisinin dördüncü etkinliği, "Türk Sinemasının Doğuşu" temasıyla AAtölye'de düzenlendi.

AA Akademi koordinasyonunda düzenlenen sinema eğitimleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Türk sinemasının doğuşu, gelişimi, dönüm noktaları ve Türk sinemasındaki ilkler ele alındı.

AA Dış ve Ekonomi Haberleri Yayın Müdürü Barışkan Ünal'ın moderatörlüğünde düzenlenen etkinliğe, sinema tarihi yazarı ve eleştirmeni Burçak Evren katıldı.

Türk sinemasının ilk filmlerine dair tartışmalara değinen Evren, aynı zamanda ilk çekilen filmleri anlattı.

Evren, yönetmenliğini Muhsin Ertuğrul'un yaptığı, Halide Edib Adıvar'ın romanından 1923 yılında sinemaya uyarlanan "Ateşten Gömlek" filminde ilk Türk kadın oyuncuların yer aldığını söyledi.

Türk sinema dilinin, Lütfi Ömer Akad gibi Sinemacılar Dönemi yönetmenleriyle oluşmaya başladığını dile getiren Evren, bu dönemde Yeşilçam'ın temellerinin atıldığını, açık hava sinemalarının oluştuğunu, böylelikle Türk sinemasının altın yıllarına geçiş yaşandığını belirtti.

Evren, "Türk sineması ilk krizini 1974'te televizyonların evlere girmesiyle yaşıyor. İnsanlar sinemadan uzaklaşıyor, biz buna 'yitik yıllar' diyoruz." ifadesini kullandı.

Sinema tarihi yazarı Evren, 1990'larda yabancı filmlerin ve büyük uluslararası firmaların sinema salonlarındaki etkinliğiyle Türk yapımlarının düşüşe geçtiğini ancak auter yönetmenlerle tekrar uluslararası alanda ödüller kazanıldığını anlattı.

"Yeşilçam filmlerini üç kuşak aynı anda izleyebilirdi"

Öte yandan Yeşilçam filmlerini üç kuşağın aynı anda izleyebildiğine işaret eden Evren, bugün dijital platformlardaki yapıların üç kuşağı da kapsayan yapımlar sunmadığına dikkati çekti.

Evren, "Sinema bu topraklarda yok olmuyor, dijital platformlara kaymış olmasına rağmen sinema bizim yaşam biçimimiz. Bir genç sinema dergisi alamıyorsa, arkadaşıyla sinemaya gidemiyorsa o zaman sinema değil ama bu coğrafya için biraz alarm zilleri çalıyor demektir." diye konuştu.

Etkinlikte gösterimi yapılan "Susuz Yaz" isimli film, önemi, konusu ve verdiği mesajlar açısından değerlendirildi.

Evren, yönetmenliğini Metin Erksan'ın yaptığı, Necati Cumalı'nın romanının sinemaya uyarlandığı "Susuz Yaz" filminde kırsal kesimin sorunlarının işlendiğini belirterek şunları kaydetti:

"İlk defa kırsal kesimdeki esas sorunun, köylü, çalışan ve ağa arasındaki mülkiye sorunu olduğu işleniyor. Susuz Yaz'da mülkiye sorunu ile suyun paylaşımı anlatılır. Susuz Yaz, insan ilişkisinin didik didik edildiği, menfaat ve çıkarın ölçülü şekilde anlatıldığı, toplumsal içerikli filmlerin başlangıcı olan filmdir."

Kaynak: AA

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız