Oyuncu Ozan Güven, eski sevgilisi Deniz Bulutsuz’a şiddet uyguladığı gerekçesiyle yargılandığı davada "silahla kasten yaralama" suçundan 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmış ve bu karar istinaf mahkemesi tarafından onanmıştı. Cezasını çekmek üzere 45 gün boyunca açık cezaevinde kalacağı belirtilen Güven, yaşanan süreç ve geçtiğimiz günlerde Kadıköy'de maruz kaldığı protestolar hakkında ilk kez konuştu. A Para kanalında yayınlanan "Biz Bize" programına konuk olan ünlü oyuncu, hakkındaki iddialara ve yargılama sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
"Beş suçlamanın dördünden beraat ettim"
Dava sürecinde sessiz kalmasının nedenini yasal zorunluluklara bağlayan Güven, "Adalet var, mahkeme var, konuşma yasağı var, gizlilik kararı var. Mevzu çok hassas bir mevzu" dedi. Yargılandığı dosyaya ilişkin detayları paylaşan oyuncu, kendisine yöneltilen beş suçlamanın dördünden aklandığını savundu. Güven, "Bana davada beş tane suçtan dava açıldı. Bunun dördünden beraat ettim. Hürriyeti tahdit yok, gasp yok. Aramızda bir abajur meselesi oldu. Abajuru tuttum, o burasını çizdi, tedavi ettirdim. Abajurla, silahla adam yaralamaktan hüküm giydim" ifadelerini kullandı. Eski sevgilisinin basına yansıyan darp fotoğraflarına da değinen Güven, "Ben dokunmadım. Benden sonra ne olduğunu bilemem" iddiasında bulunurken; kendi gözündeki kızarıklığın ise olay öncesine dayanan bir göz tansiyonu rahatsızlığı olduğunu öne sürdü.
Kadıköy'deki protestoya ve tepkilere yanıt
Geçtiğimiz günlerde Kadıköy'de oyuncu Mehmet Aslantuğ ile birlikte oturduğu mekanda bir grup kadın tarafından "failler dışarı" sloganlarıyla protesto edilerek dışarı davet edilen ve bu olayın ardından tiyatro oyunları iptal edilen Güven, maruz kaldığı toplumsal tepkiyi değerlendirdi. Her şiddet vakasında kendi fotoğrafının ön plana çıkarılmasından derin rahatsızlık duyduğunu belirten oyuncu, "Ne 2004 yılındaki genç kızların sevgilisi kabulüyüm ne de her şiddet olayında resmimin oraya konmasından utanç duyuyorum öyle bir resmin içinde olduğum için. Beni bir ana büyüttü, kadınlarla büyüdüm. Rica ediyorum artık, beni gearsörlerin içine koymayın, beni rahat bırakın artık" şeklinde konuştu.
"Hayal kırıklığına uğrattığım kadınlardan özür dilerim"
Şiddet konusunun televizyon ekranlarında magazin malzemesi yapılmasını doğru bulmadığını ifade eden Ozan Güven, kadınların ve çocukların korunması gerektiğinin altını çizdi. Sürecin kendisini ruhsal ve profesyonel anlamda çok yıprattığını belirten oyuncu, "Bu hayatımdan giden altı sene benden çok şey götürdü, beni kahretti açıkçası. Benim konumda benimle ilgili hayal kırıklığı olan bütün kadınlardan özür dilerim" dedi. Güven, dava süreci boyunca kimsenin işine zarar vermemek adına projelerden ve televizyondan bilinçli olarak uzak durduğunu da sözlerine ekledi.
"Kadının beyanı esastır" ilkesi hakkında konuştu
Programda hukuki bir tartışma konusu olan "Kadının beyanı esastır" ilkesine yönelik soruları da yanıtlayan ünlü oyuncu, bu ifadeyi altı yıl boyunca derinlemesine okuduğunu belirtti. Güven, "Bir kadın bir şey söylediğinde kayda almak zorundalar, bu net. Ancak hangi kadın, hangi beyanı?" diyerek ilkenin uygulanış biçimini sorguladı. Yaşananları münferit bir ayrılık tartışması olarak nitelendirerek kimseden intikam veya öfke duyma amacı gütmediğini, sadece huzur istediğini vurguladı.