Toplum genelinde Basur adıyla bilinen Hemoroid, modern yaşamın getirdiği hareketsiz çalışma ortamı ve yanlış beslenme tercihleriyle her geçen gün daha da yaygınlaşıyor. Anüs ve Rektum bölgelerindeki damarların basınca maruz kalarak genişlemesi sonucu ortaya çıkan bu sağlık sorunu, bireylerin günlük yaşantısını büyük ölçüde sınırlandırıyor. Birçok kişi, hissettiği utanma duygusu veya cerrahi müdahale endişesi taşıdığı için sağlık kuruluşlarına başvurmayı sürekli erteliyor. Tıbbi desteğin ötelenmesi ise, hastalığın zamanla daha zorlu bir tabloyla seyretmesine neden oluyor.
Tıp bilimindeki gelişmeler ise, ameliyat korkusu yaşayan hastalara yepyeni ve konforlu tedavi seçenekleri sunuyor. Hastaların operasyon masasına yatma kaygısıyla kliniklerden kaçtığını değerlendiren Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt, çağdaş sağlık yaklaşımlarının büyük avantajlar yarattığını belirtiyor. Uzman hekim, günümüzde oldukça sık uygulanan ameliyatsız hemoroid tedavisi işlemlerinin hastalar açısından pratik ve ağrısız bir iyileşme dönemi sağladığını aktarıyor.
MDK Yöntemi Hastanede Uzun Yatışları Önlüyor
Açık cerrahi müdahalelerin beraberinde getirdiği geniş kesiler ve haftalarca süren zorlu dinlenme dönemleri, hastaları farklı tıbbi arayışlara itiyor. Bu noktada kesisiz bir alternatif olarak geliştirilen MDK işlemi tıp merkezlerinde güvenle uygulanıyor. Op. Dr. Mehmet Durmuş Kurt, hastaların büyük bir kısmının ancak ağrılara dayanamayacak seviyeye ulaştığında hekime başvurduğunu söyleyerek, söz konusu yöntemin sorunlu damarlara son derece kontrollü bir şekilde müdahale edip bu dokuları küçültmeyi hedeflediğini anlatıyor.
Bu modern uygulamanın en belirgin faydasının herhangi bir cerrahi kesik oluşturmaması olduğunu anlatan Op. Doktor, minimal invaziv olarak tanımlanan işlem sayesinde hastaların günlerce hastane odalarında yatmasına gerek kalmadığını ve herkesin kendi sosyal hayatına hızlı bir biçimde dönüş yapabildiğini vurguluyor.
Taze Kanama Şikayetleri İncelemeyi Gerektiriyor
Hastalık, kişide yerleştiği dokuya ve bölgesine göre İç Hemoroid ve Dış Hemoroid olmak üzere iki ayrı yapıda kendisini belli ediyor. Uzman hekimler, dış bölgedeki oluşumların makat çevresinde belirgin şişlik, yoğun kaşıntı ve ağrıyla hastayı rahatsız ettiğini, iç bölgedeki damar problemlerinin ise genellikle ağrısız seyreden taze kanamalarla saptandığını bildiriyor.
Tuvalet ihtiyacı sırasında görülen açık renkli kanamaların mutlaka dikkate alınmasını tavsiye eden doktor, hastaların bağırsaklarını tam boşaltamama hissini ve otururken yaşadıkları baskıyı önemsemesi gerektiğini paylaşıyor. Sürekli tekrarlayan kanama ataklarının sadece damar genişlemesiyle ilgili olmayabileceğini hatırlatan uzman hekim, Bağırsak kanalındaki çok daha tehlikeli rahatsızlıkların da benzer bulgular üretebileceği uyarısında bulunarak geç kalınmadan bir Genel Cerrahi uzmanından muayene randevusu alınması gerektiğini yineliyor.
Sindirimi Koruyan Lifli Beslenme Listeleri Şart
Hastalığın tam anlamıyla iyileştirilmesinde sadece uygulanan tıbbi tekniklerin tek başına yeterli olmayacağını vurgulayan beslenme uzmanları, hastanın günlük gıda tüketimini baştan aşağı yenilemesi gerektiğini aktarıyor. Diyetisyen Nazlı Yegin, bu fizyolojik rahatsızlığın gelişim sürecinde ve tedavi sonrasında tekrarlamasında Kabızlık sorununun başrol oynadığını belirterek, sindirim sistemini yormayan özel beslenme programlarının uygulanması gerektiğini söylüyor.
Tıbbi işlemlerin başarı oranını kalıcı hale getirmek için günlük öğünlerde lif değerinin yüksek tutulmasını tavsiye eden Diyetisyen Nazlı Yegin, taze sebze, meyve, tam tahıllı gıda ve baklagillerin bağırsak florasını düzenleyerek bölgedeki damar baskısını hafiflettiğini dile getiriyor. Suyun sindirim faaliyetleri için taşıdığı hayati önemi anlatan Yegin, yoğun işlenmiş fabrika ürünlerinden uzak kalmanın ve fiziksel aktiviteyi artırmanın genel iyileşme hızını ciddi oranlarda yükselttiğini ifade ediyor.