Halk arasında "ateş", "kor" veya "köz" anlamlarına gelen ve soğuk kış günlerinin ardından havaların ısınmasını temsil eden cemrelerin ilki, 19-20 Şubat itibarıyla havaya düştü. Yüzyıllardır süregelen geleneksel takvime göre, bu ilk düşüşle birlikte atmosferdeki sert soğuklar etkisini yitirmeye ve güneş ışınları yeryüzünü daha fazla ısıtmaya başlıyor. Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar geniş bir coğrafyada baharın müjdecisi olarak kabul edilen bu süreç, aynı zamanda tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar için hazırlık döneminin başlangıcını ifade ediyor.
Suya ve toprağa düşme tarihleri netleşti
Havaya düşen ilk cemrenin ardından gözler döngünün diğer aşamalarına çevrildi. Geleneksel takvim doğrultusunda ikinci cemre 26-27 Şubat tarihlerinde suya düşerek deniz, göl ve akarsulardaki suların ısınmasını ve buzlanmaların çözülmesini sağlayacak. Baharın kalıcı etkilerinin hissedileceği ve doğanın tam anlamıyla canlanacağı üçüncü ve son cemre ise 5-6 Mart tarihlerinde toprağa kavuşacak. Bu son aşamayla birlikte ağaçlara su yürümesi, kır çiçeklerinin açması ve tarımsal faaliyetlerin ivme kazanması bekleniyor.
İklim değişikliği geleneksel takvimi etkiliyor
Öte yandan, asırlardır takip edilen cemre döngüsü bu yıl geçmiş yıllara kıyasla çok daha sıcak bir zeminde gerçekleşiyor. (Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün geçtiğimiz günlerde açıkladığı güncel verilere göre; 1991-2020 dönemi Ocak ayı ortalama sıcaklığı 2,9 derece iken, 2026 yılı Ocak ayında bu değer 3,6 dereceye ulaşarak mevsim normallerinin oldukça üzerinde seyretti.) Uzmanlar, bu sıcaklık artışının ekosistem üzerinde belirgin etkiler yarattığını vurgulayarak, bitkilerin beklenenden daha erken çiçek açtığına ve göçmen kuşların takviminde sapmalar yaşandığına dikkat çekiyor.