İstanbul
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
67.336,09 %-0.021
Muhalif. SAĞLIK Maymun çiçeği salgını, pandemiye dönüşür mü?

Maymun çiçeği salgını, pandemiye dönüşür mü?

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Türkiye’de ilk vakası tespit edilen maymun çiçeği virüsünün pandemiye dönüşme riskini değerlendirdi.

Okunma Süresi: 4 dk

Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, Türkiye’de ilk vakası tespit edilen maymun çiçeği virüsünün pandemiye dönüşme riskini değerlendirdi.

COVID-19 pandemisinin hız kaybetmeye başlamasıyla, toplumun rahat bir nefes almaya başladığı bir dönemde ortaya çıkan ”maymun çiçeği salgını”, yeni bir pandemi mi başlıyor korkularını da beraberinde getirdi. Dünyada Mayıs ayında görülmeye başlayan maymun çiçeği hastalığının, geçen hafta Türkiye’de de ilk vakası tespit edildi. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesabından duyurduğu haber, hastalık Türkiye ve KKTC’de yayılacak mı endişelerini de yeniden canlandırdı. Dünya Sağlık Örgütü ise 7 Temmuz’da yaptığı açıklamada dünya genelinde 6 binin üzerinde vaka olduğunu açıkladı. Peki, maymun çiçeği salgını gerçekten bir pandemiye dönüşebilir mi? Yakın Doğu Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, maymun çiçeği hastalığının bilinmeyenlerini anlattı.

Çiçek aşısının çapraz bağışıklık yaratma ihtimali az!

Hastalığın ilk kez 1958’de, araştırma için tutulan maymun kolonilerinde tanımlandığı için bu adı aldığını söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, 1970’te ise maymun çiçeğinin ilk kez insanlarda tespit edildiğini belirtti. Yani pek çoğumuz, hastalığın adını ilk kez duysak da aslında geçmişi 60 yıldan geriye uzanıyor. Hastalığın belirtilerinin, 1980’de dünya genelinde ortadan kalktığı belirlenen çiçek hastalığına benzediğini söyleyen Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, yine de geçmiş yıllarda yapılan çiçek aşısının hastalığa karşı bir bağışıklık yaratacağı iddialarını fazla iyimser buluyor. Çiçek hastalığının 1980’lerde ortadan kalktığını hatırlatan Prof. Dr. Şanlıdağ, araştırmaların tek doz çiçek aşısının 10 yıllık, multipl doz çiçek aşısının ise 30 yıla kadar koruyuculuğu bulunduğunu, dolayısıyla 1980’de sonlandırılan çiçek aşısının maymun çiçeğine karşı bir çapraz bağışıklık yaratma olasılığının çok düşük olduğunu vurguladı.

Maymun çiçeğinin COVID-19 yaygınlığına ulaşması zor

Maymun çiçeği virüsünün, COVID-19’a neden olan SARS-CoV-2’nin aksine, bir DNA virüsü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, ”DNA virüslerinin mutasyona uğrama olasılığı RNA virüslerine kıyasla daha düşüktür” dedi. Yine de bu durumun, virüsün hiç mutasyon geçiremeyeceği anlamına gelmediğini söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, ”Son zamanlardaki mevcut vakalarda görülen tipik olmayan bulaşma eğilimleri, virüsün farklı özellikler kazanmış olma ihtimalini ortaya çıkarıyor. Bu durum, virüsün genetik materyalindeki değişimlerin tespit edilmesine yönelik araştırılmalarla belirlenecek. Yakın zamanda araştırma sonuçlarının bilim dünyasıyla paylaşılacağını bekliyorum” ifadelerini kullandı. Virüsün, kuluçka döneminde bulaşıcı olmadığını da söyleyen Prof. Dr. Şanlıdağ, ”Virüsün bulaşması için semptomların başlamış olması gerekiyor. Bu nedenle, gözle görülür semptomları olan virüsten kaçınmak daha kolay” diyor. Maymun çiçeğinin döküntü veya lezyonların dışında şişmiş lenf nodülleri, kas ve sırt ağrıları, halsizlik, ateş ve yoğun baş ağrısı gibi semptomları da bulunuyor.

Virüsün hızlı bir şekilde yayılmasını engelleyen özelliklerden biri de bulaşma şekli. Maymun çiçeği virüsü özellikle çok yakın ve uzun süreli temasla bulaşıyor. Maymun çiçeği virüsünün solunum yoluyla bulaşmasından daha çok yakın temas gerektiren bulaşı yayılımını kısıtlıyor. Özellikle son vakalarda cinsel yolla bulaşma eğilimi gösteriyor.

Prof. Dr. Tamer Şanlıdağ, tüm bu nedenlerle; maymun çiçeğinin COVID-19 kadar hızlı bir şekilde bulaşmasının zor olduğunu söyleyerek ekliyor: ”Dünyanın pek çok yerinde aynı anda görülse de vaka sayısının sınırlı kalacağını öngörmek mümkün” diyor.


Kaynak: (BHA) - Beyaz Haber Ajansı

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız