Antrenmanda her şey yolundadır. Hareketler akıcıdır, nefes dengelidir, beden tanıdıktır.
Ancak yarış günü geldiğinde tablo değişir. Kalp hızlanır, kaslar sertleşir, nefes daralır.
Sporcu çoğu zaman şunu söyler: “Normalde yaptığımı yapamıyorum.”
Bu noktada sorulan soru nettir:
Yarış günü beden neden bizi yarı yolda bırakır?
Bu sorunun cevabı çoğu zaman bedende değil, zihindedir.
BEDEN DEĞİL, ZİHİN ALARMA GEÇER
Yarış günü beyin, yaşanan anı yalnızca bir performans anı olarak algılamaz.
Aynı anda değerlendirilme, kazanma-kaybetme, beklentileri karşılama ve hata yapma ihtimali de devreye girer.
Beyin bu tabloyu bir “tehlike” olarak okuduğunda vücut savaş ya da kaç sistemini aktive eder.
ANTRENMAN BEDENİ İLE YARIŞ ZİHNİ AYRILIR
Antrenmanda beden ve zihin uyum içindedir. Yarışta ise zihin bedenden kopar.
KONTROL ETME ÇABASI GERİLİMİ ARTIRIR
Beden kontrol edildikçe değil, akışa izin verildikçe performans gösterir.
SORUN BEDENDE DEĞİL, YÜKLENEN ANLAMDA
Yarış günü beden bozulmaz. Sadece taşıdığı anlam ağırlaşır.
ÇÖZÜM: BEDENİ DEĞİL, ZİHNİ GÜVENDE HİSSETTİRMEK
Zihin sakinleştiğinde beden onu zaten takip eder.
SON SÖZ
Yarış günü bedeniniz sizi yarı yolda bırakmıyor.
Sadece şunu söylüyor: “Şu an kendimi güvende hissetmiyorum.”