İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,6337 %0.27
51,6013 %-0.2
6.704,43 % 0,27
66.893,02 %0.462
Muhalif. SAĞLIK Koronavirüs bir yılda 12 bin mutasyon geçirdi

Koronavirüs bir yılda 12 bin mutasyon geçirdi

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sadrettin Pençe, 1 yıl içerisinde virüste tam 12 bin mutasyon tespit edildiğini söyledi. 

Okunma Süresi: 3 dk

Koronavirüsün genetik haritasının ilk kez yayınlandığı 2020 Ocak ayından bu yana, tüm dünyada yapılan çalışmalar sonucu, virüs üzerinde yaklaşık 400 bin tüm genom sekansı yapıldı.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi (İMÜ) Tıp Fakültesi Dekanı ve Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadrettin Pençe, yapılan bu 400 bin genom dizilemesi ile virüste şimdiye dek 12 bin mutasyon tespit edildiğini ancak bunlardan birkaçının hastalığın seyrine veya bulaşıcılığına etki edecek düzeyde olduğunu söyledi.

Prof. Dr. Pençe, "Bu mutasyonların etkinliğinin olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmak için fonksiyonel analiz yapmak gerekiyor. Birçok mutasyon, hastalığın gidişatına bir etkisi yok. Bugün itibarıyla yeni mutasyonlardan bazılarının bulaşıcılığı artırdığı tespit edildi. İMÜ olarak bizim de geçtiğimiz aylarda yaptığımız tüm genom çalışması sonucu bulduğumuz D614 G mutasyonu tüm dünyada baskın durumdaydı. Şimdi İngiltere varyantı ön plana çıktı” dedi.

İNGİLTERE MUTASYONU İLE DİĞER MUTASYONLAR ARASINDAKİ FARK NE?

İngiltere varyantının bugün itibarıyla dünyanın yüzde 80’inde baskın duruma geçtiğini belirten Prof. Dr. Pençe, "İngiltere, dünyada en çok virüs sekanslaması yapan ülke. Bu virüsü çok yakından takip ediyor. Onun için de İngiltere'den bu konuda çok fazla veri geliyor. İngiltere varyantının bulaşıcılığı artırdığı ancak hastalığın şiddetine bir etkinliğinin olmadığı açıklansa da bulaşma hızı arttığı için hastalanma riski de yükseldiği için ölümlerde de artış yaşanıyor. Güney Afrika varyantı ise hem İngiltere'deki mutasyonu içeriyor hem de Güney Afrika'daki mutasyonu içeriyor. Bu varyant, hem bulaşıcılığı artırıyor hem de hastalık şiddetini artırıyor. Brezilya varyantında da benzer bir durum var” diye konuştu.

'HER BÖLGEDE FARKLI BİR MUTASYON GELİŞMİŞ OLABİLİR'

Mutasyonlarda en çok aşıların etkinliğinin azalmasından korkulduğuna da işaret eden Prof. Dr. Pençe, şu uyarılarda bulundu:

"Türkiye giriş çıkışların çok olduğu bir ülke konumunda. Dolayısıyla her bölgede farklı mutasyonlar gelişebilir. Bunların tespit edilmesi lazım ve bu mutasyonların fonksiyonel analizlerinin de yapılması ve 'Acaba bulaştırıcılığı artırıyor mu', 'Hastalığın şiddetine etki ediyor mu' tespit edilmesi gerekiyor. Onun için bu çalışmalarının, yani tüm genom çalışmalarının birçok bölgede sıkça yapılması gerekiyor. Ülkemizde de birçok mutasyonlar oluyordur ancak bunların hastalığın şiddetine ve bulaşıcılığına ne denli etkili konusunda elimizde bir veri yok. Şu ana kadarki mutasyonların da bunu çok değiştirmediğini söyleyebiliriz.”

'PCR TESTLERİ DE GÜNCELLENMELİ'

Bugünkü virüsün ilk çıktığı gündekinden çok farklı bir virüs olduğunu da vurgulayan Prof. Dr. Pençe, bu değişimlerin, virüs gen bölgelerine göre hastalığı teşhis edebilen PCR testleri üzerinde etkileri olabileceğini de söyleyerek, sözlerini şöyle noktaladı...

"12 bin tane mutasyon geçirip günümüze ulaşan virüs çok farklı bir durumda artık. Bu mutasyonların tabii ki PCR testlerine de etkisi olabilir. Şu andaki PCR testleri N geni, S geni ve orf1ab üzerinden virüsü tespit ediyor. Bu mutasyonlar ise daha çok N geni üzerinde. Orf1ab’de hiç yok, S geninde ise çok az oluyor. Dolayısıyla PCR testlerinin de tek gen üzerinden değil de en az iki gen üzerinden yaptığınızda yanılma oranı çok daha düşük. Tabii ki yeni mutasyonlara göre de PCR test primerlerinin yeniden dizayn edilmesi önemli. Bunları revize ederek PCR testlerini güncellemek gerekiyor." (DHA)

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız