İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,2795 %0.22
50,5902 %-0.78
7.136,03 % -0,98
71.328,03 %0.629
Muhalif. SPOR Aykut Kocaman'dan Ali Koç'a: Samimi bulmuyorum, bu denklemin içinde asla olmayacağım

Aykut Kocaman'dan Ali Koç'a: Samimi bulmuyorum, bu denklemin içinde asla olmayacağım

Okunma Süresi: 5 dk

Fenerbahçe'de adı geçen teknik direktör isimlerden biri olan Aykut Kocaman gelişmeler ile ilgili açıklamalarda bulundu. Kocaman, "Ben bu denklemin içinde asla olmadım ve olmayacağım da." dedi. Sarı-lacivertli kulübün Başkanı Ali Koç'un geçmişte yaptığı "Göreve geldiğimizde Aykut Hoca ve ekibiyle devam edecektik. Büyük hata yaptık" açıklamasını samimi bulmadığını belirten Kocaman, "Ali Bey'in bu sözlerinin artık çok samimi olduğunu düşünmüyorum. Eğer böyle olsaydı, bu kadar kriz ortamında, 5 senedir Uruguay'dan, Arjantin'den, Türkiye Ligi'nin her isminden bahsedildi. Bir kişinin isminden bahsedilmedi; Aykut Kocaman. Eğer bu bir hata olarak görülüyorsa, hata olarak düzeltilmeliydi" ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe'nin hem futbolculuk hem teknik direktörlük dönemiyle unutulmaz isimleri arasında yer alan Aykut Kocaman, Sports Digitale'nin konuğu oldu. Deneyimli futbol insanı, Fenerbahçe dönemiyle ilgili açıklamalar yaparken, sarı-lacivertlilerin teknik direktörü olacağı iddialarına da noktayı koydu.

Fenerbahçe'nin yeni teknik arayışları içerisinde adı yeniden gündeme gelen deneyimli teknik adam, "Ben bu denklemin içinde olmayacağım" dedi.

Aykut Kocaman, "Fenerbahçe'nin antrenörünün ayrılacağını söylediği günde, antrenör ararken, böyle bir dönemde denk geldi konuşmalarımız. Ben bu denklemin içinde asla olmadım ve olmayacağım da. Onu söylüyorum." sözlerini sarf etti.

"Samimi değil"

Öte yandan Aykut Kocaman, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'un daha önce söylediği, "Göreve geldiğimizde Aykut Hoca ve ekibiyle devam edecektik. Büyük hata yaptık." sözlerinin hatırlatılması üzerine, "Ali Bey'in bu sözlerinin artık çok samimi olduğunu düşünmüyorum. Eğer böyle olsaydı, bu kadar kriz ortamında, 5 senedir Uruguay'dan, Arjantin'den, Türkiye Ligi'nin her isminden bahsedildi. Bir kişinin isminden bahsedilmedi; Aykut Kocaman. Eğer bu bir hata olarak görülüyorsa, hata olarak düzeltilmeliydi. Tekrar söylüyorum, ben bu denklemin içinde zaten yokum. Söylediğim sözlerin bir anlamı var, oturacağı, gideceği yer var. Ya da arkası var. Bütün hatalarıma rağmen dikkat ettim. Ama bu cümlenin doğru olması için hemen sağlamasının olması lazım. 100'lerce isim geçerken, Aykut Kocaman'ın ismi geçmiyorsa... Ama bu kadar 100'lerce isim aranıyorsa, bu da bir hataysa, buradan yola çıkarak söylüyorum, samimiyet sorgulaması yapıyorum sadece. Eğer böyleyse bir hata düzeltmenin olması lazım. Bunun da doğru olduğunu düşünmüyorum." ifadelerini kullandı.

Aykut Kocaman, daha önce 2010-2013 ve 2017-2018 dönemlerinde Fenerbahçe'de teknik direktör olarak görev almıştı.

"Hem kırgınlığım hem kızgınlığım var"

2017-18 sezonundan kaynaklı Fenerbahçe camiasına ve taraftarlara bir kırgınlığı olup olmadığı sorusunu cevaplandıran Aykut Kocaman, "Tabii ki kırgınlığım var. Spesifik olarak taraftara yönelik değil ama genel olarak döneme ait, bunu özellikle yaratanlara ait kırgınlığım var. Belli bölümüne de şu anlanmda kızgınlığım var. Oğuz çok güzel tarif etmişti. O gün bir kişiyle ilgili sordukları zaman, 'İnsan sevdiğine kırılır, ben kızgınım' demişti o zaman. Hakikaten güzel bir tarifti o. Benim bu anlamda kırgınlığım tabii ki farklı ama kızgınlığım taraftarın belli bölümüne... Zihnim böyle çalışıyor çünkü. O gün de zihnim böyle çalışıyordu. Sanırım 3-3'lük Kayserispor maçından sonra taraftarın benimle arasındaki ilişki de zedelendi. En azından benim gözlemlediğim... Bunu kabul eder insanlar, etmez başka bir şey. Kayseri maçında 3-1'den 3-3'e gelince orada ciddi bir benimle taraftar arasında bir kırılma oldu. Ondan sonrasındaki süreçte devam etti. Bütün sezonu getirip ben Konyaspor maçına özellikle yani neden belli bölümüne kızgınımı söylüyorum. Taraftarlığı anlıyorum. Tamamen hayatım bu işin içinden geçti. 6-7 yaşımdan beri topun etrafında geçti her şeyim. Bütün dünyam bu. Gözlemlerim, biriktirdiklerim ve benzeri şeyler...

Bir Fenerbahçeli olarak ve faydalılık hali için şunu söylüyorum ki son Konyaspor maçında 3 takım şampiyonluk hevesi ve isteğiyle son haftaya giriyor. Maç oynanıyor. Maç oynanırken taraftarın bir desteği vardı. Maçı kazanırsak çünkü diğer sonuçlara göre... Ama diğer sonuçlardan bir tanesinde Galatasaray'ın öne geçmesiyle istediğimiz gibi olmama olayı ortaya çıkınca stadyumdaki elektrik tersine döndü. 2010-11 sezonunda teknik direktörlük görevini devralıp 2017-18 sezonuna kadar gelen süreçte, özellikle o kumpas olayından sonraki süreçte hep 2 Temmuz'a nasıl dönebilirizi düşünüyordum. Buradaki bütün hamlelerimde, birkaç tane transfer hamlesi, birkaç tane maçtan evvel... İşte bir tanesi Galatasaray kupa maçıdır. Hemen 10 gün sonra oynayacağımız Spartak Moskova maçı... Benim orada artık 2 Temmuz'a döndürecek Galatasaray'dan Süper Kupa'yı almamız değildi, bizim Spartak Moskova'yı eleyerek Şampiyonlar Ligi'ne kalmamızdı esas olan. Galatasaray maçı umurumda bile değildi o an.

Bir Fenerbahçeli olarak Galatasaray maçı umurunda olmaz mı insanın? Yani söylemek istediğim umarım teşbihte hata olmaz. Esas amacım bütün bu süreçte bu kulübü tekrar 2 Temmuz'a tekrar döndürebilirizi düşünmekti. Hemen Konyaspor maçına dönüyorum tekrar. O gün de öyle ya da böyle kazanırsan maçı, Şampiyonlar Ligi'ne çıkış umutlarını, yükselme umutlarını, gitme umutlarını cebinde taşıyorsun. Senin elinde en azından. Ama üçüncü olursan o da yok. Kardeşim bizim büyük taraftarlarımız önce kazan, maçı bitir. Sonra Aziz Yıldırım mı gidecek, Aykut Kocaman mı gidecek ona karar ver. Esas burası en önemli tarafı. Yani benim kırgınlığım sezon içinde tabii ki oldu ama kızgınlığım esas burayadır. Burayı anlayamadığı zaman taraftar o zaman o öfke, öfkenin de belli bir ölçüsünü kaybetmediği zaman çok büyük faydası vardır ki hareketlilik sağlar, diri tutar, yukarı çıkarır. O öfkeye çoğu zaman da ihtiyaç var. Ama öfke, yakıp yıkmamalı. Orası Fenerbahçe'yi yakıp yıkacaktı. O yüzden kızgınlığım yoksa şey değil ama döneme ait kendi içimde kırgınlıklarım var" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız